Hiper - Grosmarketler Karşısında Bakkal ve Market Esnafının Durumu Hakkında Rapor

Mahalle Kültürümüzün Ayrılmaz Parçası Bakkal Gibi Haksızlık Yaptığımız Kaç Meslek var ?

Bakkal ve Market Esnafı Neden Yaşamalı ve Yaşatılmalı ?

Ödül Almış En Güzel Bakkal Öyküleri

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 

ANKARA- Döviz kurlarının yükselişi ile birlikte ürünlerine jet hızıyla zam yapanların döviz düştüğü zaman aynı hızla indirime gitmediğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dövizin ateşinin yükseldiği dönemde tüm ürünlere jet hızıyla yüzde 50 zam yapanların döviz düşünce indirim yapmak için neyi beklediğini anlamış değiliz. Maliyetleri bahane ederek zam üstüne zam yapanlar şimdi indirim için neden aynı şekilde acele etmiyor? Döviz kurunun yükselişine göre zam yapanlar yine döviz kurunun düşüşüne göre indirime gitmelidir ve bu iş ranta çevirmemelidirler' dedi.                                                                         

-'DÖVİZ BAHANESİYLE ZAM YAPANLAR ŞİMDİ NEDEN İNDİRİME GİTMEDİ?'

Döviz kurunu bahane ederek zam üstüne zam yapanların Dolar ve Euro düştükten sonra indirme gitmediğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dolar 7.21 seviyelerine çıktığında hemen etiketleri değiştirip tüm ürünlerin fiyatını yüzde 50'nin üzerinde artıranlar şimdi dolar 5.77 seviyelerine gerilediğinde indirim yapmak için aynı hızla harekete geçmİyorlar. Mağazalarındaki tüm ürünlere zam yapanlar şimdi yalnızca belli kalemdeki ürünler için yüzde 10 indirim yapıyor. Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekün Mücadele kampanyasını adeta kar kampanyasına çevirdiler. Zaten bu mücadele kampanyası başlamadan önce tüm ürünlere yüzde 50'nin üzerinde zam yapılmıştı. Şimdi yalnızca belli başlı ürünlere yüzde 10 indirim yapmak yeterli değil. Tüm ürünlerde indirime gidilmeli. Satılmayan ürünlere indirim kampanyası ile müşteri çekme tekniği uygulamak doğru değil. Kimse enflasyonla mücadele üzerinden menfaat sağlamamalı. Enflasyonla gerçekten mücadele etmek için tüm ürünlerde indirim yapılmalı' diye konuştu.


 

ANKARA- Okul kantinleri başta olmak üzere yerel yönetimlere ve kamuya ait gayrimenkullerin kira artışlarına dikkati çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bu gayrimenkullerde ticari faaliyet gösteren esnafımız, yüzde 50'lere dayanan kira artışlarıyla artık başa çıkamıyor. Bu piyasa koşullarında esnafımız sattığı maldan ne kâr ediyor ki kiralara bu kadar zam yapılıyor? Başta okul kantinleri olmak üzere, belediyeler, il özel idareleri ve vakıflara ait kantinlerin kira artışları enflasyon oranını geçmemeli' dedi.

-'ENFLASYONU ARTIRAN KİRA DÖNGÜSÜNE SON VERİLMELİ'

Kira artışlarında enflasyon oranlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Okul, hastane ve belediyelere ait gayrimenkullerin ve özellikle kantinlerin kira artış oranları neredeyse yüzde 50'lere dayandı. Enflasyonla topyekûn mücadele ettiğimiz bir dönemde kiraların bu oranlarda artırılması hiç adil bir uygulama değil. Zaten başta elektrik ve doğal gaz olmak üzere tüm girdileri artan esnafımız yüksek kira zamlarının altında eziliyor. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde iş yeri kiraları enflasyon oranının üzerinde artırılmamalı. Çünkü kiraların yükselmesi, esnafın maliyetini artırdığı gibi satılan ürünlerin fiyatına da zam olarak yansır. Yüksek kira artışları hem esnafın hem de vatandaşın cebini olumsuz etkiler. Enflasyonu artıran bu döngüden kurtulmak için kira artışlarında enflasyon oranları baz alınmalı' diye konuştu.

-'KİRA ARTIŞLARI ÜFE'YE DEĞİL TÜFE'YE GÖRE HESAPLANIYOR'

Güncel kira artış oranlarının artık Yİ-ÜFE'ye değil TÜFE'ye göre hesaplandığının altını çizen Palandöken, 'Yapılan son düzenleme ile kira artış oranları artık Yİ-ÜFE yerine TÜFE'nin 12 aylık ortalamasına göre hesaplanacak. Yani bugün itibariyle iş yeri kirasına zam gelecek bir esnafın kira artışı Eylül ayındaki TÜFE'nin on iki aylık ortalamasının üstünde olamaz. Eylül ayı enflasyon verileri baz alındığında, güncel kira artış oranı yüzde 13,75'i geçemez. Kamu bünyesindeki kantin ve kafeteryaları kiraya veren belediye, üniversite ve il özel idareleri kira artışında bu oranı dikkate almalı. Aksi takdirde esnafımız yüzde 50 kira zammı ile ayakta duramaz ' şeklinde konuştu.


ANKARA- Çocuk işçiliği ile her zaman yoğun mücadele ettiklerini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'UNICEF ile yürüttüğümüz Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programıyla çocuk işçiliğine karşı mücadelemiz sürüyor. 10 ilde bin 500 çalışan ve yöneticiye bu konuda farkındalık eğitimi verdik ve bu 10 ilde 25 çalışanı çocuk işçiliği konusunda uzmanlaştırmak amacıyla yapılan eğitimleri de tamamladık. Temel amacımız çocuk işçiliğinin önlenmesine katkı ve çalışan çocuklar ile ailelerine destek sağlamak' dedi.

-'ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE KARŞI 10 İLDE PROGRAM YÜRÜTÜYORUZ'

Seçilen 10 ilde çocuk işçiliğine karşı program yürütüldüğünü dile getiren Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'İçinde bulunduğumuz yılı Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı ilan eden Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNİCEF) ile Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programını 10 ilde yürütüyoruz. Bu 10 ilde 500 iş yerini ziyaret ederek çocuk işçiliği hakkında işyeri sahiplerine bilgilendirme yapılmaya başlandı. Bu işbirliği ile hedefimiz işverenlerimizin çocuk işçiliği konusunda bilinçlendirilmesi, işyeri temelli mekanizmalar vasıtasıyla çocuk işçilerin izlenmesi, çocuk işçilerin ve ailelerinin sosyal koruma sistemine yönlendirilmesi. En önemlisi de çocuk işçi riski taşıyan çocukların çıraklık sistemi de dahil olmak üzere mesleki ve teknik eğitim veren programlara yönlendirilmesi' diye söyledi.

-'ÇIRAKLAR ÇOCUK İŞÇİ DEĞİL, MESLEK ÖĞRENEN ÖĞRENCİLERDİR'

Ustaların yanında meslek öğrenen çırakların çocuk işçi olmadığına dikkati çeken Palandöken, 'Çocuklarımızın mesleki eğitim alması geleceklerini karartmadan meslek öğrenmeleri için en doğru yoldur. Esnaf ve sanatkârın yanındaki çıraklar çocuk işçi değildir, onlar ustalarının yanında meslek öğrenen öğrencilerdir. Çıraklık eğitiminde pratik eğitimi usta öğreticilerinden alan çocuklarımız aynı zamanda okullarında da teorik eğitimlerini alıyorlar. Böylece çocuklarımız bir yandan eğitimlerine devam ederken, bir yandan meslek öğreniyorlar. Baba yarısı diye nitelendirdiğimiz ustalar, çırakların hem hatalarından hem de güvenliğinden sorumludur. Çocuklarının meslek öğrenmesini isteyen aileler ustalarımıza güvensin. Çocuk işçiliğini bitirmek için herkese görev düşmektedir. TÜİK'in çocuk işçiliği ile ilgili kapsamlı bir çalışma yaparak çocuk işçiliği konusunda geldiğimiz noktayı görmeliyiz. Bununla birlikte çocuk işçiliği ile mücadele için herkese görev düşüyor. Aileler, işverenler, kurumlar topyekûn bu konuda farkındalık oluşturarak mücadele etmeli' şeklinde konuştu.


ANKARA- İçinde bulunduğumuz ekonomik koşulları tasarruf oranlarını artırmak için bir fırsat olarak gördüğünü belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntının en önemli nedenlerden birisi kamu ve özel sektörün tasarruf oranlarının çok düşük olmasından kaynaklanıyor. Yeterince tasarruf oranına sahip bir ülke olsaydık maliyet enflasyonundan kaynaklanan fiyat artışları bizi bugün olduğu kadar etkilemeyebilirdi. Bu nedenle, yaşadığımız ekonomik sıkıntıyı tasarruf oranlarımızı yükseltebilmek için bir fırsat olarak görüyorum. Ülkece tasarrufa yönelmeli ve ihtiyaç fazlası olan tüm ürünlerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız' dedi.

 

-'İTHAL ÜRÜNLERE TALEBİMİZ ARTARSA YANGINA KÖRÜKLE GİDERİZ'

 

Lüks ve ithal ürünlere olan talebin azaltılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yeterince tasarruf oranına sahip bir ülke olsaydık vatandaşlarımızın satın alma gücü ve buna bağlı olarak marjinal tüketim eğilimi çok daha yüksek olabilirdi. Özellikle döviz kurlarında bu kadar dalgalanma yaşandığı bir dönemde, lüks ve ithal ürünlere olan talebi azaltır, bu kaynağı tasarrufa dönüştürebilirsek orta vadede ekonomimizi daha iyi bir noktaya taşımanın zeminini hazırlamış olabiliriz. Bunları hayata geçirirken şu noktayı da unutmamak gerek. Tasarruf için tüketimi azaltmak, belirli sektörlerde daralmaya neden olacaktır ve bunun olumsuz etkileri ekonomiye mutlaka yansıyacaktır. Ancak yüksek kurlardan ithal ve lüks ürünlere olan talebimiz hiç azalmadan devam ederse bunun yangına körükle gitmekten bir farkı kalmaz. Dışarıya olan döviz borcumuz artarken içeride tasarruf oranlarımız azalmaya devam eder' diye konuştu.

 

-'ORTA VE UZUN VADELİ BÜYÜMEDE TASARRUFUN ETKİSİ YÜKSEK'

 

Orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyümeyi yakalamak için özellikle kamu ve özel sektörün tasarruf oranlarının artırılması gerektiğine vurgu yapan Palandöken, 'Ekonomide konjonktürel bozulmalara karşı yapılan müdahalelerin mutlaka bir yan etkisi de olur. Ama bakmamız gereken nokta, yapılan müdahale ile elde edilen sonucun ekonomiyi bu müdahalenin yan etkilerinden daha olumlu bir noktaya taşıyıp taşımadığıdır. Bu nedenle kamu ve özel sektörün tasarruf oranlarının artırılmasını orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyümeyi yakalamak için çok önemli buluyorum' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Ankara'nın başkent oluşunun 95.yıldönümü sebebiyle yazılı bir mesaj yayınlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Tarihimizde Ankara'nın yeri başkadır. Kurtuluş Mücadelemizdeki kararlı ve azimli duruşu ile coğrafi konumu nedeniyle başkent olmayı en çok hak eden Ankara'nın başkent oluşunun 95. Yıldönümünü kutluyorum' dedi.

-'95 YIL ÖNCE BUGÜN ANKARA BAŞKENT OLDU'

Ankara'nın tarihimizde çok önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kurtuluş Savaşı'nın yönetildiği, karargâh niteliği gören Ankara tarihimizde çok önemli adımlara ev sahipliği yapmıştır. İdeal devlet merkezinin sahip olması gereken tüm özellikler Ankara'mızda mevcuttu. 95 yıl önce, 13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik yasa ile coğrafi ve stratejik durumu, iç ve dış güvenliğin gerekliliği ile en uygun yer olarak belirlenen Ankara devletimizin merkezi olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk için de Ankara'nın yeri başka, Ankara için de Mustafa Kemal Atatürk'ün yeri başkadır. Ankara'nın ortasında yükselen Anıtkabir, bu karşılıklı sevginin insanlık tarihi var oldukça, yaşamaya devam edeceğini gösteren bir kanıt niteliğindedir. Ankara'nın başkent olması ülkemizin işgalden tamamen kurtulmasından sonra cumhuriyetimizin ilanı için çok önemli bir adım oluşturmuştur. Ülkemizde 95 yıldır başkentlik yapan Ankara'nın başkent oluşunu gururla ve yürekten kutluyorum. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, tüm şehit  ve gazilerimizi saygı ve şükranla yad ediyorum' şeklinde mesajını bitirdi.


ANKARA  - TESK ve UNİCEF işbirliğinde yürütülen Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programı'nın tanıtım toplantısı Grand Ankara Otel'de yapıldı. Toplantıya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Nona Zıcherman ve çok sayıda temsilci katıldı. 

Çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında TESK - UNICEF işbirliği tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'UNICEF ile yürüttüğümüz Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programıyla çocuk işçiliğine karşı mücadelemiz sürüyor. 10 ilde bin 500 çalışan ve yöneticiye bu konuda farkındalık eğitimi verdik ve bu 10 ilde 25 çalışanı çocuk işçiliği konusunda uzmanlaştırmak amacıyla yapılan eğitimleri de tamamladık. Temel amacımız çocuk işçiliğinin önlenmesine katkı ve çalışan çocuklar ile ailelerine destek sağlamak' dedi.

-'SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNÜ MASA BAŞINDA DEĞİL SAHADA ARADIK'

Çocukların topluma faydalı bireyler olabilmeleri için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirten Bendevi Palandöken, 'Proje sayesinde çocukların okul yerine tarlada ya da sokakta olmasının önüne geçerek onların topluma faydalı bireyler olmaları için önemli katkıda bulunuyoruz. Ülkemizin çeşitli illerinden değerli birlik başkanlarımızla birlikte bu projenin sürdürülmesini sağlıyoruz. Proje kapsamında sayıları neredeyse bin 500'ü bulan gönüllülerle birlikte sahaya indik. Bu projeyi masa başında değil sahada yürüterek o çocukların hangi problemlerle karşılaştığı noktasına çözümler aradık. Onların da her çocuk gibi okuma hakkı olduğu için eğitime katılmalarında imkan sağladık. Toplumun en önemli sorunlarından olan çocuk işçiliği ile mücadele eden bu çalışmanın yalnızca ülkemizde değil uluslararası alanda da ses getireceğine yürekten inanıyorum. Bu çalışma için pilot bölge olarak Ankara, Adana, Hatay, İzmir, Manisa, Malatya, Mersin, Gaziantep, Burdur ve Şanlıurfa illerindeki birlik başkanları ile koordineli bir şekilde hareket ettik. Buralardaki eğitim merkezleri ile usta öğreticiler nezaretinde bu çocuklarımıza ulaştık.  Onları eğitimiyle ilgili sınıfların hazırlanması ve gelecekleri ile ilgili özgüvenli adımlar atabilmeleri için çaba sarf ettik. Bu arada partnerlerimiz  En önemlisi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da bu işe el attı. Bu konudaki destekleri ile birlikte ufkumuzu geliştirdi' diye konuştu.

UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Nona Zıcherman ise toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: 'Türkiye, çocuk işçiliği konusunda 1990'lı yıllardan beri önemli ilerleme kaydetti. Çocuk işçi sayısı 3 milyondan 1 milyona geriledi. Türkiyeli ve mülteci çocuklar için çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda özel sektör, kamu ve STK aktörlerinin bir araya gelmesi çok önemlidir.'

SELÇUK, 'ÇOCUK İŞÇİ ORANI YÜZDE 5'İN ALTINA DÜŞTÜ'

 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, "Çocuk işçiliği ile mücadelemiz ve bu konuda gösterdiğimiz hassasiyet, istatistiklerimize de yansıdı. Bu anlamda, ülkemizde 1990'lı yıllarda yüzde 15'i aşan çocuk işçi oranı bugünlerde yüzde 5'in altına düşmüş durumda.Ülkemizde de ciddi bir boyutta olan çocuk işçiliği, evlatlarımızın eğitim hayatının aksamasına ya da tamamen eğitimin dışında kalmalarına neden oluyor. İlerleyen dönemlerde ise topluma daha yararlı birey olmak için gereksinim duyulan mesleki donanımdan yoksun kalıyorlar. Yeri okul olan, yeri çocuk parkı olan çocuklarımız ne bedenlerine ne de ruhlarına uygun olmayacak işlerin yükü altında eziliyor, en temel haklarından mahrum bırakılıyorlar.Bu konuda verilen tüm mücadelelere, hukuki uygulamalara rağmen dünyada 5-17 yaşlarında 150 milyonu aşkın çocuk işçi bulunuyor. Çocuklar sadece çalıştırılarak değil sokaklarda dilendirilerek de temel haklardan mahrum edilmesinin hiçbir geleneğe, inanca ve insanlık vicdanına sığmıyor. Bakanlık olarak geçen yıl 12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde başlattığımız çalışma neticesinde bugün tam 130 mobil ekiple hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 10 bin 873 çocuğa müdahale ettik. Yapılan hukuki işlemler sonucunda 510 çocuğun ailesi hakkında adli işlem başlattık. 3 bin 954 çocuk hakkında ise eğitim, rehberlik ve danışmanlık tedbirleri aldık. Söz konusu çocuklarla ilgili yapılan mesleki çalışmalar sonucunda 224 çocuk bakım kuruluşlarımıza alındı. 2 bin 829 çocuğumuzun ailesine SED hizmeti ya da sosyal yardımlaşma vakıfları aracılığı ile destek sağlandı' dedi.


ANKARA- Piyasadaki nakit sıkışıklığının aşılması için sıcak para akışının sağlanması gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde alınan tedbirlerin neticelenmesi için ücretli kesimlerin maaşları artırılmalı. Nakit sıkışıklığının aşılması için öncelikle ücretli kesimlerin rahatlaması lazım. Dolayısıyla bu kesimin maaşlarında bir düzenleme olursa ekonomik olarak rahatlayıp alışveriş yapabilirler. Böylece piyasada sıcak para akışı sağlanır' dedi.                                                                                         

-'MAAŞLARDA ARTIŞ OLURSA PİYASA CANLANIR'

Pisadaki nakit akışında yaşanan sıkıntının giderilmesi ile ekonomide rahatlama olacağını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Şu anda piyasadaki durgunluğun en önemli sebeplerinden biri, vatandaşların nakit para sıkıntısı nedeniyle alışveriş yapamamasından kaynaklı. Enflasyonla mücadele ederken öncelikle piyasadaki nakit para sıkıntısı çözülmeli. Zaten başta elektrik ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarında olduğu gibi birçok ürüne yüzde 40'ın üzerinde zam yapıldı. Şu an firmalar tarafından yapılması beklenen indirimler piyasayı rahatlatır. Bu indirim fikrini elbette olumlu karşıladık. İşçinin, memurun ve emeklinin maaşlarında artış sağlanmalı ki alışverişler artsın ve piyasa canlansın ' diye konuştu.                                                                                                                                                                                       

-'BAĞ-KUR EMEKLİLERİ DE ENFLASYONA EZDİRİLMEMELİ'

Öte yandan Bağ-kur emeklilerinin de enflasyona ezdirilmemesi gerektiğini söyleyen Palandöken, 'Serbest piyasaya koşullarında fiyatlar arz talep dengesine göre belirlenir. Gereksiz zamlar yapıldığında ekonomik zararın neye mal olduğu bilincinin insanlara işlenmesi gerek. Hatta bu konuda kamu spotu oluşturulmalı. Zam konusunda adil ve şeffaf bir süreç olmalı. Çünkü piyasayalar güven odaklıdır. Her dükkana ne bir tane zabıta koyabilirsiniz ne de emniyet gücü koyabilirsiniz. Zam yapmak, ticaret yapan kişinin müşteri ile arasındaki vicdan muhasebesine kalmış. Yapılan gereksiz zamların ardından Ahilik kültür geleneğinin ve esnafımızın önemi daha çok anlaşılmaya başladı. Esnafımız piyasa dengesinin bozulmaması için elinden gelen tüm gayreti gösterirken emekli esnaf ve sanatkarımız için de bir kolaylık sağlanmalı. Bağ-kur emeklilerinin maaşları için de yeni bir düzenleme yapılmalı. Memurlar için tanınan ek göstergede olduğu gibi Bağ-kur emeklilerinin maaşları enflasyon oranında artırılmalı. Asgari ücretin bile altında kalan emekli maaşlarıyla Bağ-kurlu esnafımız mağdur edilmemeli' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Esnafın kara liste yüzünden bankadan para alamayınca tefecilerin kurbanı olduğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Para ihtiyacı olan esnaf kara listede olduğunda bankadan kredi çekemiyor. Bu durumda da tefecilere gün doğuyor. Esnafı tefecilere mecbur bırakan sistemin düzeltilmesi ve etkin bir sicil affı gelmesi şart oldu' dedi.

-'BANKADAN KREDİ ÇEKEMEYEN ESNAF TEFECİLERİN ELİNE DÜŞÜYOR'

Para ihtiyacı olan esnafın kan emici tefeciler için av haline geldiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf birçok kalemde vergi ile, çevresindeki AVM ve zincir marketler ile uğraşırken iş yeriyle ilgili ya da kendi ihtiyacıyla ilgili para sıkıntısı oluyor. Bu da tefeciler için çok büyük fırsat haline geliyor. Uzun yıllardır devam eden bu kan emici tefeciler maalesef hala varlığını sürdürüyor. Bunun da en önemli nedeni, esnafı tefecilerin eline düşüren bankalar. Esnaf kara liste yüzünden bankadan para alamayınca son çare mecburen tefecinin eline düşüyor. Kafalarına göre faiz uygulayan tefeciler bir ay yüzde 20, diğer ay yüzde 50 gibi uçuk faizlerle esnafı soyuyor. Bu tamamen kan emiciliktir. Esnafın zaten aldığı paranın iki-üç katını ödeyebilecek durumu olsa ilk aldığı paraya ihtiyaç da duymaz. Bu yüzden her gün tehditlerle karşı karşıya kalan, iflas eden, ailesiyle arası bozulan, depresyona giren birçok esnafımız var' diye konuştu.

-'ESNAF TEFECİNİN ELİNE KARA LİSTE SORUNU YÜZÜNDEN DÜŞÜYOR'

Tefecilerin türemesinde bankaların kara liste sorununun neden olduğunu hatırlatan Palandöken, 'Esnaf neden banka yerine tefecinin eline düşüyor bunun en önemli nedeni kara liste sorunu. Bankaların da faizleri yüksek fakat tefeciler onlardan çok daha beter. Esnafa yönelik kredi imkânları var fakat esnaf buna kara listede olduğu için ulaşamıyor. Esnafın sermayesi az, ekonomik dalgalanmalardan da en çok etkilenen kesim. Hal böyle iken geçmişte borçlarını ödeyemediğinde kara listeye alınmış oluyor. Tüm borçlarını temizlese bile kara listede görünüyor. Artık etkin bir sicil affı esnaf için şart. 2003, 2009 ve 2017 yıllarında üç kez sicil affı çıkarıldı fakat bunu görmezden gelen bankalar oldu. Esnafın krediye ulaşarak işlerini düzeltmesi, yanında eleman da çalıştırarak doğrudan istihdama da katkı sağlar. Esnafın bankalar ile tefeciler arasında sıkışıp kalmasına göz yumulmamalı' şeklinde söyledi.


ANKARA - Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan enflasyonla topyekün mücadele programının son derece olumlu olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Topyekün mücadeleye esnaf ve sanatkar camiası olarak biz de destek veriyoruz. Tüm sektörlerde yapılan indirimler elektrik, doğalgaz ve akaryakıta da yansıtılırsa enflasyonla mücadele daha başarılı olur. Çünkü elektrik, doğalgaz ve akaryakıttaki indirim tüm işletmelerin maliyetini düşüreceğinden birçok mal ve hizmette daha yüksek oranda indirim yapılmasının önü açılacaktır. Bu indirimler enflasyonun düşmesine çok büyük katkı sağlayacaktır' dedi. 


 

ANKARA- Yaşanan ekonomik dalgalanmada esnaf ve sanatkarın zamlara karşı direndiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Piyasadaki zamların sorumlusu esnaf ve sanatkarmış gibi yanlış bir algı oluşturuluyor. Bırakın zam yapmayı, küçük esnaf veresiye yazarak sosyal yardımlaşma yapıyor. Veriseye defterine yazarak enflasyonu bir noktada önlüyor. Çünkü esnaf vade farkı uygulamıyor. Zamların mümessili küçük esnafımız değil, fırsatçılık yapan bazı büyük firmalar ve stokçulardır. Ekmeğinin derdinde olan esnaf ve sanatkarımızı zamlardan sorumlu tutmak haksızlıktır' dedi.

-'ESNAF VE SANATKAR CAMİASI ENFLASYONLA TOPYEKÜN MÜCADELEDE'

Tüm girdilerin ve maliyetlerin artmasına rağmen esnaf ve sanatkarın gereksiz zam yapmaktan kaçındığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ekonominin can damarı olan esnaf ve sanatkarımız, yılların verdiği tecrübe sayesinde piyasanın nabzını yakından takip etmektedir. Böyle bir ekonomik dalgalanmada yapılacak olası zamların vatandaşın kesesini ne ölçüde etkileyeceğini çok iyi bilmektedir. Hiçbir esnaf ve sanatkar, yıllardır dükkanına girip çıkan, hal hatır soran müşterisini üç beş kuruş için kaybetmek istemez. Çünkü Ahilik kültüründen gelen esnaf ve sanatkarımız için müşteri veli nimettir. Tüm girdiler ve maliyetler artsa bile esnafımız enflasyonla topyekün mücadele vermektedir. Zaten küçük esnaf sürekli mal alıp sattığı için ürün sirkülasyonu hızlıdır ve stokçuluk yapacak yeri bile yoktur. Şu an piyasadaki fahiş ürün zamlarının sorumlusu kesinlikle esnaf ve sanatkarımız değildir. Yapılan zamların en büyük sorumlusu fırsatçılık yapan bazı büyük mağazalar ve stokçulardır' diye konuştu.

-'BÜYÜK MAĞAZALAR ZAMLARI PROMOSYON İLE SAKLAMAYA ÇALIŞIYOR'

Bazı büyük mağazaların fiyatlarını önce artırıp sonra indirim varmış gibi gösterip peşin fiyatına taksit, promosyon vb. gibi taktiklerle yaptıkları zamları saklamaya çalıştığını belirten Palandöken, 'Türkiye'de binlerce esnafın rekabet halındi olduğu büyük mağazalar, döviz kurunu bahane ederek birçok ürüne neredeyse yüzde 100 zam yaptı. Ancak indirim aldatmacası ve çeşitli yöntemlerle bu zamları vatandaşlardan saklıyorlar. Vatandaşlarımız kredi kartından taksitle alışveriş yaptığı için çoğu zaman bu fiyat artışının bilincine varamıyor. Kredi kartını dolduran vatandaşlar veresiye alışveriş yapmak için mahalle esnafına koşuyor. Vatandaşın faizsiz bankası olan esnafımız, gereksiz zam yapmak şöyle dursun bir de veresiye satış ile sosyal dayanışma gösteriyor. Oysa esnaf ve sanatkarımız da hayat pahalılığından olumsuz etkileniyor. Başta elektrik, su, akaryakıt gibi temel girdilere yapılan zamlar, esnaf ve sanatkara direkt yansıyor. Zaten esnafımızın kazancı faturalara, dükkan kirasına, stopaj vergisine gidiyor. Esnafımız sattığı malın yerine rafa yeni mal bile koyamıyor' şeklinde konuştu.


ANKARA- AVM ve zincir marketlerin kuralsız açılışlarının küçük esnafı günden güne yuttuğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Zincirler her sokakta, her köşe başında, her ilçede ve her ilde mantar gibi çıkarak yayıldı. Zincir marketler böyle kuralsız ve sürekli açılırken, ekmeğini böldükleri esnaf da kepenk kapatıyor. Bir kişiye ait 8-10 bin dükkan olur mu?Öyle ki geçtiğimiz yıl ilk 8 ayda 27 bin 575 olan zincir market sayısı bu yılın ilk 8 ayında 30 bin 332 çıkarak yüzde 10 artarken, aynı dönemde kapanan esnaf iş yeri sayısı da 64 bin 305'ten 71 bin 825'e çıkarak yüzde 11 arttı. Bu durum ülkemizin her ilinde, ilçesinde geçerli bir durum. Ama büyükşehirlerde daha çok yaşanıyor.' dedi.

 

 

Açılan zincir market

Kapanan esnaf işyeri

Ağustos 2017

27 bin 575

64 bin 305

Ağustos 2018

30 bin 332

71 bin 825

ARTIŞ

Yüzde 10

Yüzde 11.6

 

'AVM VE ZİNCİR MARKETLER B.ŞEHİRLERDE ESNAFI DAHA HIZLI YUTUYOR'

Ülke genelinde en fazla nüfus ve esnaf sayısına sahip 5 ilin esnaf nüfus oranlamasında sonlarda olduklarını vurgulayan Palandöken, 'Ülkemizde en fazla nüfusa ve esnaf sayısına sahip ilk 5 il sırasıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve Bursa. Bu 5 büyükşehirdeki esnaf nüfus oranı ise zincir market sayısı arttıkça azalıyor. Esnaf nüfus oranına göre, İstanbul Marmara Bölgesi'nde, İzmir Ege Bölge'sinde, Ankara İç Anadolu Bölgesi'nde sonuncu sırada. Yani AVM ve zincir marketler arttıkça bu büyük illerde esnaf ve esnaf kültürü yok oluyor. Öyle ki Ağustos ayı sonu itibariyle ülkemizdeki zincir market sayısı 30 bin 332'ye yükselirken kapanan iş yeri sayısı son 8 ayda yüzde 11.6 artarak 71 bin 825 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte AVM sayısı da 400'ü geçti. Bu kuralsızlık karşısında esnafın daha fazla yok olmaması için perekande sektörünü düzenleyen yasada kurallar mutlaka belirlenmelidir' diye konuştu.

 

-'PERAKENDE YASASI GÜNCELLENİP TAM OLARAK UYGULANMALI'

AVM ve zincir marketlerin yarattığı haksız rekabet ortamında esnafın korunması gerektiğinin altını çizen Palandöken sözlerine şöyle devam etti: 'Halen yapım aşamasında olan AVM'ler ve her ay mantar gibi çoğalan zincir marketler olduğu göz önüne alındığında esnafı korumak kaçınılmazdır. Şehir merkezlerinin ortalarına açılan alışveriş merkezleri, her mahallede her sokak başına açılan zincir marketler esnafın varlığını her geçen gün tehdit ediyor. Perakende yasası güncellenerek tam olarak uygulanmalı. Bu açılışlara artık kural getirilmeli. Esnaf az sermayesi ile sokakların ve caddelerin vazgeçilmezi, bekçisidir. Ekonomimizin, mahallelerimizin vazgeçilmezidir. Terzi, bakkal, kasap, manav, kuaför, berber esnafı artık bu büyük sermayelerle başa çıkamıyor. Esnafın olmadığı caddeler mahalleler düşünülemez. Bu haksız rekabet ortamında ayakta kalmaya çalışan esnaf korunmalı' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Esnafın ekmeğini küçülten AVM'lerin depremde toplanma alanlarını da işgal ettiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'AVM'lerin şehirlerin ortalarına birbirine yakın yapılarak hem esnafa hem birbirlerine zarar verdiğini yıllardır dile getiriyoruz. Bununla birlikte deprem toplanma alanlarına da yapılarak vatandaşa da zarar vermiş oluyorlar. Artık buna bir düzenleme getirilmeli' dedi.

-'DEPREM TOPLANMA ALANLARINDA AVM, REZİDANS VE GÖKDELEN VAR'

Olası bir depreme karşı deprem toplanma alanlarının yerinde AVM'lerin bulunduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '17 Ağustos depremi maalesef tüm ülkemizde kapanmayacak yaralar açmıştı. Çok büyük kayıplar verdik ve büyük bir badire yaşadık. Uzmanlar ilerleyen zamanlarda bir depremin daha yaşanabileceğini uzun zamandır dile getiriyor ve araştırmalar yapıyor. Önemli fay hatlarının bulunduğu bölgelerde, deprem riskinin yüksek olduğu yerlerde temennimiz tekrar böyle bir felaket yaşanmaması. Ama ne olursa olsun, doğanın sürprizlerine karşı tedbir almak, geçmiş felaketlerden ders çıkartmak şart. 99 depreminden hiçbir ders çıkartmamışız gibi deprem toplama alanlarına AVM yapılıyor. Basında uzun süre önceden beri yer alan bilgiler maalesef üzücü. İstanbul'da afet toplanma alanı olarak belirlenen 493 bölgeden bugüne kadar 416 tanesi AVM, Rezidans ve gökdelene dönüşmüş durumda' diye söyledi.

-'AVM'LER ŞEHİR PLANLAMASINI HİÇE SAYIYOR'

İmar planlarının, bölge halkının konut, eğitim, sağlık, ibadet, ticaret ve yeşil alan ihtiyaçları düşünülerek yapıldığını hatırlatan Palandöken, 'Sonradan yeşil alan veya sağlık tesisi gibi nedenlerle ayrılan yerler imar değişikliği ile ticari alanlara dönüştürülüp emsallerin ilk plana göre 5 ? 10 kat veya çok daha fazla arttırılıyor. Bu da plansız bir şehirleşmeye, trafik sıkışıklığına, hava kirliliğine ve yüksek ranta neden oluyor. Tüm bunların yanında bölgede uzun yıllar esnaflık yapanlar da işinden oluyor. Buna son vermek ülkemiz için çok önemli. 15 yılda AVM sayısı 14'ten 411'e çıkarak yüzde 2 bin 835 arttı. Önümüzdeki yıl ise halen 43 AVM'nin daha yapılması bekleniyor. Türkiye'nin 71 ilinde AVM bulunurken İstanbul'dan sonra en fazla AVM bulunan kent 39 ile Ankara. Ankara'da yapım halinde 9 AVM var. Bu nedenle imar değişiklikleri mutlaka mahkeme kararı ile yapılabilmeli ve değişikliğin haklı bir nedene dayanıyor olması gerekli. Aksi halde Türkiye ABD'den çok daha büyük bir AVM çöplüğüne dönüşecek. Milli servetimiz ziyan olmamalı. Artık AVM açılışlarına kural getirilmeli, yasalar tam olarak uygulanmalı' şeklinde konuştu.


ANKARA- Fiyatı tarife ile belirlenen ürünlerin satışı karşılığında üretici ve tedarikçiye yapılan ödemeyi düzenleyen yönetmelik değişikliğinin esnaf ve sanatkarı kapsamadığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Geçtiğimiz günlerde Perakende Ticaret Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik bazı kesimlerde kafa karışıklığına sebep oldu. Üretici ve tedarikçiye yapılan ödemelerin azami fiyat yüzdesini belirleyen bu düzenleme, üretici, tedarikçi ile esnaf ve sanatkarımızı haksız rekabetten korumayı amaçlıyor. Söz konusu düzenleme, üreticinin esnaf ve sanatkarımıza verdiği mallarında üreticiye ödeyeceği fiyatı belirlemiyor. Fırıncılar eskiden olduğu gibi bakkal esnafına kendi aralarında anlaştıkları fiyattan ekmek vermeye devam edebileceklerdir' dedi.

-'YANLIŞ ANLAŞILMA YÜZÜNDEN ESNAFIMIZIN KAR MARJLARI DÜŞTÜ'   

Üretici ile satıcı arasındaki kar marjlarını düzenleyen yeni yönetmelik değişikliğinin piyasada kafa karışıklığı oluşturması üzerine açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yeni düzenleme ile fiyatları meslek odalarınca tarifeye bağlanan mallar için üretici ve tedarikçiye yapılacak ödemeler, tarifedeki azami fiyatın yüzde 85'inden az olmayacak. Ancak bu düzenleme, Kanunda esnaf ve sanatkâr işletmesi olarak tanımlanan bakkallarımızı kapsamamaktadır. Yeni düzenleme yalnızca büyük ve zincir marketler, bayi işletmeleri ve özel yetkili işletmeleri kapsıyor. Son yapılan düzenlemenin bazı kesimler tarafından yanlış yorumlanması yüzünden üreticilerin bir kısmı, perakende sektöründeki esnafımıza sattığı ürünlerin fiyatlarını artırdı. Zaten düşük sermaye ile satış yapan esnafımızın kar marjları bu yanlış anlaşılma yüzünden iyice kısıtlanmış oldu' diye konuştu.

-'DÜZENLEME, BAKKAL İLE FIRINCININ İKİLİ İLİŞKİLERİNİ DEĞİŞTİRMEZ'

Bakkal esnafının ikili ilişkileri doğrultusunda fırından ekmek satın almaya devam edebileceğini vurgulayan Palandöken, 'Bu yeni düzenleme esnaf ve sanatkarımızı büyük ve zincir marketlerin haksız rekabetinden korumak için çıkarıldı. Bakkal esnafı, fırıncı ile ikili ilişkileri doğrultusunda belirlenen fiyatlarda ekmek satın almaya devam edebilecek. Bu yönetmelik değişikliği yayınlandığı gün söylediğimiz gibi, sistemin sağlıklı işlemesinde denetim mekanizmasının önemi anlaşıldı. Üreticilerin ve tedarikçilerin esnafımıza ürün satarken birim fiyatını gereksiz yere yükseltmesinin önüne geçilmeli' diye konuştu.


ANKARA- Kredi faizlerinin yüksek olmasının bankalar dışında kimseye fayda sağlamadığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bankaların kredi faizleri çok yüksek. Ne esnaf ne de vatandaş bu durumdan hoşnut. Faizlerin düşmesi, ekonomik dalgalanmadan olumlu çıkabilmemiz için en önemli adım. Bankalar artık en azından şu dönemde fedakârlık yapmalı' dedi.

-'BANKALAR EKONOMİK DALGALANMADAN OLUMLU ETKİLENEN TEK SEKTÖR'

Bankaların faiz gelirlerini ilk 8 ayda geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 41,6 artırdıklarını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ekonomik dalgalanmadan olumlu etkilenen belki de tek sektör bankalar. Bir başka ifadeyle ekonomideki dalgalanma bankaların işine yaramış görünüyor.  Öyle ki bu yıl Ocak ile Ağustos döneminde elde ettikleri faiz gelirleri geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 41,6 artarak 156,6 milyar liradan 221,8 milyar liraya çıktı. Yüksek kredi faizleri, esnaf ve sanayiciden bedelli askerlik yapmak isteyen yarım milyon gence kadar tüm kesimleri zora sokuyor. Bankaların bu ekonomik dalgalanmada artık kâr yerine fedakârlık etmeleri gerekiyor. Aksi halde reel sektörü vuran dalgalanma dönüp dolaşıp mutlaka finans sektörüne de yansıyacaktır. Dolayısıyla bankalar, vatandaşı, ekonomiyi ve ülkemizi düşünerek bu yüksek faizleri mutlaka düşürmeliler' diye konuştu.

-'HARCAMALARDA KARTLARA YÜKLENMEKTEN VAZGEÇİLMELİ'

Nakit ödeme zorluğu yaşayan esnaf ve vatandaşların harcamalarında kredi ve banka kartlarına yüklenmek zorunda kaldıklarına değinen Palandöken, 'Banka faizlerinin çok yüksek olması, vatandaşı bir borcu kapatmak için diğer bankaya borçlanmaya zorluyor. Bu yüksek faiz oranları mutlaka düşmeli ancak, vatandaş da kartlara yüklenmekten vazgeçmeli. Bu yılın ilk 6 ayında toplam kredi kartı sayısı 64 milyon 829 bin 970, toplam banka kartı sayısı ise 136 milyon 408 bin 538 olarak kayıtlara geçti. Bu yüksek kart sayıları, kartlara ne kadar düşkün olduğumuzu gösteriyor' şeklinde söyledi.


ANKARA- Eylül sonu itibariyle Esnaf ve Sanatkar Siciline kayıtlı 1 milyon 738 bin 12 esnaf ve sanatkar olduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bu esnaf ve sanatkarlarımıza ait 1 milyon 870 bin 677 iş yeri var. Esnaf ve sanatkarlarımızın 280 bin 686'ini kadınlar, 1 milyon 457 bin 326'sını ise erkekler oluşturuyor' dedi.

-'9 AYLIK DÖNEMDE 78 BİN 944 İŞ YERİ KAPANDI'

Yılın ilk 9 aylık döneminde esnaf ve sanatkarlara ait 78 bin 944 iş yerinin kapandığını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilanlara göre; 2018 yılının ilk 9 aylık döneminde 174 bin 719 iş yeri açılırken, 78 bin 944 iş yeri kapandı. Diğer taraftan 37 bin 800 iş yeri de vergi kayıtları sona erdiği için resen terkin edildi. Ancak ilgilileri müracaat etmediği için Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi'nde terkin ilanları yayınlanmadı' şeklinde konuştu.

-'9 AYLIK DÖNEMDE İŞ YERİ KAPANIŞLARI 8 BİN 536 ARTTI'

2018'in ilk 9 aylık döneminde 2017'nin aynı dönemine göre kapanan iş yeri sayısının yüzde 12.12 arttığını vurgulayan Palandöken, 'Geçen yılın ilk 9 aylık döneminde 70 bin 408 iş yeri kapanırken bu yıl aynı dönemde iş yeri kapanışları 8 bin 536 artış gösterdi. 2018'in ilk 9 aylık döneminde 2017'nin aynı dönemine göre açılan iş yeri sayısı yüzde 0.82 arttı. Geçen yılın ilk 9 aylık döneminde 173 bin 299 iş yeri açılırken bu yıl aynı dönemde iş yeri açılışları bin 420 arttı. Son zamanlarda yaşanan ekonomik daralma, esnaf ve sanatkarların iş yeri kapanışlarına yansıdı. Yılın ilk 9 aylık döneminde iş yeri kapanışları artarken açılışlar sınırlı kaldı' diye konuştu.

-'YILIN İLK 9 AYINDA EN ÇOK BAKKAL İŞLETMESİ AÇILDI'

Bu yılın Ocak ayından Eylül sonuna kadar açılışı yapılan meslek kolları hakkında bilgi veren Palandöken, 'İlk 9 ayda en fazla açılışı yapılan meslek, 17 bin 111 ile büfe, bakkal ve market işletmeciliği oldu. Ardından 15 bin 265 ile lokantacılık faaliyetleri, 9 bin 831 ile kahvehane, kıraathane ve çay ocağı işletmeciliği, 7 bin 545 ile servis aracı işletmeciliği, 7 bin 293 ile şehirlerarası yük taşımacılığı ve 6 bin 514 ile pazarcılık faaliyetleri en çok açılışı yapılan meslek kollarında başı çekti' diye söyledi.


 

ANKARA- Sokak aralarına kadar giren zincir marketlerin küçük esnafı her geçen gün yok ettiğini ve acil çözüm bulunmasının artık zorunluluk olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Sokak aralarına kadar kuralsız olarak giren zincir marketler nedeniyle mahalle bakkalı başta olmak üzere küçük esnaf ayakta kalmakta zorlanıyor. Poşet parasını dahi kazanamayan küçük esnafın yok olmasına göz yumulmamalı. Spekülatörlere karşı susup küçük esnafın kar marjına göz dikileceğine büyüklerin zammına da kural getirilsin' dedi.

-'ZİNCİR MARKETLERE KARŞI KÜÇÜK ESNAF KORUNMALI'

Binlerce bakkal ve küçük esnafın zincir marketler karşısında ayakta kalma mücadelesi verdiğini anlatan Bendevi Palandöken, 'Dövizdeki kuru bahane ederek unun fiyatlarını yüzde 60'ın üzerinde artıran spekülatörlere ses çıkarılmazken emeği ile çalışan bakkal ve fırıncının kar marjlarının sınırlandırılması adil değil. Mahalle esnafımız sayıları 30 bini geçen zincir marketler karşısında ayakta kalmak için mücadele edip sadece ekmek ve sigara satarak ayakta kalmaya çalışan başta bakkal ve diğer küçük esnafın korunması için acilen yeni yasal düzenleme yapılmalı. Daha önce küçük esnafı korumak için çıkarılan perekande sektörünü düzenleyen yasa yine küçük esnafı vurdu. Una, suya, elektriğe, mayaya ve yakıta yüzde 50-60 zamların yapıldığı bu ortamda ekmeğe yapılan zammın durdurulması fırıncı, bakkal ve diğer küçük esnafın gelirini kısarak vatandaşı koruma altına almak doğru bir uygulama değil. Son yapılan düzenleme ile kar marjları oldukça kısıtlanan özellikle bakkal esnafımız sattığı ürünün poşet parasını dahi kazanamaz duruma geldi. Bir ekmekte bakkal esnafının kazandığı parada artık poşete gider oldu. En küçük sokak aralarına kadar giren zincir marketlerin artık açılış ve kapanışlarına mutlaka kural konularak küçük esnaf mutlaka korunmalıdır' diye konuştu.  

-'BAKKAL POŞET PARASINI DAHİ KAZANAMIYOR'

Zincir marketler karşısında ayakta kalma mücadelesi veren bakkal esnafının sigara ve ekmek dışında bir satış yapmadığına dikkat çeken Bendevi Palandöken, 'Bugün bir poşetin maliyeti 10-15 kuruş. Bazen de poşet yırtıldığı zaman bu bedel iki katına çıkıyor. Bakkal bir ekmek satışından bir poşet parası dahi kazanamıyor. Yeni düzenleme ile bakkalın sattığı ekmek ve sigaranın kar marjına sınır getirildi. Zincir marketler karşısında ayakta kalmaya çalışan küçük esnafın korunması gerekir. Çünkü küçüğü olmayanın büyüğü olmaz. Bu fidanlık kurutulmamalıdır. Bakkal esnafımızın sattığı sadece ekmek ve sigaradan başka bir şey değil. Bu ürünlerde de sürekli olarak kar marjları düşürülerek küçük esnaf yok ediliyor. Buna karşı esnafımızın girdileri her geçen gün artıyor. Ekmek ve sigaradan başka bir şey satamayan bakkal esnafımızın artık dayanma gücü kalmadı. Perakende sektörünün kuralları yeniden mutlaka konulmalı ve küçük esnafın yok olmasına göz yumulmamalı' şeklinde konuştu.


ANKARA- Sokak aralarına kadar giren zincir marketlerin küçük esnafı her geçen gün yok ettiğini ve acil çözüm bulunmasının artık zorunluluk olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Sokak aralarına kadar kuralsız olarak giren zincir marketler nedeniyle mahalle bakkalı başta olmak üzere küçük esnaf ayakta kalmakta zorlanıyor. Poşet parasını dahi kazanamayan küçük esnafın yok olmasına göz yumulmamalı. Spekülatörlere karşı susup küçük esnafın kar marjına göz dikileceğine büyüklerin zammına da kural getirilsin' dedi.

-'ZİNCİR MARKETLERE KARŞI KÜÇÜK ESNAF KORUNMALI'

Binlerce bakkal ve küçük esnafın zincir marketler karşısında ayakta kalma mücadelesi verdiğini anlatan Bendevi Palandöken, 'Dövizdeki kuru bahane ederek unun fiyatlarını yüzde 60'ın üzerinde artıran spekülatörlere ses çıkarılmazken emeği ile çalışan bakkal ve fırıncının kar marjlarının sınırlandırılması adil değil. Mahalle esnafımız sayıları 30 bini geçen zincir marketler karşısında ayakta kalmak için mücadele edip sadece ekmek ve sigara satarak ayakta kalmaya çalışan başta bakkal ve diğer küçük esnafın korunması için acilen yeni yasal düzenleme yapılmalı. Daha önce küçük esnafı korumak için çıkarılan perekande sektörünü düzenleyen yasa yine küçük esnafı vurdu. Una, suya, elektriğe, mayaya ve yakıta yüzde 50-60 zamların yapıldığı bu ortamda ekmeğe yapılan zammın durdurulması fırıncı, bakkal ve diğer küçük esnafın gelirini kısarak vatandaşı koruma altına almak doğru bir uygulama değil. Son yapılan düzenleme ile kar marjları oldukça kısıtlanan özellikle bakkal esnafımız sattığı ürünün poşet parasını dahi kazanamaz duruma geldi. Bir ekmekte bakkal esnafının kazandığı parada artık poşete gider oldu. En küçük sokak aralarına kadar giren zincir marketlerin artık açılış ve kapanışlarına mutlaka kural konularak küçük esnaf mutlaka korunmalıdır' diye konuştu.  

-'BAKKAL POŞET PARASINI DAHİ KAZANAMIYOR'

Zincir marketler karşısında ayakta kalma mücadelesi veren bakkal esnafının sigara ve ekmek dışında bir satış yapmadığına dikkat çeken Bendevi Palandöken, 'Bugün bir poşetin maliyeti 10-15 kuruş. Bazen de poşet yırtıldığı zaman bu bedel iki katına çıkıyor. Bakkal bir ekmek satışından bir poşet parası dahi kazanamıyor. Yeni düzenleme ile bakkalın sattığı ekmek ve sigaranın kar marjına sınır getirildi. Zincir marketler karşısında ayakta kalmaya çalışan küçük esnafın korunması gerekir. Çünkü küçüğü olmayanın büyüğü olmaz. Bu fidanlık kurutulmamalıdır. Bakkal esnafımızın sattığı sadece ekmek ve sigaradan başka bir şey değil. Bu ürünlerde de sürekli olarak kar marjları düşürülerek küçük esnaf yok ediliyor. Buna karşı esnafımızın girdileri her geçen gün artıyor. Ekmek ve sigaradan başka bir şey satamayan bakkal esnafımızın artık dayanma gücü kalmadı. Perakende sektörünün kuralları yeniden mutlaka konulmalı ve küçük esnafın yok olmasına göz yumulmamalı' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Yaşanan ekonomik dalgalanmada esnaf ve sanatkarın zamlara karşı direndiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Piyasadaki zamların ve enflasyonun sorumlusu sanki esnaf ve sanatkarmış gibi yanlış bir algı oluşturuluyor. Bırakın zam yapmayı, küçük esnaf veresiye yazarak sosyal yardımlaşma yapıyor. Bugün bir esnafın en az 5 bin TL veresiye alacağı var. Zamların mümessili küçük esnafımız değil. Ekmeğinin derdinde olan esnaf ve sanatkarımızı zamlardan sorumlu tutmak haksızlıktır' dedi.

-'ESNAF VE SANATKAR CAMİASI ENFLASYONLA TOPYEKÜN MÜCADELEDE'

Tüm girdilerin ve maliyetlerin artmasına rağmen esnaf ve sanatkarın gereksiz zam yapmaktan kaçındığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ekonominin can damarı olan esnaf ve sanatkarımız, yılların verdiği tecrübe sayesinde piyasanın nabzını yakından takip etmektedir. Böyle bir ekonomik dalgalanmada yapılacak olası zamların vatandaşın kesesini ne ölçüde etkileyeceğini çok iyi bilmektedir. Hiçbir esnaf ve sanatkar, yıllardır dükkanına girip çıkan, hal hatır soran müşterisini üç beş kuruş için kaybetmek istemez. Çünkü Ahilik kültüründen gelen esnaf ve sanatkarımız için müşteri veli nimettir. Tüm girdiler ve maliyetler artsa bile esnafımız enflasyonla topyekün mücadele vermektedir. Zaten küçük esnaf sürekli mal alıp sattığı için ürün sirkülasyonu hızlıdır ve stokçuluk yapacak yeri bile yoktur. Şu an piyasadaki fahiş ürün zamlarının sorumlusu kesinlikle esnaf ve sanatkarımız değildir' diye konuştu.

-'BÜYÜK MAĞAZALAR ZAMLARI PROMOSYON İLE SAKLAMAYA ÇALIŞIYOR'

Bazı büyük mağazaların ve AVM'lerin peşin fiyatına taksit, indirim, promosyon vb. gibi taktiklerle yaptıkları zamları saklamaya çalıştığını belirten Palandöken, 'Türkiye'de yüzlerce zinciri olan mağazalar, döviz kurunu bahane ederek birçok ürüne neredeyse yüzde 100 zam yaptı. Ancak indirim aldatmacası ve çeşitli yöntemlerle bu zamları vatandaştan saklıyorlar. Vatandaşları kredi kartından taksitle alışveriş yaptığı için çoğu zaman bu fiyat artışının bilincine varamıyor. Kredi kartını dolduran vatandaşlar veresiye alışveriş yapmak için mahalle esnafına koşuyor. Vatandaşın faizsiz bankası olan esnafımız, gereksiz zam yapmak şöyle dursun bir de veresiye satış ile sosyal dayanışma gösteriyor. Oysa esnaf ve sanatkarımız da hayat pahalılığından olumsuz etkileniyor. Başta elektrik, su, akaryakıt gibi temel girdilere yapılan zamlar, esnaf ve sanatkara direkt yansıyor. Zaten esnafımızın kazancı faturalara, dükkan kirasına, stopaj vergisine gidiyor. Esnafımız sattığı malın yerine rafa yeni mal bile koyamıyor' şeklinde konuştu.


ANKARA- Son üç aydır yapılan elektrik ve doğal gaz zamlarının rutine bağlandığını ve hallkı zor duruma ittiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bugünden geçerli olmak üzere doğal gaza konutta yüzde 9, sanayide yüzde 18,5 zam yapıldı. Elektriğe ise konutlarda yüzde 9, ticarethane ve sanayide yüzde 18 zam yapıldı. Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında sadece doğal gaza konutta toplam yüzde 27, sanayide ise yüzde 46,5 oranında zam yapılmış oldu. Konutlarda elektiğe yüzde 9 zam yapılması düşündürücü. Döviz kurlarını bir önceki aya göre düşüş trendine geçtiği bir dönemde bu zamların mantıklı bir açıklaması olmalı' dedi.

-'TEMEL GİRDİLERE YAPILAN ZAMLAR A'DAN Z'YE HER ŞEYİ ETKİLİYOR'

Temel girdilere yapılan zamların A'dan Z'ye tüm ürünlerin fiyatını artıdığını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Özellikle elektrik ve doğal gaz gibi lokomotif ürünlere yapılan zamlar enflasyonun daha da yükselmesine sebep olur. Enflasyonu düşürmek için alternatif aranırken son yapılan elektrik ve doğal gaz zammı enflasyonu daha da yükseltecektir. Esnaf ve sanatkarımız için en önemli maliyet unsurlarının başında elektrik ve doğal gaz geliyor. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde lokomotif ürünlere yapılan zamlar, maliyetleri artırarak tüm kesimleri olumsuz etkiliyor. Bu zamlardan kaçınılarak geri alınması esnafı ve halkımızı rahatlatır enflasyonu düşürür' diye konuştu.

-'ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ İÇİN ZAMLAR GERİ ALINMALI'

Döviz kurlarının önceki aylara göre daha düşük olmasına rağmen yapılan son zamların düşündürücü olduğunu ifade eden Palandöken, 'Dolar kuru Eylül ayına göre Ekim ayına daha düşük başladı. Buna rağmen elektrik ve doğal gaz zamları devam ediyor. Eylül ayında yapılan son zamda dolar 6.51 seviyelerindeyken Ekim ayında 6.03'e kadar düştüğü bir zamanda bu zamların açıklanabilir bir tarafı yok. Önümüzdeki dönemde enflasyonun daha fazla yükselmemesi için yapılan zamların geri alınması ve mümkün olduğunca zamdan kaçınılması gerekir. Özellikle enerji gibi çok yoğun bir şekilde girdi olarak kullanılan lokomotif ürünlere zam yapılmamalı. Çünkü enerji kalemlerine gelen fiyat artışı tüm mal ve hizmetlerin fiyatını artırmaktadır. Bu da enflasyonu artırmakta halka hayat pahallığı olarak yansımaktadır. Yapılması gereken zamlardan oldukça kaçınıp enerji sektöründe mecbur kalmadıkça zam yapılmamalı' şeklinde konuştu.


ANKARA- Bilirkişilik 12. Dönem eğitimleri için kayıtların başladığını ve eğitimlerin hız kesmeden devam edeceğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Konfederasyon bünyesinde verdiğimiz bilirkişilik temel eğitimlerine en çok muhasebe ve finans sektörü çalışanları rağbet ediyor. Sertifika alanların yüzde 41'i menkul değerler, muhasebe ve finans sektöründe faaliyet gösteriyor. Bilirkişilik sertifikası alan yalnızca 20 esnafımız oldu. Esnaf ve sanatkarın bilirkişilik eğitimlerine daha fazla ilgi göstermesi gerek. Çünkü esnafın yargıda rol almasıyla adalet daha iyi sağlanır' dedi.

-'KURSİYERLERİN YÜZDE 41'İ FİNANS SEKTÖRÜNDE'

Finans sektöründe çalışanların bilirkişilik eğitimlerine yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Düzenlediğimiz bilirkişilik eğitimlerinin yüzde 41'ini menkul değerler, muhasebe ve finans sektöründe çalışanlar oluşturdu. Kasım ayından bu yana açılan eğitim gruplarında sertifika aslan 262 kursiyerin 109'u muhasebe ve finans, 28'i sanayi teknolojileri, 21'i fikri ve sınai haklar, 38'i çevre ve şehircilik, 6'sı tıp, 8'i adli bilimler, 6'sı tarım ve hayvancılık, 6'sı sanat ve kültür, 14'ü hukuk, 17'si küçük imalat sanayii, 6'sı sosyal, beşeri ve idari bilimler, 3'ü ise fizik-kimya alanında faaliyet gösteriyor. Açılan 11 eğitim sınıfında 24'lerli gruplar halinde 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimleri verilirken 262 kişi sertifika almaya hak kazandı' diye konuştu.

-'ADALETİN UYGULANMASINDA ESNAFIN DA SÖZÜ GEÇMELİ'

Bilirkişilik için meslekte 5 yıllık kıdem şartı arandığına işaret eden Palandöken, 'Teşkilatımız mensubu olan bakkal, marangoz, motor ustası, şoför, inşaat ustası, küçük imalatçı ve matbaacı esnafından 20 kişi eğitimlere katılarak bilirkişilik sertifikası aldı. Bilirkişi eğitimi alan esnaf ve sanatkar sayısı maalesef yeterli değil. Esnafımızın yargıda yer alması ve adaletin sağlanmasında rol oynaması için bilirkişilik eğitimlerine daha fazla talep göstermesi şart. Ahilikten gelen esnaf ve sanatkarın yargıda sözünün geçmesi, işinin ehli olan ustaların meselenin çözümüne katkıda bulunmasıdır. Bilirkişilerin donanımı ne kadar iyi olursa yargıya yansıması o kadar olumlu olacaktır' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Su faturalarında bazı kalemlerin artışının yanlış olduğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Vatandaş, memur, işçi maaş zamlarını her ay ÜFE'ye göre artırılarak almıyorken, su faturalarında su ve atık su bedellerinin ÜFE oranıyla her ay artırılması yanlış. Vatandaş indirim beklerken bu artış gizli zam niteliğindedir. Su faturası elektrik faturası ile yarışır hale gelmişken bir de bu şekilde yapılan zamlar vatandaşı zora sokuyor. Zaman kaybedilmeden bu yanlış uygulamalardan vaz geçilmeli' dedi.

-'FATURALAR ZATEN YÜKSEK GELİYORKEN ZAM YAPILIYOR'

Vatandaşın indirim beklerken faturalardaki artışla hem enflasyonu hem cebimizin olumsuz etkilendiğini hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Geçtiğimiz günlerde Ankara'da su faturalarındaki artışın nedeni basında tartışıldı. Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) ise bu faturalardaki fiyat artışının nedenini aylık olarak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranında artış olarak açıkladı. Fakat ortada bir adaletsizlik var. İşçinin, memurun, esnafın, kısacası vatandaşın her ay kazandığı para, aldığı maaş ÜFE oranında artış göstermiyor. Hal böyle iken faturalardaki bu aylık artış direkt cebimizden fazladan çıkan para olarak yansıyor. Bu tüm ülkemiz için geçerli. Faturalar evimizin iş yerimizin en temel harcamaları ve bunların artması hem alım gücünü hem de enflasyonu olumsuz etkiliyor. Vatandaş ve esnaf faturalarda indirim beklerken bu yapılan gizli zam niteliğinde, adaletsiz bir uygulamadır. Ekonomik dalgalanmanın olumsuz etkisi ortadan kaybolmaya başlamışken bu şekilde uygulamalar bu süreci yavaşlatıyor' diye konuştu.

-'DOĞALGAZDA DA SU FATURASINDAKİ GİBİ YANLIŞ BİR UYGULAMA VAR'

Su faturalarının elektrik faturaları ile yarışır hale geldiğini belirten Palandöken, 'Eskiden su faturası elektrik faturasının 4'te 1'i kadar gelirdi. Şimdi ise elektrik faturasını geçen su faturaları oluyor. Zaten faturanın yarısından fazlası su bedeli dışındaki farklı kalemler. Örneğin son 5 yıldır su faturalarına sayaç okuma bedeli de eklendi.  Bunun gibi vergiler ve eklentiler ile faturalar zaten yüksek gelirken ÜFE oranındaki aylık artış kabul edilemez. 2 ay önce doğalgaz aboneleri için de ön ödemeli sayaçlarla ilgili bir uygulama yürürlüğe girdi. Örneğin 500 liralık gaz alan vatandaş, zam geldiği gün 300 liralık kullanmışsa kalan 200 liraya o günden itibaren zam da ekleniyor. Önceden peşin parası ödenmiş paranın faizi de vatandaşa verilmeli öyleyse. Ya da o faiz miktarı zamdan düşülmeli. Fakat böyle bir şey olmadığı için dolayısıyla bu da su faturasındaki gibi yanlış bir uygulama. Vatandaşlarımız da içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda tasarrufa gitmeli. Örneğin akıtan musluklar değiştirilmeli. Bu konuda masraftan kaçınmamalı çünkü akıtan musluğun faturası tamir parasını çoktan geçiyor' şeklinde söyledi.


ANKARA- Küçük esnafın ve üreticinin haksız rekabet karşısında korunması için Ticaret Bakanlığı tarafından çok önemli bir adım atıldığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ticaret Bakanlığı'nın Perakende Ticaret Yönetmeliği'nde yaptığı değişikliği esnaf ve sanatkar camiası adına olumlu buluyoruz. Bu yönetmelik değişikliği sayesinde fiyatı tarife ile belirlenen ürünlerde esnafımız haksız rekabete karşı korunmuş olacak. Zincir marketlerin çok ucuz mal tedariki önlenip yüksek kar marjları azaltılacak' dedi.

-'BAZI ÜRÜNLERİN PİYASADAKİ FİYAT FARKININ ÖNÜNE GEÇİLECEK'

Perakende Ticaret Yönetmeliği'ndeki değişikliğin hem esnaf için hem de üretici için sevindirici olduğunu ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Meslek odalarınca fiyatları tarifeye bağlanan malları satan büyük ve zincir mağazalar, bayi işletmeleri ve özel yetkili işletmeler artık üreticiye ve tedarikçiye tarifedeki azami fiyatın yüzde 85'inden az ödeme yapamayacak. Yapılan değişiklikle büyük ölçekli işletmelerin piyasadaki hakim pozisyonlarını küçük ticari işletmeler ve esnafın aleyhine kullanmasının önüne geçilecek. Bu karar sayesinde esnaf ve sanatkarımızın ürettiği ürünler piyasa değerinin altında satılamayacak. Küçük esnaf haksız rekabet karşısında korunmuş olacak. Fiyatları meslek odaları tarafından belirlenen ürünlerin piyasadaki fiyat farkı fazla olmayacak' diye konuştu.

-'DENETİM MEKANİZMASI ETKİN BİR ŞEKİLDE KULLANILMALI'

Bu sistemin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesinin denetim mekanizmasının etkin bir şekilde kullanılmasına bağlı olduğunu söyleyen Palandöken, 'Özellikle indirim marketlerinin kendi markası ile sattıkları ürünlerin çok ucuza mal edilip yüksek kar marjlarıyla satılmasının önüne geçilecek. Ancak bu yeni sistemin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi, denetim mekanizmasının etkin bir şekilde kullanılmasına bağlı. Zincir marketlerin ve indirim marketlerinin ödemeleri düzenli olarak denetlenmeli' şeklinde konuştu.


ANKARA- KOSGEB ile, kapasite raporu alan esnaf ve sanatkarın tüm bilgilerinin elektronik ortamda paylaşılacağı protokol imzalandığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Konfederasyonumuzda 27 Eylül 2018 tarihinde KOSGEB ile, esnaf ve sanatkarların kapasitesine ilişkin tüm verilerinin elektronik ortamda paylaşılmasına ilişkin 2 yıllık protokol imzaladık' dedi.

-'ESNAFIN HARİTASI ÇIKACAK'

Veri paylaşımına ilişkin protokol ile esnafın haritasının çıkacağını vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt ile TESK olarak imzaladığımız protokolle esnafın haritası çıkmış olacak. Karşılıklı veri paylaşımları ile elektronik ortamda bir esnaf veri tabanı oluşturulacak. Bu veri tabanında, esnafın kapasite raporu yani sermayesi, ne üretiyor, ne kadar üretim yapıyor, kaç çalışanı var, kredi alma durumu, kredi aldıktan sonra üretim veya satışında ne kadar artış oldu gibi konular ile KOSGEB'den ne kadar esnaf kredi almış, bu kredilerin tutarları, kredi kullanan esnafın sektörlere göre dağılımı gibi konular olacak. Belli kesimlere ve sektörlere yönelik olarak KOSGEB tarafından kredi ve destekler sağlanabilecek. Tarafların bu veri paylaşımı ile esnaf ve sanatkarın ve onun kredi alma durumu daha iyi izlenerek analiz edilecek' diye konuştu.

-'ESNAFA VERİLEN KREDİ DESTEĞİ PLANLI PROGRAMLI OLACAK'

Bu protokol ile kredi desteğinin daha planlı programlı olacağını belirten KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt ise,  'TESK gibi birçok kurumla kredi desteklerinden faydalanmaya ilişkin protokol imzaladık. Esnafın en çok hangi sektörlerde hangi miktarlarda kredi kullandığı, hangi sektördeki esnafın krediye ne kadar ihtiyacı olduğu gibi konularda sistemimizde hafıza kaydı olacak. Bu protokolü ileride, esnafa kredi desteği konusunda daha sağlıklı, adil ve hızlı bir sistem oluşturmanın ilk adımı olarak nitelendiriyoruz. Esnafın ve sektörlerin kapasite raporları ile verilecek kredi destekleri daha planlı ve programlı şekilde gerçekleşecek' şeklinde söyledi.


 

ANKARA- Ülkemizin turizm potansiyelinden daha fazla yararlanarak dünya turizminde hak ettiğimiz yeri almamız gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '2018 yılının ilk 6 aylık döneminde dünyanın çeşitli yerlerinden 16 milyon turisti ağırladık. Geçen yılın aynı dönemine göre turist sayısında yüzde 30'luk bir artış var. Dört bir yanı cennet olan ülkemizi dünya turizminde hak ettiği noktaya taşımak için daha çok çalışmalıyız. Özellikle doğa, tarih ve gastronomi turizmi sayesinde ülkemize daha fazla turist çekmeliyiz. TESK olarak Anadolu'nun zengin mutfağını 6-7 Kasım tarihlerinde Brüksel'de dünyaya tanıtacağız' dedi.

-'YILIN İLK 6 AYINDA TURİZMDEN 11 MİLYAR DOLARLIK GELİR ELDE ETTİK'

27 Eylül Dünya Turizm Günü vesilesiyle açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yılın ilk 6 ayında turizm gelirimiz 11 milyar 469 milyon 828 bin dolar oldu. 2018 yılı için 40 milyon turist ve 30 milyar dolar turizm geliri hedefimiz var. Ülkemizin ekonomik kalkınması başta olmak üzere uluslararası alandaki imajımızı artırmak ve kültürümüzü dünyaya tanıtmak için turizm sektöründen elde ettiğimiz verimi en üst düzeye çıkarmalıyız. Coğrafi konumu, doğal turizm kaynakları, köklü tarihsel geçmişi ve geniş mutfağı ile adeta bir turizm cenneti olan ülkemizi turizmde hak ettiği yere taşımalıyız. Dört mevsimi bir arada yaşayan eşsiz coğrafi özelliğe sahip ülkemizde öncelikle turizmi mevsimsellikten kurtarmalıyız. Özellikle son zamanlarda trend haline gelen sağlık turizmi, gastronomi turizmi ve kültür turizmi gibi turizm alanlarından fayda sağlamalıyız. Turizmin her kolunu mevsimsellikten kurtarıp yılın 12 ayı boyunca canlı tutmalıyız' diye konuştu.

-'KÜLTÜREL MİRASIN ÖNEMİ HAKKINDA FARKINDALIK OLUŞTURACAĞIZ'

Bu kapsamda kültür ve gastronomi turizminin her zaman turistlerin ilgisini çektiğini ifade eden Palandöken, 'Turizm duraklarının seçilmesinde gastronomi turizmi çok önemli bir etken haline geldi. Çünkü turistler ziyaret ettikleri ülkelerin yalnızca doğal güzelliklerini görmekle yetinmeyip o ülkenin damak tadını ve yemek kültürünü de deneyimlemek istiyor. Hatta yapılan araştırmalarda sadece bir bölgeye ait yemekleri tatmak için bile o bölgeye seyahat eden çok sayıda turist olduğu görülüyor. Turizmdeki bu yeni gelişmeler ışığında ülkemizin eşsiz mutfağı ile dünyaya açılmak için Göbekli Tepe'den ilham alarak oluşturduğumuz tema ile medeniyetlerin doğduğu zengin Anadolu mutfağını Brüksel'de dünyaya tanıtacağız. Brüksel'de bulunan TuR& Bo ofisi ile, 6-7 Kasım 2018 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz AB Parlamentosu etkinliği sayesinde Türkiye'nin de parçası olduğu ortak bir Avrupa algısı oluşturarak kültürel mirasın önemi ve değeri hakkında farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz' şeklinde konuştu.


ANKARA- Dilimizin yozlaşmasını önlemek için tüm iş yeri sahiplerine Türkçe tabela kullanmaları yönünde çağrıda bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ünlü dil felsefecinin de söylediği gibi, dilimizin sınırları dünyamızın sınırlarıdır'. Bu yüzden dilimizin yozlaşmasını engellemeli ve Türkçemize sahip çıkmalıyız Caddelerimizin yabancı tabela kirliliğinden arındırılması için vatandaşlarımızı Türkçe tabela kullanmaya özendirmeliyiz. Tamamen Türkçe tabela kullananlara vergi muafiyeti getirerek Türkçemizi daha çok kullanmaya teşvik etmeliyiz.' dedi.

-'DİLİMİZİN YOZLAŞMAMASI İÇİN TÜRKÇE TABELA KULLANALIM'

26 Ağustos Dil Bayramı aracılığıyla yazılı bir mesaj yayınlayan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Köklü geçmişi ve zengin anlam derinliği ile Türkçemiz dünyadaki sayılı dillerden biridir. Tarihimiz, sanatımız, kültürümüz ve medeniyetimiz dilimiz sayesinde nesilden nesle aktarılmaktadır. Ancak bu kadar güçlü bir dilimiz olmasına rağmen yerli üretimin yapıldığı iş yerlerinde dahi yabancı kelimelerden oluşan tabelalar kullanılıyor. Dil Bayramı vesilesi ile dilimizin yozlaşmasının önüne geçmek için tüm iş yeri sahiplerine ve vatandaşlara Türkçe tabela kullanmaları yönünde çağrıda bulunuyorum. Gelin hep birlikte caddelerimizi tabela kirliliğinden arındıralım' diye konuştu.

-'TÜRKÇE TABELAYA VERGİ MUAFİYETİ GETİRİLMELİ'

Vatandaşları Türkçe tabela kullanmaya teşvik etmek için Türkçe karakterli kelime kullananlardan vergi alınmamasını gerektiğini belirten Palandöken, 'Tüm ticari müesseseler kullandıkları tabelalar için belediyelere her yıl ilan ve reklam vergisi ödemektedir. Eğer Türkçe karakterli tabelaları kullananlara tabela vergisi muafiyeti getirilirse iş yeri sahipleri tabelalarda yabancı kelime kullanmaktan vazgeçer. İş yeri sahiplerini özendirmek için tabelalarında Türkçe kelime kullananlara tabela vergisi muafiyeti getirilmeli' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Naylon poşetlerin Ocak ayı itibariyle para ile satılması zorunlu olacağı halde bazı marketlerin bunu şimdiden fırsata çevirdiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Naylon poşetlerle ilgili yönetmelik Ocak ayı itibariyle geçerli olacak fakat bazı zincir marketler, gross marketler ve onlar gibi diğer büyük marketler şimdiden poşeti parayla satmaya başladı. İşi fırsata çeviren bu marketler haksız kazanç sağlıyor' dedi.

-'NAYLON POŞETLERİN PARAYLA SATILMA ZORUNLULUĞU BAŞLAMADI'

Büyük marketlerin zorunluluk başlamadığı halde fırsatçılık yaptığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Büyük marketler, zincir marketler, gross marketler gibi birçok market şimdiden fırsatçılığa başladı. Naylon poşetlerin cüzi bir miktar para ile satılması zorunluğu ilgili yönetmelikte 1 Ocak 2019 itibari ile geçerli olacak. Fakat henüz bu zorunluluk ortada yokken büyük marketler bazen ilk poşette, bazen ikinci poşette vatandaştan ücret istiyor. Bu tamamen fırsatçılıktır. Çünkü eğer poşet kullanımını azaltmak için yapıyor olsalar file ya da bez gibi çantalar da seçenek olarak sunulurdu. Ama bunu yapmadıkları gibi bu zorunluluğun Eylül'de başladığını iddia ederek vatandaşın itiraz etmesine de imkan tanımıyorlar ve haksız kazanç elde ediyorlar. Üstelik zorunlu olduğunda ne kadar fiyat belirleneceği de henüz belli değilken, 10 kuruş, 25 kuruş kafalarına göre ücret alıyorlar' diye konuştu.

-'FIRSATÇILARA PRİM VERMEYİN, BEZ TORBANIZI YANINIZDA TAŞIYIN'

Vatandaşların şimdiden bez torba, file çanta gibi alternatiflere alışması gerektiğine dikkati çeken Palandöken, 'Naylon poşetlerin, doğada yok olması çok uzun yıllar sürüyor ve aynı zamanda sağlığa da zararlı. Bunun kullanımını azaltmak için hayata geçirilecek olan bu yönetmeliği fırsata çevirmeye çalışanlara prim vermemeliyiz. Bunun için de çantamızda, yanımızda bez torba, kese kâğıdı, file çanta gibi poşete alternatif taşıma malzemeleri bulundurmamız lazım. Bunu alışkanlık haline getirmek doğa ve çevremiz için çok önemli. Gelecek nesillere de aktararak hem sağlığımızı hem üzerinde bulunduğumuz bu dünyayı korumuş olacağız. Tüm bunlarla birlikte naylon kullanımını azaltmak ekonomik anlamda da fayda sağlayacak. Plastiğin hammaddesi dışarıdan geldiği için döviz ödeniyor. İhraç ettiğimiz ise ithal aldığımızın 3,5 katı. Ne kadar az naylon poşet kullanırsak, aradaki farkı o kadar çok kapatmış olacağız' şeklinde söyledi.


ANKARA- Döviz kurlarındaki dalgalanma ve faiz oranlarının artışından dolayı tüketici güven endeksinin Eylül ayında 9 puan birden düşerek 59.3 olduğunu hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ekonomiyi yeniden canlandırmak için tüketimin artırılmasına yönelik tedbirlerin alınması gerekli. Otomotiv sektöründeki vergi düzeltmesi bunun için önemli bir adım olsa da tek başına yeterli değil. Otomotiv sektörü başta olmak üzere, beyaz eşya ve mobilya gibi sektörlerde geçici süreli vergi indirimi yapılmalı' dedi.

-'OTOMOTİV SEKTÖRÜ GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 53 KAYIP YAŞADI'

Otomotivdeki ÖTV düzeltmesinin otomotiv sektörünü kısmen de olsa rahatlatacağını ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Döviz kurundaki dalgalanmadan dolayı otomotiv sektörü iç pazarda daralma yaşıyor. Kur artışından en fazla etkilenen sektörlerden biri olan otomotiv sektörünün satışlarında geçen yılın Ağustos ayına göre yüzde 53 kayıp yaşandı. Döviz kurlarından kaynaklı yaşanan bu daralmanın önüne geçebilmek için Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ÖTV oranları için taban olarak alınan matrah dilimleri yükseltildi. Bu karar otomotiv sektörü için yerinde bir adım olsa da tek başına ekonomiyi canlandırmaya yetmeyecektir. Otomotiv sektörü başta olmak üzere beyaz eşya ve mobilya gibi, vergi oranı yüksekliğinin yanında ekonomiyi canlandırma potansiyeli olan sektörlerde büyük bir vergi indirimi yapılmalı' diye konuştu.

-'SATIŞI OLMAYAN ÜRÜNÜN VERGİSİ DE OLMAZ'

Ekonomiyi canlandırmak için vergi indirimleri ile tüketimin artırılması gerektiğinin altını çizen Palandöken, 'Tüketim üzerinden alınan vergilerde vergi oranlarını indirmek her zaman vergi gelirlerini azaltmaz, aksine artırır. Çünkü bir ürün ne kadar çok satılırsa vergiden elde edilen gelir de o oranda artar. Satışı olmayan ürünün vergisi de olmaz. Hem ekonomiyi canlandırmak hem de bu canlandırma ile hazinenin gelirlerini artırabilmek için tüketim üzerinden alınan vergilerde geçici ve büyük bir indirim yapılması kaçınılmaz. Bu nedenle otomotiv, beyaz eşya, mobilya gibi sektörlerde yapılacak geçici süreli bir vergi indirimi ekonomiyi büyük ölçüde canlandıracaktır' şeklinde konuştu.


ANKARA- Tarım üretiminin ülke ekonomisine olan katkısına vurgu yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizde her 3 kişiden 1'i tarımsal bir faaliyette bulunuyor. Köye dönüş projelerinin sayısı artırılmalı ve bu projelerin maddelerinin vatandaşı köye çekecek şekilde cazip hale getirilmeli. Çünkü tarımsal üretimin ekonomik olarak girdisi çok büyük. Bugün tarımsal üretimde en önemli kalemlerin birçoğunda ithalat yapıyoruz. Bunu ihracata çevirecek güce ve kaynağa sahibiz. Döviz kurlarının yükselmesiyle ithal edilen ürünlerin de fiyatı arttı. Dolayısıyla üretici projeler ile desteklenmeli ki üretim artsın' dedi.

-'TARIM ÜRETİMİNİN ÜLKE EKONOMİSİNE KATKISINI YADSIYAMAYIZ'

Hayvancılık başta olmak üzere tarımın ülke ekonomisine katkısını iyi değerlendirmek gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizin özellikle kırsal kesimi öncelikli olmak üzere doğusundan batısına tarım ve hayvancılığın yapıldığı her bölgesi değerli. Bu değerin de destek olarak geri yansıması gerekiyor. Hükümetimizin 100 günlük eylem planında kırsal kesimin kalkındırılmasından yerli tohumların ve yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması gibi birçok önemli madde var. Bu maddelerin bir an önce hayata geçmesi ekonomimiz kısa sürede olumlu gelişme sağlaması bakımından önem taşıyor. Çünkü kur artışına bağlı olarak çiftinin tüm girdi kalemleriyle birlikte maliyeti arttı. Bunun yanı sıra ÖTV fiyatları pompaya yansıdığında mazot fiyatları da ağır bir yük olacaktır' diye konuştu.

-'KÖYE DÖNÜŞ PROJELERİ GELİŞTİRİLİP ARTIRILMALI'

Gençleri tarımsal üretime teşvik etmek ve hâlihazırda köyündeki çiftçiyi yerinde tutmak için projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, 'Geçtiğimiz yılsonu itibariyle ülkemizin nüfusu son 10 yılda yüzde 14,4 artarken köy nüfusu ise yüzde 71 azalarak 6 milyon 49 bin 393'e düştü. Bu düşüş tarım ve hayvancılıkta bir düşüşe doğrudan etki eder. Bu etkiyi ortadan kaldırmak için de köylüyü, çiftçiyi ve tarımla uğraşan vatandaşı bulunduğu yerde tutmak, özellikle de gençleri genç nüfusu tarımsal bölgelere çekmek gerekiyor. Bunun için de köye dönüş projeleri geliştirilerek artırılmalı. 2016 - 2018 yılları arasında geçerli olacak genç çiftçi destekleme projeleri bundan sonraki yıllar için de yenilenmeli. Bunun yanı sıra, yaş sınırı maddesi olmayan teşvik paketleri de hazırlanmalı. Köyüne dönmek isteyen 50 yaşındaki vatandaşımız da yaş sınırına takılmadan bu destek paketlerinden faydalanabilmeli. Tarımsal üretimi artıracak her türlü destek ekonomiye destek olacaktır. Tarım ve hayvancılıkta dünya üzerinde en bereketli topraklara sahibiz. Bunun değerini bilmek için tarımda ithalatı bitirecek üretim seviyesine çıkmalıyız' şeklinde söyledi.


 

ANKARA- Esnafa birçok sektörde indirim sağlayan TESK Kartın her geçen ay kullanımının yaygınlaştığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnafımızı ve ailesini eğitim, akaryakıt, giyim gibi birçok sektörde alışveriş yaparken rahat ettirmek için geçtiğimiz yıl Aralık ayında dağıtımına başladığımız TESK Kartı kullanan esnaf sayısı 100 bine yaklaştı. Sektörlerde yeni ve farklı işbirliklerine devam ediyoruz. Tüm esnafın bu kartın indirimlerinden faydalanabilmesi ve daha fazla sektörde indirim sağlayabilmeyi amaçlıyoruz' dedi.

-'100 BİNE YAKIN ESNAF TESK KART KULLANIYOR'

TESK Kart kullanan esnaf sayısının giderek arttığına dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Geçtiğimiz yıl Ekim ayında tanıtımını, Aralık ayında ise dağıtımını yapmaya başladığımız TESK Kart Temmuz sonu itibariyle 81 bin 200 adet oldu. Bu ay sonuna kadar 15 bin daha yeni kart üretimi yapılarak tüm oda ve birliklere göndereceğiz. Böylelikle TESK kart kullanıcısı esnaf sayımız 100 bine yaklaşmış olacak. Tabii ki hedefimiz 2 milyon esnafımızın tümünün ve ailesinin bu kartın sağladığı imkanlardan faydalanmasıdır. Esnafın değişen ekonomik koşullarda olumsuz etkilenmesini bir nebze olsun rahatlatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Nitekim şu an 24 adet marka ile birçok sektörde işbirliği sağlamış ve indirim hakkı almış durumdayız. Bu işbirliklerinin sayısını sürekli olarak artıracağız' diye konuştu.

-'TESK KART EN ÇOK AKARYAKIT SEKTÖRÜNDE KULLANILDI'

Birçok sektörde anlaşması olan TESK Kartın en çok akaryakıt sektöründe kullanıldığını belirten Palandöken, 'TESK Kartın anlaşma sağladığı sektörler, akaryakıt, fastfood, giyim, seyahat, eğitim, eğlence, sağlık, kargo, elektronik, konaklama, gsm operatörü, finans, yazılım ve sigorta. Anlaşmalı olduğumuz sektör yelpazesini olabildiğince genişletmeye çalışıyoruz. Bu sektörlerde geçtiğimiz ay en çok akaryakıt, daha sonra da sağlık sektöründe harcama yapıldı. Akaryakıtı en çok kullanan iller sırasıyla Kayseri, Malatya ve Tokat olurken, sağlık sektöründe en çok TESK Kart kullanan iller sırasıyla Trabzon, Samsun ve Tokat oldu' şeklinde söyledi.


ANKARA- Başta gıda ürünleri olmak üzere piyasadaki tüm ürünlerde fırsatçılık yapıldığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'TESK olarak piyasadaki haksız fiyat artışlarını ve gramaj oyunlarını daha önce gündeme getirmiştik. Bakanlık tarafından yapılan denetimlerde 680 üründe gramaj oyunu, bin 296 üründe ise haksız fiyat artışının tespiti, bu konudaki iddialarımızı açıkça doğruladı. Ekonomik dalgalanma yaşadığımız bir dönemde kimse kafasına göre fiyat belirleyerek serbest piyasa koşullarını fırsatçılığa çevirmemeli. Bu konudaki denetimler acilen artırılmalı ve piyasadaki fiyat kontrolü çok iyi yapılmalı' dedi.

-'ÜRÜNLERDEKİ HAKSIZ FİYAT ARTIŞLARI FIRSATÇILIKTIR'

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlarda haksız fiyat artışlarının fırsatçılık olduğunu dile getiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Eskiden satışlarda belli bir kâr marjı vardı, kârda eşitlik ilkesi vardı. Şimdi aynı markadaki ve aynı boyuttaki ürün, bir markette 6 TL'ye diğerinde 10 TL'ye satılıyor. Bu fiyat dengesizliği ekonomimizin daha da kötüye gitmesine yol açıyor. Fiyat dengesizliğinin önüne geçmek için piyasadaki tüm aktörler üzerine düşen görevi yerine getirmeli. Vatandaşlar temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanırken bazı fırsatçıların bire bin katma çabasının önüne geçilmeli. Hepimizin aynı gemide yolcu olduğu unutulmamalı. Gemi battıktan sonra hiç kimsenin zenginliği para etmez. Bu yüzden piyasadaki kâr marjları kontrol altına alınmalı' diye konuştu.

-'BU DEVİRDE HERKES BİLİNÇLİ TÜKETİM YAPMAK ZORUNDA'

Vatandaşların da fırsatçılara karşı bilinçli tüketim yapması gerektiğini ifade eden Palandöken, 'Vatandaşlarımız alışveriş yaparken piyasayı çok iyi kontrol etmeli. Üç beş kuruş diye önemsenmeyen farklar, ay sonu geldiğinde binlerce liralık zarara dönüşüyor. O yüzden bu devirde rasyonel tüketici olarak bilinçli alışveriş yapılmalı. Fiyatı düşük diye düşünülmeden, A'dan Z'ye satın alınacak her ürünün piyasadaki fiyatları çok iyi araştırılmalı. Aynı malın yüzde 50 daha ucuzu varken, yüzde 100 pahalı olanını satın alarak fırsatçıların çıkar sağlamasına imkan verilmemeli. Vatandaşlarımız da alışveriş yaparken gözüne takılan haksız fiyat artışlarını ve gramaj oyunlarını derhal Ticaret Bakanlığı'na şikayet etmeli. Ticaret Bakanlığı da bu konuda yaptığı denetimleri artırmalı' şeklinde konuştu.


ANKARA - 20.Olağan Genel Kurulunu 13 Eylül 2018 Perşembe günü gerçekleştiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Yönetim ve Denetim Kurul üyeleri  21 Eylül 2018 Cuma günü Genel Başkan Bendevi PALANDÖKEN başkanlığında saat 11.00'da Anıtkabiri ziyaret ederek mozoleye çelenk bıraktı.  

 

TESK  Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ile birlikte Mozoleye Çelenk bırakan Genel Başkan Bendevi PALANDÖKEN, ziyaretin anısına Anıtkabir Anı defterini yazarak imzaladı. Palandöken burada şu görüşlere yer verdi;   

 

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK;

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu'nun 20. Olağan Genel Kurulu münasebetiyle, yeni dönemde göreve seçilen Yönetim ve Denetim Kurulu üyesi arkadaşlarımla birlikte huzurunuzdayız.

Biz esnaf ve sanatkârlar camiası olarak; ülkü, felsefe, ilke ve inkılaplarınızın izindeyiz.

Kurucusu bulunduğunuz ve ilelebet payidar kalacağına inandığınız Türkiye Cumhuriyetinin; bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da ve daima akıl ve bilim yolunda ilerleyerek muasır medeniyetler düzeyine ulaşacağına, millet iradesini esas alan yönetim anlayışıyla demokratik rejimini daha da olgunlaştırıp güçlendireceğine inanıyoruz.

Ticaret ve üretim faaliyetleri ile iştigal ederek milletimize hizmet eden meslek mensupları olarak aziz hatıranız önünde saygı ile eğiliyor, minnet, şükran ve saygılarımızı arz ediyoruz'


ANKARA- Bankaların, POS cihazı komisyonlarını, bankacılık işlemlerini ve kredi faizlerini fahiş oranlarda artırması gibi birçok kalemde adeta tefeci faizi uyguladıklarını vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf çok yüksek kâr oranlarına sahip değil. Zaten az olan gelirine bir de bankalar ortak oluyor. POS cihazı komisyon oranlarını fahiş şekilde artıran bankalar var ve esnaf artık bu yükün altından kalkamıyor. Sadece POS değil birçok kalemde ekonomik dalgalanmayı bahane ederek işlem ücreti, POS cihazının yazılımı bakımı vb gibi adlar altında kesintiler yapılıyor' dedi.

-'ESNAFIN GELİRİNDEN FAZLA OLAN BANKALAR VAR'

Esnafın gelirine bankaların, yüksek faiz ve komisyon oranlarıyla ortak olduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Banka faizleri vatandaşın ve esnafın cebini küçültmeye devam ederken buna ekonomik krizin eklenmesi tam anlamıyla fırsatçılığa çevrildi. Bankalar artık tefeci faizi gibi faiz alıyor. Esnafın kirası, çalışan giderini çıkardığınızda gelirin zaten yüzde 10'u kalıyor o da bankalara gidiyor. Bazı bankalar POS cihazlarından aldığı komisyon oranını haddinden fazla artırdı. Paranın, POS cihazından çekildiği andan itibaren esnafın kasasına girme süresi ne kadar az olursa komisyon oranı o kadar yüksek alınıyor. Ertesi gün parasını almak isteyen esnaf da bu oranların altında eziliyor. Öyle ki 1 ay öncesine kadar 1,10 ile 1,30 olan pos cihazlarından alınan komisyon oranları son bir ayda yüzde 2'ye çıkarıldı. Esnaf bu gidişat devam ederse cihazları kaldırıp sadece nakit çalışmak zorunda kalacak. Bu durum zamanla hem halkı hem de esnafımızı mağdur edecektir' diye konuştu.

-'KREDİ FAİZLERİ YÜZDE 4'Ü BULAN BANKALAR VAR'

Kredi faizlerinin yüksek olduğuna da değinen Palandöken, 'Halktan yüzde 25 ile topladıkları parayı esnafa ve halka yüzde 40-50 ve üzerinde faiz ile yıllık bazda satıyorlar. Bu tamamen fırsatçılıktır, esnafın gelirine ortak olmaktır. Kredi faizleri yüzde 4'ü geçiyor. Ekonomik dalgalanmadan olumsuz yönde en çok etkilenen kesim esnaf iken, bu durumu en çok kendi lehine çeviren de bankalar oluyor. Artık yüksek kredi faizleri, yüksek komisyon oranlarından vazgeçilmeli. Bankalar ülkenin menfaatleri doğrultusunda vatandaşa ve esnafa yardımcı olmak zorundadır. Esnafın kazancına normalin üzerinde faizlerle ortak olması yanlıştır. Bu faiz oranları ile nasıl üretim yapılsın, esnaf nasıl rafına ürün koysun ve ekmek parası kazansın' şeklinde söyledi.


ANKARA- Yerli üretim çağrılarının dış ticaret rakamlarına olumlu yansımasını değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dünya Türkiye'ye ambargo uygulayamaz. Döviz kurlarının yükselmesi ve ekonomik dalgalanma sonrası yapılan yerli üretim çağrıları etkisini göstermeye başladı. Ülkemizin ticaretinde düşüş değil artış var. Bu artış ile ticaret ile siyasetin ayrı olduğunu Türkiye dünyaya ıspatladı. Temmuz ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 artarken ithalat yüzde 6,7 azalması ülkemizin doğru yoldu olduğunu göstermektedir. Ancak bu rakamlar henüz yeterli değil. Cari açığı azaltmak için yerli üretimi ve ihracaatı daha da artırmalı ve gereksiz ithalattan kaçınmalıyız' dedi.

-'BU AY İHRACATTA YÜZDE 40'A YAKIN ARTIŞ BEKLENİYOR'

İhracat rakamlarının geldiği noktayı sevindirici ancak yeterli bulmadığını ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Temmuz ayında dış ticaret açığı yüzde 32,6 azalarak 5 milyar 982 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı geçen yıl Temmuz ayında yüzde 58,7 iken, bu Temmuz ayında yüzde 70,2'ye yükseldi. Bunda milli ve yerli üretim seferberliği için başlatılan çalışmalar ve yapılan çağrılar büyük oranda etkili oldu. Vatandaşlarımız çağrılara kulak vererek ithal ürünlerden kaçınırken ihracatçılarımız da ürettiği ürünlerin dış ülkelere satışında artış sağladılar. Bu ayın sonunda ihracatta yüzde 40'a yakın bir artış bekliyoruz. Ülke ekonomisinin bu durgunluktan kurtulması için düşen ithalatın daha da minimum seviyeye inmesi ve yerli markaların pazarlardaki payını artırmaya çalışmalıyız'  diye konuştu.


ANKARA- Yerli ürünlerin bir logo veya işaret ile ayrıca belirtilecek olmasını sevindirici bulan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Üretimi Türkiye olan ürünlerin raflarda açıkça belirtilmesi, TÜRK MALI yazması ya da Türk Malı olduğunu belirten logo ya da işaret konulması gerektiğini yakın zaman önce belirtmiştik. Bugün Resmi Gazete'de Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanarak, üretim yeri Türkiye olan mallar için Bakanlıkça tespit edilen şekil, logo, işaret konulması kararlaştırıldı. 15 gün sonra geçerli olmaya başlayacak bu yönetmelik değişikliği çok sevindirici. Ekonomimizde dalgalanmadan en az zararla sıyrılmak için yerli ve milli olmayı her zaman vurguladık. Bu yönetmelikle artık alışverişte reyonlarda ve raflarda kendi ürünlerimizi kolayca ayırt edebileceğiz. Bu da hem ekonomimize büyük fayda sağlayacak hem de yerli üretim olan ürünlerin birçoğunun yabancı ürünlere kıyasla daha kaliteli olduğunu fark edeceğiz. Bu uygulamayı çok olumlu buluyor ve vatandaşlarımızı da yerli ürün almaya davet ediyorum' dedi.


 

ANKARA- Binlerce esnaf ve sanatkarın Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi ile kurulan yeni kabineden ve yönetim sisteminden emeklilik beklentisi içinde olduğunu dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Çok sayıda esnafımız vergi ve Oda kaydı dikkate alınarak emekli olmanın yolunu açacak yeni yasal düzenlemeyi bekliyor. Emeklilik şartlarını sağlayan ancak 2000'den önce Bağ-kur kaydı olmayan esnafa vergi ve Oda kaydı dikkate alınarak son kez geriye dönük borçlanma imkanı verilmeli. Öte yandan esnaf ve sanatkarımızın emekli olması için gereken prim gün sayısı, diğer kesimlerde olduğu gibi 7 bin 200 güne indirilmeli' dedi.

-'2000 ÖNCESİ EMEKLİLİKTE ODA VE VERGİ KAYDI DİKKATE ALINMALI' 

2000 öncesi esnaf ve sanatkarın emekli olmayı dört gözle beklediğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '4 Ekim 2000 tarihinden önce Oda ve vergi kaydı ile esnaf olarak işyeri bulunan ancak Bağ-kur kaydı bulunmayan binlerce esnafın mağduriyeti sürüyor. Emeklilik yaşı gelen esnafa Oda ve vergi kaydı dikkate alınarak geriye dönük borçlanma imkanı sağlanmalı. Oda ve vergi kaydı olan ancak sigortalı olma niteliklerini taşımasına rağmen Bağ-kur'a kayıt yaptırmamış olanların sigortalılıkları 4 Ekim 2000'den önce başlatılmalı. Esnafımıza daha önce birkaç kez geriye dönük borçlanma hakkı tanındı ancak ekonomik nedenlerden dolayı bu fırsatı kaçıran çok sayıda kişi var. Esnafımız son kez verilecek geriye dönük borçlanma imkanı ile bu sorunun kökten çözümünü bekliyor' diye konuştu.

-'SOSYAL GÜVENLİKTE PRİM GÜN SAYISI EŞİTLENMELİ'

Öte yandan esnaf ve sanatkarın yıpranma payı düşünülerek prim gün sayısının diğer kesimlerde olduğu gibi 7 bin 200'e indirilmesi gerektiğini ifade eden Palandöken, 'Toplumda en çok çalışan esnaf ve sanatkar, diğer sigortalılara kıyasla en uzun prim gün sayısını ödüyor. Esnafın emekliliği için gereken 9 bin prim gün sayısı SSK'lı çalışanlarda olduğu gibi 7 bin 200'e indirilerek sosyal güvenlikte eşitlik sağlanmalı. Bağ-kurlularla SSK'lı çalışanlar arasındaki 1800 günlük yani 5 yıllık fark, yeni ekonomi yönetiminde ortadan kaldırılmalı. Esnaf ve sanatkarımız uzun prim gün sayısı altında daha fazla ezilmemeli. Anayasamızın eşitlik ilkesine de aykırı olan bu uygulamaya vakit kaybedilmeden son verilmeli' diye konuştu.


ANKARA- Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla ilgili yazılı bir mesaj yayınlayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '2018-2019 Yeni eğitim ? öğretim yılı bugün itibariyle başladı. Milyonlarca öğrencimiz tatili bitirdi ve heyecanla sınıflarına girdi. Bu dönemde aileler ve öğretmenlerimiz de öğrencilerimiz kadar özverili şekilde davranmalı. Yeni eğitim ? öğretim yılının tüm ülkemize, öğrenci öğretmen ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum' dedi.


ANKARA- Ekonomik dalgalanmanın olduğu dönemde esnaf ve sanatkarın krediye her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve sanatkarlar, ekonominin bugünkü gibi inişli çıkışlı olduğu dönemlerde otomatik istikrar sağlayıcı görev üstleniyor. Dolayısıyla ekonomideki dalgalanmaların azaltılabilmesi için esnaf ve sanatkara en çok bugünlerde finansman desteği sağlanmalı. Bunun için de TBMM açılır açılmaz bankaların zorunlu uygulayacakları etkin bir sicil affı getirilmeli' dedi.

-'BORCUNU BİR GÜN AKSATANLAR KARA LİSTEYE ALINIYOR'

Bankaların sudan sebeplerle esnafın krediye ulaşmasını engellediğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ekonomimiz üzerinde oynanan oyunlar nedeniyle kurların yükselmesine bağlı olarak faizlerin de hızla yükselmesi, esnafın krediye erişimini daha da zorlaştırdı. Kredi faizleri yüzde 50'ye yaklaştı. Böyle bir dönemde esnaf ve sanatkarlar krediye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyar hale geldi. Ancak birçok banka, özellikle de özel bankalar, geçmiş dönemlerde kredi taksitlerini ya da kredi kartı borcu ödemesini bir gün aksatanları bile kara listeye alıyor. En son 2017'de çıkarılan sicil affı bankalar tarafından uygulanmadığı gibi, bugün hiçbir yere bir kuruş dahi borcu olmayan esnafa geçmiş yıllardaki ödemelerini aksattı diye kredi verilmiyor' diye konuştu.

-'ESNAFIN GELECEĞİ BANKALARIN İNSAFINA BIRAKILMAMALI'

M. Twain'in 'Bankalar güneşli günde şemsiye uzatıp yağmur başlayınca geri isteyen kuruluşlardır'' sözünü hatırlatan Palandöken, 'Bankalar kara liste bahanesiyle esnaf ve sanatkarların krediye ulaşmasını engelleyip önünü tıkıyor. 2003, 2009 ve 2017 yıllarında üç kez sicil affı çıkarılmasına rağmen bankalar kara liste uygulamasına devam ediyor. Esnaf ve sanatkarımızın geleceği bankaların insafına bırakılmamalı. TBMM açılır açılmaz, etkin bir sicil affı için net olarak karar verilmeli. Etkin sicil affı için çıkarılacak yasada, tüm bankaların sicil affına uyma zorunluluğu net olarak yer almalı. Çok sayıda esnaf ve sanatkarımız, bankaların sicil affına uyarak kara listeyi tamamen kaldırmasını dört gözle bekliyor' şeklinde konuştu.


ANKARA- Yurt içindeki tüm sözleşmelerde döviz yerine Türk Lirası (TL) kullanımı ile ilgili kararı ekonomimiz adına olumlu karşıladıklarını değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dövizle yapılan sözleşmelerin bir ay içerisinde TL'ye dönüştürülme kararı, içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar açısından çok olumlu olacaktır. Bir aylık süre içerisinde, sözleşmeler TL'ye dönüştürülürken kira fiyatları piyasa şartlarına göre belirlenmeli. Sözleşmeler günlük döviz kurundan değil, piyasa koşullarına göre imzalanmalı' dedi.

-'SÖZLEŞMELERDE TL'YE DÖNÜLMESİNİ HER FIRSATTA DİLE GETİRDİK'

TESK olarak kira sözleşmelerinde TL'ye dönüş çağrısını her fırsatta dile getirdiklerini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Uzun zamandan beri, kira sözleşmeleri başta olmak üzere tüm sözleşmelerin TL cinsinden yapılması konusundaki talebimizi her mecrada dile getirdik. Cumhurbaşkanı kararnamesi ile Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren karar ile artık tüm sözleşmeler 30 gün içerisinde TL'ye dönüştürülecek. İçinde bulunduğumuz piyasa koşullarında bu kararın uygulanması hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü TL'ye dönüş kararı, kirasını döviz ile ödeyen esnafı da mülk sahibini de yakından ilgilendiriyor. Artık kiracılar ay sonunda döviz kuru ne kadar olur diye kara kara düşünmeyecek. Mülk sahibi de kirasını alamamaktan endişe etmeyecek. Özellikle son zamanlarda dış güçler tarafından paramız üzerinde oynanan oyunlar ve ekonomideki gidişat açısından sözleşmelerde TL'ye dönüş kararı oldukça sevindirici' diye konuştu.

-'YENİ KİRA SÖZLEŞMELERİNDE PİYASA KOŞULLARI BAZ ALINMALI'

Dövizle yapılan kira sözleşmeleri TL'ye dönüştürülürken piyasa koşullarına göre hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Palandöken, '30 gün içerisinde TL'ye dönüştürülecek olan kiraların bedelleri hesaplanırken günlük döviz kuru baz alınmamalı. O mülkün değerine yakın olan ve TL ile sözleşme yapanların fiyatlarına uyum sağlanmalı. Günlük döviz kurları üzerinden yüksek kira bedelleri talep edilirse piyasada bir fiyat karmaşası ortaya çıkar. Yakın çevredeki diğer mülk sahiplerinin de fiyatlarını artırarak kira bedellerinin iyice yükselmesine sebep olabilir. Bu yüzden sözleşmeler yenilenirken piyasa koşulları çok iyi takip edilmeli. Kiraların piyasa koşullarına göre belirlenmesi kiracının da mülk sahibinin de lehine olacaktır' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Çırakların staj gördükleri dönemin emekliliklerine sayılması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Binlerce vatandaşımız ve halen çıraklık eğitimi alan gençlerimizin bu dönemi emekliliklerine sayılmıyor. Her platformdan seslerini duyurmaya çalışan bu mağdurlara artık çözüm getirilmeli' dedi.

-'BİNLERCE VATANDAŞIMIZ ÇIRAKLIĞIN EMEKİLİĞE SAYILMASINI İSTİYOR'

Mesleki eğitimin çalışma döneminden bir farkı olmadığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Mesleki eğitim hem ekonomi için hem esnaf için olmazsa olmaz bir unsur. Ara eleman ihtiyacının giderilmesi ve nitelikli eleman yetiştirilmesi için bunun ne kadar önemli olduğunu devamlı vurguluyoruz. Fakat meslek liselerinde staj yapılan ve iş öğrenilen çıraklık eğitim dönemi, emeklilikten sayılmıyor. Bu sebeple mağdur olan binlerce vatandaşımız var. O dönemde okul dışına çıkarak, mesleği öğrenerek çalıştıkları için emeklerinin karşılığı verilmeli.  Bu vatandaşların sigorta başlangıcı eğitim aldıkları dönemle birlikte başlamalı. Stajyer ve çırakların çalıştıkları dönemde iş kazası, meslek hastalığı veya hastalık riskine maruz kalmaları durumunda kendilerine gerekli yardımların (gelir bağlanması, istirahatli olunan sürede geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sağlık yardımı gibi) yapılması olumlu fakat yeterli değil. Aynı zamanda çıraklık veya stajyerlik dönemindeki prim gün sayıları emeklilik hesabında prim ödeme gün sayısına dahil olmalı' şeklinde söyledi.

-'STAJ MAĞDURLARI UNUTULMAMALI'

Staj mağdurlarının seslerini duyurmak için çaba harcadığını hatırlatan Palandöken, '1 Ekim'de meclisin açılmasıyla birlikte staj mağdurlarının mağduriyeti bir an önce giderilmeli. Birçok siyasi parti seçimden önce bu konunun çözüleceğini belirtmişti. Çünkü emeklerinin karşılığını isteyen vatandaşlar uzun süredir birçok mecradan seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Mesleki eğitimin önemini ne kadar çok vurguluyorsak, bu eğitimi alırken de çırakların haklarını gözetmeyi unutmamalıyız. Çünkü fiili çalışmaya dayalı bu dönemin emekliliğe sayılmaması adaletsizlik olur. SGK giriş tarihi staj başlama olarak kabul edildiğinde aradaki süre borçlanarak geri çekilmiş olacak. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'mızın bu konuyu en kısa sürede çözüme kavuşturacağına inanıyoruz' diye konuştu.


ANKARA- Esnaf ve sanatkarın nakit sıkıntısının giderilmesi için sıfır faizli 12 geri ödemesiz can suyu kredisi isteyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Sayıları 2 milyona ulaşan esnaf ve sanatkarımız 10 yıl önce verilen sıfır faizli can suyu kredisinin yeniden verilmesini dört gözle bekliyor. Nakit sıkıntısı çeken esnaf ve sanatkarımız için en az 100 bin lira limitli, sıfır faizli ve 3 yıl vadeli can suyu kredisi verilmeli. Kadın esnaf ve sanatkarımıza verilecek can suyu kredilerinin limiti ise 150 bin lira olmalı. Esnaf ve sanatkarın nefes alabilmesi için krediler 12 ay geri ödemesiz olmalı' dedi.

-'SIFIR FAİZLİ CANSUYU KREDİSİ EN SON 10 YIL ÖNCE VERİLMİŞTİ'

Esnafa nefes aldıran sıfır faizli cansuyu kredisinin en son 10 yıl önce verildiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Nakit sıkıntısı çeken esnaf ve sanatkarımız, gelişen teknolojiye bağlı olarak yaşanan gelişmelere ayak uydurmakta zorlanıyor. Bir yandan döviz kurlarındaki dalgalanmalar, yüksek faizler ve ekonomik durgunlukla mücadele eden esnafımıza verilecek can suyu kredisi büyük ölçüde rahatlama sağlar. Esnaf ve sanatkarımız için çıkarılan sıfır faizli can suyu kredisi en son 2008 yılında verilmişti. Yaklaşık 6 bin esnaf ve sanatkarımız sıfır faizli can suyu kredisinden faydalanmıştı. Esnafımıza yeniden can suyu kredisi verilmesi için devletimiz ve bankalar çağrımıza kulak vermeli. Anayasa'da da belirtildiği gibi esnaf ve sanatkarı korumaya yönelik girişimlerde bulunulmalı' diye konuştu.

-'VERGİDEN MUAF KADIN GİRİŞİMCİLERE MİKRO KREDİ VERİLMELİ'

Öte yandan evlerde üretim yapan ve vergiden muaf olan esnafın da mikro kredilerle desteklenmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, 'Başta ev kadınları olmak üzere çok küçük çaplı faaliyetlerde bulunanlara verilen mikro krediler ekonomi için hacminden çok daha büyük etki yaratıyor. Evde üretim yapan ve vergiden muaf olan esnaf, mikro kredi sayesinde küçük meblağlı nakit kaynağı ile girişimci oluyor. Küçük çapta başlayan girişimcilik faaliyetleri hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de istihdam oluşturarak işsizliği önlüyor. Evde börek açarak mikro kredi sayesinde seri üretime geçen ve dünyaya açılan girişimci kadınların örneğine rastlıyoruz. Bu tarz girişimciliklerin önünü açmak için, imkanları kısıtlı olan esnafımıza verilen mikro krediler yaygınlaştırılmalı. Küçük çaplı faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarlar mikro kredilerle daha çok desteklenmeli' şeklinde konuştu.


ANKARA- Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu'nun (TESK) 20. Olağan Genel Kurulu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un teşrifleri ile Grand Ankara Otelinde gerçekleştirildi.

Yapılan seçimler sonucunda 711 Genel Kurul delegesinden  671 delege oy kullandı.72 oyun geçersiz sayıldığı seçimlerde 599 geçerli oyun tamamını alan Bendevi Palandöken 3. kez Türkiye Esnaf  ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel başkanlığına seçildi.

72 Oyun geçersiz sayıldığı seçim sonuçlarında Bendevi Palandöken'in listesi şu isimlerden oluştu:

Yönetim Kurulu Asil Üyeler: Mehmet Burhan Aksak (Muş), Fevzi Apaydın (TŞOF), Zekeriya Mutlu (İzmir), Ömer Küsbeoğlu (Gaziantep), Alican Ebedinoğlu (Diyarbakır), Arif Tak (Bursa), Fazlı Yalçındağ (Türkiye Kasaplar Federasyonu), Adlıhan Dere (Antalya), Şevket Keskin (Malatya), Ahmet Övüç (Kayseri), Güven Aksoy (Rize), Bedir Limon (Erzincan), Özcan Saraçoğlu (Türkiye Madeni Eşya Sanatkârları Federasyonu), Abdülkadir Teksöz (Hatay).

Denetim Kurulu Asil Üyeler: Muharrem Karabacak (Konya), Beşir Köksal (Sivas), Bahamettin Öztürk (Kırşehir), Talat Dinçer (Mersin), Halil İbrahim Balcı (T.FIR.FED)

Seçimler sonrasında delegelere teşekkür konuşması yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Tüm esnaf ve sanatkâr teşkilatlarına bana tekrar bu görevi layık gördükleri için teşekkür ediyorum. 10 yılı aşkın süredir bu camianın tüm taleplerini duyurmaya, tüm sorunlarıyla yakından ilgilenerek çözüm bulmaya çalıştık. Bundan sonra da ülkemizin olmazsa olmazı esnaf ve sanatkârlardan aldığım güç ve destek ile çalışmaya devam edeceğim' dedi.


 

ANKARA - Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Türkiye'ye yönelik uygulanan ekonomik saldırı süreci atlatılacak, fiyatlar düşecek ve ülkemiz güllük gülistanlık olacak." dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın katılımıyla Grand Ankara Otel'de gerçekleştirilen TESK'in 20. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Palandöken, esnaf ve sanatkarlara verdiği desteklerden dolayı Erdoğan'a teşekkür etti.

 

Palandöken, esnaf ve sanatkarın Türkiye'nin olmazsa olmazı olduğunu belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanım esnaf ve sanatkarların sorununu çözmek için elinizden gelen gayreti gösterdiniz ve her zaman bize destek oldunuz." diye konuştu.

 

Türkiye'ye yönelik uygulanan ekonomik saldırı sürecinin atlatılacağını ifade eden Palandöken, bu sürecin son bulacağını, fiyatların düşeceğini ve ülkenin güllük gülistanlık olacağını söyledi.

 

Esnafın ekim ayını beklediğini aktaran Palandöken, "Ekim ayı hayır ayı olacak ve Türkiye'ye milyon dolarlar akacak." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Kur yükseldi" diye tüketicilere zamlı ürün satan fırsatçılara müdahale edilmesini isteyen Palandöken, "Bu zam fırsatçılarına fırsat vermeyin Cumhurbaşkanım." ifadelerini kullandı.

 

Palandöken, Türk parasının korunması için alınan kararların esnaf kesimine yardımcı olduğunu belirtti. Türkiye'nin esnafın ürettiği katma değerli ürünlerle yurt dışına ihracat yapan ülke haline geldiğini aktaran Palandöken, şunları kaydetti:

"Onun için bizden korkuyorlar. 'Kendi uçağını, helikopterini, arabasını yapamaz, dışa bağımlı' dediler ama siz ne yaptınız, dik durdunuz. 'Bu ülkeyi bu sıkıntıdan kurtaracağım' dediniz ve kurtardınız."

Konuşmaların ardından Palandöken, Erdoğan'a nakkaş kase, Yıldırım'a da sabır vazosu takdim etti.?


 

ANKARA- Ankara'daki su indirimini tüm belediyelerin örnek alması gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnafın su ve elektrik faturalarında indirim sağlanması konusunda taleplerimizi her zaman dile getiriyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin tüm konut ve işyerlerinde su faturalarında indirime gitmesi diğer belediyelere de örnek olmalı. Vatandaşın da esnafın da buna ihtiyacı var' dedi.

-'ANKARA GİBİ DİĞER BELEDİYELER DE FATURALARDA İNDİRİME GİTMELİ'

Tüm belediyelerin faturalarda indirime gitmesinin çok olumlu olacağını dile getiren Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Dr Mustafa Tuna 17 Eylül'den itibaren geçerli olacak tüm iş yeri ve konutlar için yüzde 17 oranında su indirimi yapılacağını açıklamıştı. Bu karar ülkemiz çapında tüm belediyelere örnek olmalı. Çünkü son dönemlerdeki ekonomik dalgalanmalar, stokçular yüzünden fiyat artışına giden marketler, enflasyon ve bunun gibi nedenlerle vatandaşın alım gücü düştü. Bu olumsuz durumda bir nebze fayda sağlamak için faturalarda indirime gitmek büyük katkı sağlayacaktır. Yalnızca suda değil elektrikte ve kış ayları yaklaşırken doğalgazda da bir indirim hem vatandaşı hem esnafı rahatlatacaktır' diye konuştu.

-'ESNAFA FATURALARDA ÖZEL BİR İNDİRİM DE SAĞLANMALI'

Esnafın birçok kalemde zorluk çektiğine değinen Palandöken, 'Vatandaşın biraz bile alım gücünün düşmesi, esnafı direkt olarak etkiliyor. Dolayısıyla fatura indiriminin tüm ülkeye yayılmasını istiyoruz ve ek olarak esnafa özel bir indirim de sağlanmalı. Çünkü esnaf zaten birçok kalemde birçok sorunla baş etmeye çalışıyor. Bunu kiralar, stopaj gibi birçok vergi, çevresindeki büyük marketler, AVM'ler, iç ticaretteki en ufak bir dengesizlik ve benzeri konular oluşturuyor. Bu sebeple esnafın dükkanında elektrik, su, doğalgaz, internet gibi devamlı giderlerde özel bir indirim sağlanmalı' şeklinde söyledi.


ANKARA- Başta elektrik, doğal gaz ve petrol olmak üzere lokomotif ürünlere yapılan zamların maliyetleri artırarak ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'A'dan Z'ye tüm ürünlerin fiyatını etkileyen ana unsurlara yapılan zamlar devlet tarafından süspanse edilmeli. Devlet bu tür zamları yaparken çok dikkatli olmalıdır. Ürünlerin maliyetini düşürmek için lokomotif ürünlere yapılan zamlar vatandaşa yansıtılmamalı. Enflasyonla mücadele başarılı olmak için bu tür zamlara dur denmeli' dedi.

-'ELEKTRİK ZAMMI BİR AY ERKEN GELDİ'

Enerjideki zamların vatandaşa yansıtılmadan devlet tarafından süspanse edilmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Piyasanın rahatlaması için bazen devlet zamları geciktirip fiyatları kontrol altına almalı. Elektrik, doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki zamlar, tüm ürünlerin fiyatını etkilediği için vatandaşa yansıtılmamalı. Normalde üç ayda bir tarife yenilenen elektrikte fiyatlar bir ay önceden artırılmış oldu. Doğal akış seyretseydi, elektrik tarifeleri Ekim ayında yenilenecekti. Şimdi tüm zamlar üst üste gelmiş oldu. Kurban Bayramı'ndan yeni çıkan vatandaşlar şimdi de okulların açılmasıyla birlikte çocukların eğitim masraflarını karşılayacak. Eğer zamlar bir süre daha ertelenseydi vatandaşlarımız yeni eğitim öğretim yılını zamsız geçirmiş olacaktı. Ana girdi olan elektrik ve doğal gaz zamları süspanse edilseydi enflasyon rakamları da bu kadar yüksek çıkmaz. Çünkü enerjideki zamlar enflasyon rakamlarını doğrudan etkiliyor' diye konuştu.

-'TÜM KESİMLER ZAMLARDAN OLUMSUZ ETKİLENİYOR'

Esnaf ve sanatkârın en yüksek tarifeden elektrik faturası ödediğini hatırlatan Palandöken, 'Enerji, esnafımızın en önemli maliyet unsurundan biri olduğu için bu zamlardan en çok esnafımız etkileniyor. Esnafımızın yanı sıra sanayici başta olmak üzere tüm kesimler zamların etkisini yaşıyor. Enerji kalemlerine gelen fiyat artışı tüm mal ve hizmetlerin fiyatını artırmaktadır. Bu yüzden, özellikle enerji gibi çok yoğun bir şekilde girdi olarak kullanılan lokomotif ürünlere yapılan zamlar süspanse edilmeli. Enerjideki zamların bir süreliğine vatandaşa yansıtılmaması için çalışılmalı. Öte yandan elektrik ve su başta olmak üzere enerji fiyatlarında esnafa özel indirim sağlanmalı' şeklinde konuştu.


ANKARA- Mesleki eğitimin daha fazla güçlendirilmesinin ekonomiye büyük yatırım niteliğinde olduğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '2018-2018 Eğitim ve Öğretim yılının kısa süre içerisinde başlayacak olması tüm velilerimizi heyecanlandırıyor. Ekonominin güçlenmesi, özellikle genç işsizliğin azalması için mesleki eğitimin önemi çok büyük. Her fırsatta dile getirdiğimiz nitelikli eleman ihtiyacının karşılanması için ancak bu yolla mümkün olur' dedi.

-'MESLEKİ EĞİTİM DAHA FAZLA GÜÇLENDİRİLMELİ'

Mesleki eğitimin istihdama büyük katkı sağladığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'İşsizliğin azalması, esnafımızın yanında çalıştıracak çırak bulması için mesleki eğitimin önemini her zaman vurguluyor ve destekliyoruz. Birçok sektörün ihtiyacı olan ara eleman ihtiyacını ancak bu yolla karşılayabiliriz. Mesleki eğitim ve nitelikli iş gücü, uluslararası geçerliliği bulunan bir belge ile yurt dışında da istihdam imkânı bularak ülkemizin küresel ekonomide rekabet edilebilirliğini artırır. Bu sebeple mesleki eğitim daha da güçlendirilmelidir' diye söyledi.

-'GENÇLERİN VE EKONOMİMİZİN MESLEKİ EĞİTİME İHTİYACI VAR'

 

Son ekonomik gelişmelerde mesleki eğitmin ve yerli üretimin öneminin bir kez daha öne çıktığına işaret eden Bendevi Palandöken, 'Ekonomide ayaklarımızın üzerinde durabilmek ve dünya ile yarışmak için mutlaka mesleki eğtime daha çok önem vermeliyiz. Ara eleman ihtiyacının varlığından ve yetiştirilmesinden söz ederken bunun nitelikli ve donanımlı olması gerektiğinin altını çiziyoruz. Meszleki eğitimde ne kadar yol katedersek kaleteli yerli üretim o dterece artar. Kaliteli yerli üretimin artamı s ihracatın artmasıdır. Bu da dünya ile mücade demektir. Çünkü yerli üretimin artmesi ile italata olan bağımlılık azalır, ihracaat artar. Nitelikli iş gücü için donanımlı mesleki eğitim olmazsa olmazımız olmalıdır. Bu vesile ile 2018/2019 yeni eğitim ve öğretim yılının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum' diye konuştu.


 

ANKARA- Son dönemde enflasyonda yaşanan yükselişin en büyük sebeplerinden birisinin akaryakıta ve ulaştırma sektörüne yapılan zamlar olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Enflasyonun aşağı gelmesi ve yükselişinin önlenmesi için ulaştırma sektörüne özel önem verilmeli. Bunun için ticari akaryakıt mutlaka ulaştırma sektöründeki esnafımıza verilmeli. Aksi halde enflasyonda yaşanan yükselişin aşağı gelmesi zor olacak gibi görünüyor' dedi.

-'AKARYAKIT A'DAN Z'YE HER ŞEYİ ETKİLİYOR'

Devletin tarımda olduğu gibi ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren kesime de destek vermesi gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren taksici, dolmuşçu, kamyoncu, halk otobüsçü ve minibüsçü olmak üzere tüm taşımacı esnafının kullandığı akaryakıt ürünlerine devlet çiftçiye olduğu gibi ticari akaryakıt uygulaması getirmeli. En kötü ihtimalle akaryakıttaki  ÖTV kaldırılmalı. Çünkü ulaştırma sektöründe kullanılan akaryakıta lokomotif ürün olduğu için gelen her 1 kuruş zaman A'dan Z'ye her ürünü yakından ilgilendiriyor. Her 1 kuruş zam her ürene zam olarak yansıyor. Bu de enflasyonu tetikliyor' diye konuştu.

-'ŞOFÖR ESNAFI RAHATLARSA ÜLKE RAHATLAR'

Şoför esnafının ulaştırma sektöründe karşılaştığı sorunların vakit kaybedilmeden çözülmesi gerektiğini kaydeden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Akaryakıt ve yedek parça fiyatlarının yüksekliği, vergi ödemeleri ve sosyal güvenlik primleri, zorunlu trafik sigorta primleri ve üstüne bir de korsan taşımacıların haksız rekabeti şoför esnafının sırtına yük oluyor. Ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren esnafımız, sorunların çözümü için ile enflasyon kesinlikle aşağı gelir. Enflasyonun düşmesi ülkenin rahatlamasıdır. Ulaştırma sektörünün bazı girdilerini devlet mutlaka karşılamalıdır. Öncelikle taşımacı esnafın kullandığı mazottan ÖTV kaldırılırsa şoför esnafı için çok önemli bir adım atılmış olur. Şoför esnafının rahat nefes alması ile ulaştırma sektörü de vatandaş da rahatlar' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Ağustos sonu itibariyle Esnaf ve Sanatkar Siciline kayıtlı 1 milyon 733 bin 215 esnaf ve sanatkar olduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve sanatkar sayısında son bir ayda 2 bin 519, yılın ilk 8 ayında 48 bin 790 ve geçen 2017 yılının Ağustos ayından bu yılın Ağustos sonuna kadar ise 43 bin 367 esnaf sayısında artış meydana geldi' dedi.

-BİR AYDA ESNAF