Market Yasa Tasarısı
ve Çeşitli Esnaf
Sorunlarının dile Getirildiği TV Programları

Hiper - Grosmarketler Karşısında Bakkal ve Market Esnafının Durumu Hakkında Rapor

Mahalle Kültürümüzün Ayrılmaz Parçası Bakkal Gibi Haksızlık Yaptığımız Kaç Meslek var ?

Bakkal ve Market Esnafı Neden Yaşamalı ve Yaşatılmalı ?

Ödül Almış En Güzel Bakkal Öyküleri

Büyük Mağazalar
Kanun Tasarısı Taslağı

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 

ANKARA - Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnaf olarak çok fazla bir şey istemiyoruz. Kuralların koyulmasını istiyoruz. Dünya ne yaptıysa, biz de onu yapalım." dedi.

 Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve Başbakan Binali Yıldırım'ın katılımı ile 81 ilden gelen Birlik ve Federasyon başkanlarından oluşan 'Türkiye Esnaf Buluşması' TESK  Genel merkezinde gerçekleştirildi.

Türkiye Esnaf Buluşmasında konuyan Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendrevi Palandöken yaptığı konuşmada, hükümetin 15 senedir çalışma hayatını ve esnafın çalışmalarını kolaylaştırıcı çalışmalar yaptığını belirterek, Başbakan Binali Yıldırım'a teşekkür etti.

Esnafın sorunlarıyla ilgili hükümete başvurularında her zaman olumlu sonuç aldıklarını aktaran Palandöken, bundan duydukları memnuniyeti ifade etti.

Ahilik mantığıyla hizmet ettiklerini vurgulayan Palandöken, esnafın düzenin savunucusu ve koruyucusu olduğunu kaydetti. 

Esnafın, büyük zincir mağazalar karşısında haksız rekabete yenik düşmemesi için düzenleme yapılmasını isteyen Palandöken, "Esnaf olarak çok fazla bir şey istemiyoruz. Kuralların koyulmasını istiyoruz. Dünya ne yaptıysa, biz de onu yapalım. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Avrupa'da ne varsa ülkemizde o olsun." diye konuştu.

BAŞBAKAN YILDIRIM; 'ABD YAPTIĞI YANLIŞTAN VAZ GEÇMELİ'    

 TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in ardından konuşan Başbakan Binali Yıldırım, 'NATO içindeki bir ülke Türkiye'nin sınırlarını koruyacağı yerde, bunun için tedbir alacağı yerde, öbür tarafta terör örgütü ile bir oluyor oraya asker koyuyorlar, askeri bir örgüt kuruyor, bir güvenlik kuvveti oluşturuyor. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı, terör örgütünün arkasından nişan alarak Türkiye'ye düşmanlık etmektir. Bunun başka bir adı yoktur. Amerika bunu görmeli ve bu yanlıştan vazgeçmeli. Terör örgütleri arkalarına birilerini alarak boş durmuyorlar. Kobani, Afrin tarafından aynı şekilde taciz atışları, saldırılar devam ediyor. Ama hiç merak etmeyin, bu tacizlere, saldırılara pabuç bırakacak değiliz. Türkiye, güçlü bir ülkedir' dedi.

Yıldırım, TESK'in 2 milyonu aşan üye sayısı, çalışanlarıyla düşünüldüğünde 10 milyon civarında vatandaşı kuşatan Türkiye'nin en dinamik STK'sı olduğunu ifade etti. Ülkenin ekonomisinin geleceğinin temelinin esnaf ve sanatkar olduğuna dikkati çeken Yıldırım, 'Birikimleri az olabilir ama hitap ettiği vatandaş kitlesi, gördüğü hizmetin, yaptığı işin sonucu itibarıyla siz Türkiye'nin olmazsa olmazlarısınız. Siz, olmazsanız millet ekmek alıp yiyemez, odun alıp ısınamaz, berbere gidip saçını kestirecek kimse bulamaz. Bir insanın günlük hayatını idame ettirmesi için lazım olan her şey esnaf ve sanatkarlar ancak mümkün. Bazılarının sesi gür çıkabilir ama onların itap ettiği yer hiçbir zaman esnaf ve sanatkarlar gibi değildir. Siz, Türkiye'nin görünmez kahramanlarısınız. Sesi az çıkan, yaptığı iş ile, hizmet ile değeri toplum tarafından anlaşılan en büyük ahilik teşkilatısınız. Bizim medeniyetimizde esnaf ve sanatkarlar sadece ekonomi faaliyetiyle iştigal eden kurum, kesim değildir. Selçukludan, Osmanlıdan, Cumhuriyet döneminden ahilik kültürü adı altında esnaf ve sanatkarlar bu ülkenin her zaman çimentosu olmaya devam etmiştir. Bu güçlü kadim gelenek ülkeyi ayakta tutan, bir arada tutan, ülkemize istikamet veren bir vazifeyi hakkıyla yerine getirmiştir' ifadelerini kullandı.

  "2017YILI İÇİN FELAKET ÇIĞIRTKANLIĞI YAPANLAR AVUCLARINI YALADI'  Yıldırım, 2017 yılının geride kaldığını belirterek, 'Artısıyla, eksisiyle, iyisiyle kötüsüyle bir yılı tamamladık. Kolay bir yıl olmadı. 2017 yılı için felaket çığırtkanlığı yapanlar, senaryoları üretenler avucunu yaladı. Çünkü Türkiye 2017'de ülkemizin şartları bakamından birçok olumsuzluğa rağmen bir mucizeye imza attı. 2017'nin başında biz kara kara düşünüyorduk, esnaf büyük işletmeler, orta işletmeler hepsine yapacağız diye umutsuzluk içindeydi. İlgili bakanlarımız seri halde kararları aldık. Primler ötelenecek, küçük esnafa, büyük orta işletmelere kredi alanı genişletilecek. Yeniden yapılandırma yapılacak, milletle barış yapılacak. Geçmiş ihtilafları bir kenara bırakacağız. El sıkışacağız. Birçok kararı arka arkaya aldık ve birden bire hava değişti. Ekonomik sonuçların alınan tedbirlerin bir sonucu olduğunu anlatan Yıldırım, 'Yüzde 7 civarında bir büyüme ile kapatıyoruz. Bu önemli bir şey. Gelişmiş ülkelerin 5-6 katı, dünya ortalamasının 2,5 katı. Belki de dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinin de üstünde yer alacağız. Birinci olursak şaşmayalım. Doğrusu bunları niye anlatıyorum? Şunun için anlatıyorum, ülkenize güveneceksiniz, milletinize güveneceksiniz. Ülkenin geleceğine inanacaksınız. Bu olduğu zaman gerisi zaten geliyor. 15 Temmuz'da öyle olmadı mı? Darbe nasıl bastırıldı. Düşünün, tank, top, tüfek, her türlü silah var, sizin elinizde ne var? Yürek, yürek. Vatan sevgisi, millet sevgisi, bayrak sevgisi' açıklamasında bulundu.

 

  "AMERİKA YANLIŞTAN VAZGEÇMELİ'

  ABD'nin Türkiye ve Irak sınırı boyunca Fırat Nehri'nin kıyısında terör örgütü PKK'lı teröristlerden kurulacak 30 bin kişilik sınır güvenlik gücü birliğinin oluşturulması için çalıştığı yönündeki açıklamasını değerlendirerek, 'Su uyur düşman uyumaz. Bakın şimdi, terör örgütlerine emperyalist emelleri olan bölgede ülkeler aleni destek veriyorlar, kime karşı, Türkiye'ye karşı. Amaç, Türkiye'nin istikrarı, büyümesi geciktirilsin. Türkiye'nin, bölgedeki sorunları çözmede ortaya koyduğu kabiliyet ortadan kaldırılsın. Bugün, ABD NATO'da bizimle müttefik. NATO'nun sınırları neresi? Türkiye'nin sınırları. Türkiye'nin sınırları doğu, güney sınırlarımızın tamamı NATO'nun sınırları. NATO içindeki bir ülke Türkiye'nin sınırlarını koruyacağı yerde, bunun için tedbir alacağı yerde, öbür tarafta terör örgütü ile bir oluyor oraya asker koyuyorlar, askeri bir örgüt kuruyor, bir güvenlik kuvveti oluşturuyor. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı, terör örgütünün arkasından nişan alarak Türkiye'ye düşmanlık etmektir. Bunun başka bir adı yoktur. Amerika bunu görmeli ve bu yanlıştan vazgeçmeli. Bu ülke, millet şartlar ne olursa olsun, bağımsızlığından, egemenliğinden zerre kadar taviz vermemiştir. Bu topraklar şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış topraklardır. Onun için karşımızdaki tehdit kimden gelirse gelsin, kanımızın son damlasına kadar ülkemizi savunacağız, bağımsızlığımıza, istiklalimize kasteden hiçbir oluşuma asla ve asla fırsat vermeyeceğiz. AK Parti hükümetleri olarak 15 yıldır esnafımızın, sanatkarların hep yanında olduk. Gerekli ülkelerin imkanları dahilinde destekleri teşvikleri verdik, ülkemizin potansiyelini daha fazla keşfetmek için yoğun bir çalışma içindeyiz. Esnaf ve sanatkarlarımız sektör sektör ele alınıyor, ülkenin esnaf ve sanatkar haritasını çıkarıyoruz. Yaşlılık ve emekli aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya devam edenlerin müzmin meseleleri vardı, aylıklarından yüzde 10'luk SGK destek primi kesiliyordu, kaldırdık mı? Kaldırdık. İlk defa işe başlayan genç esnaf ve sanatkarların kazançlarını 3 dönem vergiden muaf tuttuk. Kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyet gösteren sanatkarlarımıza faizsiz kredi desteği sağladık' diye konuştu.

  "KANUN ÇIKTIMI HERKES UYACAK KARDEŞİM'

  'Esnafa sicil affı getirdik mi?' diye soran Yıldırım, salondakilerden ?tanımıyorlar' cevabını aldı. Yıldırım, bunun üzerine,  'Tanımıyorlarsa, biz onlara tanıtmasını biliriz. Ne demek tanımıyorlar, bir kanun çıktı mı herkes uyacak kardeşim' şeklinde konuştu.

  Yapılan icraatları yineleyen Yıldırım, '(PTT alanında yapılanlar, kargo, ulaşım) Şimdi size bir indirimin yanı sıra esnaf kart veriliyor. Bu kartın da birçok kolaylığı olacak. E-PTT AVM platformu kuruyoruz. Yani, sizin esnafların bilgisayar üzerinden dükkanlarınız tanıtılacak. Ne hizmetler veriyorsun, ne hizmetler satıyorsun, özellikleri orada yazacak. Uzaktan alışveriş yapılabilecek.  Bütün bunlar nasıl olacak? Oda başkanımız, birlik başkanımız, ilgili bakanlarımız sürekli dinamik bir şekilde iletişimle olacak. Ya bu kadar yaptık sesinizi çıkarmayın diyecek halimiz yok. Ülkenin değişen şartlarına göre ne tedbir alınması gerekiyorsa alacağız. Hükümet olarak biz 4 alana yoğunlaşacağız, emniyet, adalet, sağlık, eğitim. Dışarıya vermeyeceğimiz iş, adalet ve emniyettir. Devlet bunlara yoğunlaşacak. Yoksa dükkan aç, bu süfli iş, yani bizim için, niye devlet ticaret yapamaz. Devletin yaptığı işin ya sahibi çoktur, ya sahibi yoktur. Biz, sizin önünüzü açacağız, engelleri kaldıracağız. Ticaretin esası, para kazanmak. Vakıf değil ki bu. Vakıf olsa vereceksin. Bu işin ticaretin erbabı da esnaftır, sanatkardır, sizin üyelerinizdir. Onun için hiç endişe etmeyin, bu konularda gerekli hassasiyeti göstereceğiz. Perakende yasası, AVM'lerin çalışma saatleri, esnafın çalışma saatleri bunları birinci derece ehemmiyetle ele alacağız. Haksız rekabeti ortadan kaldıracağız' ifadelerini kullandı.

  Yıldırım, 'Rahmetli Özal'ın bir lafı vardır, ?yapılan işler, çikolata gibidir, yenilir, yutulur, unutulur'. Bizim de geride kaldı. Şimdi ne var, yenisi beklenir. Marifet sonsuz ihtiyaçları bir arada getirip öncelikleri belirleyip buna uygun kararları almak. O da Maliye Bakanlığının işi. Kaynaklarımızı nasıl artıracağız, daha çok üreteceğiz, daha çok tasarruf edeceğiz' dedi.

 

  'TASARRUFLAR ARTTIRILACAK'

  Tasarrufların artırılacağına dikkati çeken Yıldırım, 'Daha çok çalışacağız, üreteceğiz. Somunu büyüteceğiz. Ondan sonra herkes buradan daha fazla payını alacak. 2017 sonu itibarıyla kullanılan kredi miktarı, esnafın, 24 milyar lira. 2002'de ne kadarmış? 153 milyon lira. 85 kat kredi kullanımını artırmışız. Faiz işi bir felaket. Arkasından yetişemezdi. bugüne kadar 1 milyon 610 bin esnafımız, son 15 senede 74 milyar kredi kullanmış. Türkiye son iki asırdır büyük zorluklar yaşadı. Türkiye'yi algı operasyonlarıyla yönetmek isteyenlerin planlarının bir bir çökertildi. Sınırların ötesinde bir terör koridoru oluşturulmasına şahit oluyoruz.  Fırat Kalkanı Harekatı ile bunun cevabı verildi. Terör örgütleri arkalarına birilerini alarak boş durmuyor. Kobani, Afrin tarafından aynı şekilde taciz atışları, saldırılar devam ediyor. Ama hiç merak etmeyin, bu tacizlere, saldırılara pabuç bırakacak değiliz. Türkiye, güçlü bir ülkedir. Her türlü içeriden ve dışarıdan milletini huzurunu, kardeşliğini bozmak isteyen, ülkemizin toprak bütünlüğüne zarar vermek isteyen, kardeşliğimize halal getirmek isteyen, biz 80 milyon yüzyıllardır yaşıyoruz. Ülkemize göz dikmeye çalışan alçaklara fırsat vermeyeceğiz' açıklamasında bulundu.

  'HİÇ ENDİŞENİZ OLMASIN'

  Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde olduğunu belirten Yıldırım, 'Hiç endişeniz olmasın. Faiz, kur baskısına boyun eğmeden yolumuza devam ediyoruz. Özellikle esnaflarımızın bu konuda dayanışma ve desteği çok önemli. Buna çok itibar ediyoruz. Esnaf için her gün yeni bir başlangıçtır. Esnaf her yeni güne yeni bir heyecanla başlar. Dükkanını besmele ile açar, akşam da helalinden kazandığına hamd ederek dükkanını kapatır. Bu manevi zenginliğiniz ülkemizin gelecek hedefleri için en büyük kaynaktır' diye konuştu.

  Millete güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, 'Millete güven, gerisi merak etme sen. Tam kamyoncu lafı oldu' dedi.

 

 

ANKARA-  Taksit sınırlamalarının vatandaşları faizli kredilere yönlendirdiğini ifade eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Cep telefonu başta olmak üzere elektronik eşyalardaki kredi kartına taksit sınırlaması, bu ürünlere olan talebi azaltmıyor. Talep artarak devam ederken vatandaş çözümü banka kredisi kullanmakta buluyor. Sonuçta esnafın işleri azalırken taksit sınırlaması bankaların işine yarıyor' dedi.

-'YILDA YAKLAŞIK 13 MİLYON AKILLI TELEFON SATILIYOR'

Vatandaşların kredi kartına taksit yaptıramadıkları için bankalardan kredi çektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kredi kartına taksit yasağı geldiğinden bu yana neredeyse tüm elektronik eşya satan tekno marketlerin içinde birer banka şubesi açıldı. Cep telefonu ve diğer elektronik eşyaları almak isteyen vatandaşlar, mağaza yetkilileri tarafından yine mağazanın içindeki mobil banka şubesine yönlendiriliyor. Bankalar da 10 dakika içinde krediyi onaylayarak kredi kartına taksit yapılmayan cep telefonu satışı için 36 ay vadeli kredi verebiliyor. Sonuçta cep telefonu satışı azalmıyor, tersine artıyor ama kazanan esnaf yerine bankalar oluyor. Nitekim, akıllı telefon satışları her yıl bir önceki yıla göre yaklaşık 500 bin artıyor. 2015 yılında 12 milyon, 2016 yılında da 12,5 milyon akıllı cep telefonu satıldı. Türkiye'de yaklaşık 50 milyon akıllı telefon kullanılıyor. Yapılan istatistiklere göre ise akıllı telefon kullananlar ortalama 2 yılda bir cep telefonu değiştiriyor.  Cep telefonu satışında kredi kartına taksit imkanı sağlanırsa bankalar yerine telefon satan esnafımız kazanır. Vatandaş faiz ödemez, kredi faizlerinde de nispeten bir azalma olur' şeklinde konuştu.

-'TAKSİTLERİN ARTIRILMASI TÜKETİCİYE VE ESNAFA KAZANDIRIR' 

Beyaz eşya ve mobilya gibi ev eşyaları ile kuyumculuk ürünlerindeki taksit sayısının artırılmasının da ekonomide olumlu gelişmeler sağlayacağını belirten Palandöken, 'Özellikle evliliğe hazırlanan çiftler, nakit ihtiyacı sebebiyle bankalardan kredi çekmek zorunda kalıyor. 2017 yılında yaklaşık 650 bin çift evlendi. Yeni evlenen çiftler ekonomiye en az 13 milyar liralık katkı sağlıyor. Eğer ev eşyası ve kuyumculuk ürünlerindeki taksit sayısı artırılırsa hem evlenecek çiftler kredi çekerek faiz ödemek zorunda kalmaz hem de satış yapan esnaf para kazanmış olur. Taksit sayısının artırılması ödemeleri kolaylaştırır ve piyasaları hareketlendirir. Faizsiz taksit yapan esnafın para kazanması da ekonominin lehine bir gelişme olur. Çünkü vatandaşlarımız faizsiz ve uzun vadeli alışverişleri tercih ediyor' ifadelerini kullandı.


ANKARA- Elektriğe gelen zammın 1 Ocak'tan itibaren geçerli olması gerekirken 2017'nin faturalarına da yansıtılmasının haksızlık olduğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '1 Ocak 2018'den itibaren geçerli olması gereken elektrik zammı 1 Ocak öncesindeki faturalara da yansıdı. Normalde 1 Ocak'ta tüm faturalar okunmalı ve yılsonuna kadar kullanılan elektrik eski tarifeden tahsil edilmelidir. Ocak ayı içinde saatleri okuyarak 2017'de kullanılan kısmı da zamlı tarifeden tahsil etmek haksızlık ve adaletsizliktir. Elektrik şirketleri zammı vurguna çevirmemelidir. Bu haksız uygulamanın düzeltilmesi gereklidir. Yetkililer bu şirketleri acilen denetlemeli ve vurgunun önüne geçilmeli' dedi.

-'2017'DE KULLANILAN ELEKTRİK ÜCRETLERİ 2018'İN ZAMLI TARİFESİNDEN ALINIYOR'

Elektriğe gelen zamla 42 milyona yakın elektrik abonesinin şaşkın olduğunu bir de 2017 yılında kullanılan elektriğin fiyatının 2018 birim fiyatı üzerinden tahsil edilmesi ile büyük bir haksızlığın yapıldığını ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Özel şirketler  faturalarda haksız kazanç elde ediyor. Şöyle ki elektrik fiyatlarına 1 Ocak 2018'den itibaren geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 8.8, sanayi ve ticarethanelerde yüzde 8.4 elektrik zammı yapıldı. Bu zam esnafın da vatandaşın da zaten belini büküyor. Bir de üstüne özel şirketler faturalardan haksız kazanç elde ediyor. Örneğin son okuma günü 13 Aralık olan vatandaşın diğer faturası 11 Ocak'ta okunuyor. 13 Aralık ile 1 Ocak arasındaki 18 günlük elektrik sarfiyatının faturası 2017 yılında uygulanan birim fiyattan uygulanması gerekirken tam tersine 2018 tarifesinden faturalandırılıyor. Bu fatura üzerinden vurgun yapmaktır. Bu durumun düzeltilmesi gerekir' diye konuştu.

'SOKAKLARI ESNAFIN VİTRİNLERİ AYDINLATIYOR'

 1 Ocak öncesinde zamlı fiyattan faturalandırılan abonelerin ücretinin bir sonraki faturadan düşürülerek iade edilmesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, 'Bu haksız zam esnafın maliyetini artırır. Esnaf ve sanatkârın sermayesinin ne kadar kısıtlı olduğu ortada. En çok desteklenmesi gereken küçük esnaf bu zamlardan da en çok etkilenen kesim oluyor. Vergiden kredilere kadar birçok alanda esnaf ve sanatkâr desteklenirken, elektrik, su ve doğalgazda en yüksek faturanın esnafa ödetilmesi yanlış. Sokakları esnafın tabela ve vitrin ışıkları aydınlatıyor. Elektrik zamları ile esnafın ışığı söner, sokaklar karanlık kalır. Esnafa faturalarda özel bir tarife uygulanmalı ki sokaklarımız kararmasın' şeklinde konuştu.

 

ANKARA- Esnaf odalarında tutulan defter bilgilerinin artık internet ortamında kaydedilip saklanacağını bildiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Maliye Bakanınımz Ağbal'ın yeni nesil esnafın ayakta kalabilmesini kendisini piyasa ekonomisine tanıtması açısından yeni bir düzenlemeyi anlatacak. En çok üstüne yük olan esnafın bu defter tasdikleriyle ilgili 2018'den itibaren defter tasdikini notere gitmenize gerek kalmadan kendiniz internet üzerinden yapacaksınız. Bu hem yenilik hem esnafın üstündeki en önemli yük. Defter tasdikinden sonraki süreçte de vermiş olduğumuz ücretler, vermiş olduğumuz verginin daha da önünde olduğunu Bakanımız biliyordu" dedi.

Sadece sosyal güvenlik primi olarak yatırdıklarının 628 lira olduğunu, yılda 7,5 milyar lira olduğunu söyleyen Palandöken, " Takdir edersiniz ki 15 milyar lira ile 30 milyar lirayla küçük işletme ayakta kalıyor, aile işletmesi. Bunun mutlaka ödenebilir bir hale getirilmesi lazım. Bu haksızlığın ortadan kaldırılıp sadece zamanında yatıranlara güzel bir ödeme modeli seçtiniz. Zamanında yatırana yüzde 5 indirim sağlanıyor. Ama takdir edersiniz ki bunların ödenmesinde o kadar önemli sıkıntı var ki, genç bir girişimcinin dükkan açtığı zaman 8 milyar liraya kadar olan kazançlarının vergi istisnasına tabi tuttunuz. Önemli bir gelişmeydi" şeklinde konuştu.

Bakan Ağbal'ın kendilerine '2 milyonluk esnafa bu kadar yer olur mu? Ben öyle yer bir vereceğim ki konfederasyon binası yapılırken hem de size kaynak bulacağım' dediğini ve bunun kendilerini sevindirdiğini aktaran Palandöken, "Üstünü de yaptıracak belki paramız olmazsa" ifadelerini kullandı.

-'BENDE BAKKAL ÇOCUĞUYUM'

Maliye Bakanı Naci Ağbal, 'Defter Beyan Sistemi'ne ilişkin, "Bugün artık basit usul mükelleflerimizin esnaf odalarında tutulan defterleri, kayıtlarını Maliye Bakanlığının geliştirdiği bir sistem üzerinde doğrudan doğruya orada tutma imkanına kavuştuk. Teknolojinin bu kadar imkanlarına elverişli bir ortamda artık ne defter saklama olsun, ne defter tasdiki olsun. İnşallah uygulamaya başladık şimdi. Bundan sonra artık defter tasdiki yok, defter saklama yok. Esnafımız bizim birliğimizin, beraberliğimizin, milli ve manevi değerlerimizin sembolü, ortak paydası. Her zaman iftihar ediyoruz. Ben de bir bakkal çocuğu olarak hayata atılmış, o bakkal defterinin tozlarını yutmuş, o deftere rahmetli babamın yazdığı yazıları bu kadar alacak bu kadar verecek yaşamış bir insanım. Hala babamın bakkal defterlerini tutarım. Esnaflığın o çilekeşliğini, kadir şinaslığını bilen bir insanım. Yaptığınız iş her türlü takdirin üzerinde" diye konuştu.

-'ETRAFIMIZDA KAN GÖLÜ VAR'

Dünyanın farklı bir noktada ilerlediğini kaydeden Ağbal, "Bugün etrafımızda adeta bir kan gölü var. Bu kan gölünün içerisinde Türkiye ekonomisiyle, kalkınmasıyla, demokrasisiyle adeta bu bölgede hakkın hakkaniyetin bir noktada da insanlığın sesi konumunda. Hükümet olarak bundan sonraki süreçte de esnafımızı da çalışanımızı da toplumumuzun bütün kesimlerini ileriye götürmek için bir gayret içerisinde çalışacağız. Ekonomiyle ilgili 2017'nin başında ifade edilen bütün kara bulutları karamsarlıkları dağıttık. İçeridekilere de dışarıdakilere de ekonomiye ilişkin sürekli olumsuz beklentileri ifade edenlere karşı da bu milletin ne kadar güçlü olduğunu Türkiye ekonomisinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdik. 2017'ye girerken Türkiye ekonomisi yüzde 2-3 büyüse iyidir demişlerdi Türkiye ekonomisi darbe girişiminden sonra asla toparlanamaz demişlerdi. Ama ekonomi çok hızlı şekilde toparlanmaya başladı" değerlendirmesinde bulundu.

-'ESKİ KASALARIN HAFIZALARI DOLANA KADAR KULLANILACAK'

Esnafın derdinin yazar kasa olduğunu ve bunun bir maliyetinin, finansmanının olduğunu bildiren Ağbal, "Dedik ki yeni nesil yazar kasalara geçilsin burada bir sorun yok. Ama benim esnafımın hali hazırda bir yazar kasası varsa mali hafızası dolmamışsa al bunu kenara at illa da bunu koy demenin bir anlamı var mı? Mali hafıza dolana kadar yazar kasanızı kullanmaya devam edin. Yeter ki siz işinizi yapın. Bu konuyla ilgili esnafımıza rahatlık getiren düzenlemeyi yapmış olduk. Artık hiçbir işlem için vergi dairesine gitmeyeceksiniz. Artık vergi dairesindeki bütün iş ve işlemlerinizi internet ortamında yapabileceksiniz. Bu sene Bakanlık olarak sözümüzdür, vergi dairelerinde artık gidip de kağıt ortamında iş yapmak, vergi dairelerinden yazı almak devrini de kapatıyoruz" açıklamasında bulundu.

-'HANGİ ÇAĞDA YAŞIYORUZ'

Defter Beyan SistemiBakan Ağbal, Defter Beyan Sistemi ile ilgili ise şunları kaydetti: "Bir gün gittim bir esnafımızda dolaşırken baktım orada genç bir kardeşimiz bir şeyleri bilgisayara girmek istiyor. Ne yapıyorsun dedim. 'Ben basit usul mükelleflerinin belgelerini bilgisayara giriyorum. Vakit alıyor uğraşıyoruz' dedi. Hep beraber bir uygulama yazılmı geliştirdik. Buna Defter Beyan Sistemi diyoruz. Bugün artık basit usul mükelleflerimizin esnaf odalarında tutulan defterleri, kayıtlarını Maliye Bakanlığının geliştirdiği bir sistem üzerinde doğrudan doğruya orada tutma imkanına kavuştuk. Madem bunu basit usul için yapıyoruz, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için de aynısını yapalım. Serbest meslek kazancı defteri tutanlar içinde aynısını yapalım. Artık hangi çağda yaşıyoruz dedik. Teknolojinin bu kadar imkanlarına elverişli bir ortamda artık ne defter saklama olsun, ne defter tasdiki olsun inşallah uygulamaya başladık şimdi. Bundan sonra artık defter tasdiki yok, defter saklama yok. 1 Temmuz'a kadar esnaf sanatkarımızın basit usul mükelleflerimizin kayıtlarının girmesi için süre verdik. Serbest meslek kazancı defteri tutanlar için başladı. İnanıyorum ki bu uygulama büyük bir kolaylık getirecek.""Hükümete olarak basit usulü kaldırmak gibi bir düşüncemiz asla yok"Bayburt'taki ziyaretinde kendisine 'basit usul kalkıyor mu' diye soru sorulduğunu anlatan Ağbal, "Hükümete olarak basit usulü kaldırmak gibi bir düşüncemiz asla olmadığı gibi, basit usulü daha nasıl kolaylaştırırız sizin üzerinizde varsa o yükleri nasıl alırız onun gayreti içerisinde olacağız" ifadelerini kullandı