Market Yasa Tasarısı
ve Çeşitli Esnaf
Sorunlarının dile Getirildiği TV Programları

Hiper - Grosmarketler Karşısında Bakkal ve Market Esnafının Durumu Hakkında Rapor

Mahalle Kültürümüzün Ayrılmaz Parçası Bakkal Gibi Haksızlık Yaptığımız Kaç Meslek var ?

Bakkal ve Market Esnafı Neden Yaşamalı ve Yaşatılmalı ?

Ödül Almış En Güzel Bakkal Öyküleri

Büyük Mağazalar
Kanun Tasarısı Taslağı

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 

ANKARA -  Eğitimli işsiz sayısının azaltılması için üniversitelerin pratik öğrenime daha çok önem vermesi gerektiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Üniversitelerdeki eğitimlerde pratik uygulamaya önem verilmeli. Tüm bölümlerde staj zorunlu olmalı. Okul hayatı boyunca beyanname görmemiş iktisat mezunu, hiç haber yapmamış gazetecilik mezunu öğrencilerimiz var. Gençler mezun olduklarında işi bire bir yaparak öğrenemedikleri için iş bulmakta zorlanıyorlar. Nitekim bunun sonucu olarak da ülkemizde üniversiteden mezun 24 yaşın altındaki gençlerde her 10 gençten 4'ü işsiz' dedi.

-'ÜNİVERSİTE MEZUNU 24 YAŞ ALTINDAKİ HER 10 GENÇTEN 4'ü İŞSİZ'

Üniversite mezunu işsizlerin her yıl arttığına vurgu yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Üniversitelerimiz her yıl milyonlarca iş gücüne katılımı sağlayacak mezun veriyor. Bununla beraber işsizlik ve sektörlerin ara eleman ihtiyacı da artıyor. Ama üniversite mezunu her 10 gençten 4'ü işsiz. Buradaki tezatlığın birçok sebebi var. Eğitimlerin teoride kalması, birçok gencin ailesinin isteğiyle sevmediği bir bölüm okuması ya da bir üniversite olsun da bölümü ne olursa olsun yaklaşımı gibi. Mesleki eğitimin öneminin halen tam anlamıyla kavranamamış olması da büyük bir sebep. Durum böyle olunca üniversite mezunlarından eğitimli işsizler ordusu ortaya çıkıyor. Öğrencilerin mezun olmadan önce okudukları bölümle ilgili mutlaka sahada çalışma yapmış ve birebir nasıl bir mesleği yapacaklarını görmüş olmaları başarı için ollmazsa olmaz' diye konuştu.

-'MESLEKİ İHTİYAÇLARIN BÖLGE BÖLGE TESPİTİ İŞSİZLİĞİ BİTİRİR'

Mesleki ihtiyaçların bölgesel olarak tespiti ile dengelenmesi gerektiğini belirten Palandöken sözlerine şu şekilde devam etti: 'Gençlerimiz üniversitelerden yapboz parçaları gibi dağınık bilgilerle mezun oluyor. Bu parçaların birleştirilmesi, doğru yerlere konulması ise pratik öğrenmeden geçiyor. Okul hayatı boyunca beyanname görmemiş iktisat, bir kez haber yapmamış gazetecilik mezunu öğrencilerimiz var. Staj zorunluluğu bu yüzden önemli. Eğitimli işsizlerin azaltılması için okul dönemindeyken buna müdahale edilmeli. Öğrenciler yapacakları mesleği sıralarından değil sahaya inerek öğrenmeli. Bunlardan ziyade bölgesel olarak dengesiz bir yığılma var. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi ticaret merkezlerinin simgesi olan illerde eleman fazlalığı yüzünden, taşrada ise eleman eksikliğinden işsizlik yaşanıyor. Bölge bölge meslek ihtiyaçlarının listesi çıkarılıp sayıların tespit edilmesi ekonomik dengeyi sağlar, işsizliği bitirir.'

ANKARA - Türkiye genelinde yeni yaşam alanlarının site kültürüne dönüştüğünü ve her sitede ortalama 500- 1000 daire bulunduğuna dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülke genelinde hemen hemen her ilde yaşam ve ikame alanları ferdi konutlardan site kültürüne dönüşmeye başladı. Özellikle şehir dışında kurulan ve en az 3- 4 bin kişinin yaşadığı siteler modern hayatın artık vazgeçilmezidir. Üç büyük şehir başta olmak üzere birçok ilde AVM arzı fazlasıyla doyuma ulaştı. Bundan sonra bu alanlarda uzun zamandan beri savunduğumuz küçük esnaf ve sanatkârın içerisinde yer aldığı cadde mağazacılığının geliştirilmesi artık kaçınılmaz' dedi.

-'SİTE YAŞAMI ESNAF İLE GÜZEL OLUR'

 Yeni yapılaşmalarda küçük esnafa yer verilmesi hem sitede yaşayan insanların faydasına hem de küçük esnaf ve sanatkârların faydasına olacağını Bendevi Palandöken, 'Cadde mağazacılığını yıllardan beri savunuyoruz. 800-1000 dairenin olduğu yeni yaşam alanlarında küçük esnafa yer verilmesi esnafımız için önemli. Mahalle aralarına kadar giren zincir marketlere karşı küçük esnafımız için sitelerde bu tür iş yerleri açmak ayakta kalmak adına çok önemli. Yani bir pantolon paçası onarmak için o sitede terziye, insanların tıraş olmaları için berber ve bayan kuaförüne, bakkal gibi iş yerlerine ihtiyaç var. 5-10 küçük dükkândan oluşan bu cadde mağazacılığı büyük markalar yerine küçük esnaf tarafından yapılmalı. Böylece geçmiş yıllarda esnafın cadde mağazacılığı anlayışına yeniden bir dönüş oluyor. Bu dönüş de esnafımız adına sevindiricidir. Çünkü esnafın olduğu yerde rekabet olur, tüketicide kazanır' diye konuştu.  

ANKARA- Kredi çekerken iktisadi değer taşıyan tüm varlıkların ekonomiye kazandırılmasını sağlayan Taşınır Rehni Sicil (TARES) uygulamasından en fazla esnafın yararlandığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '1 Ocakta başlayan taşınır rehni sicil uygulamasından 8 Eylül itibariyle 2 bin 740 rehin sözleşmesi ile en çok esnaf yararlandı. Esnafın krediye ulaşmasını kolaylaştıran bu uygulama esnafı rahat ettirdi. Ekonominin en büyük ayağı olan esnafa yönelik bu tarz destekler her zaman olumlu olacaktır' dedi.

-'7 AYDA 2 BİN 740 ESNAF KREDİYE KOLAYCA ULAŞTI'

TARES sisteminden 2 bin 740 esnafın yararlandığını bildiren Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca 1 Ocak'ta başlatılan taşınır rehni uygulaması en çok esnafı rahatlattı. Küçük işletmelerin, çiftçinin ve esnafın finansal ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilmesi için yapılan sistemde 1 Ocak ? 8 Eylül arasında 5 bin 828 sözleşme yapıldı. Bu rehin sözleşmelerinden 2 bin 740 sözleşme ile en çok esnaf yararlandı. Kredi alırken işletmenin tamamının teminat olarak gösterilmesi zorunluluğunu ortadan kaldıran bu uygulama ekonomimizdeki dengesizlikleri de zamanla düzeltecektir. Biz TESK olarak 1 Ocak'ta TARES ile ilgili genelge yayınladık fakat bu uygulamadan vatandaşlar da dahil olmak üzere hala haberi olmayanlar var. Bu kanunun ne tür kolaylıklar sağladığını esnaf başta olmak üzere herkesin öğrenmesi gerekiyor' şeklinde konuştu.

-'TAHSİL ETMEYİ BEKLEYEN ALACAĞA KADAR BİRÇOK ŞEY REHİN VERİLİYOR'

Kredi çekerken birçok varlığının rehin verilebileceğini hatırlatan Palandöken, 'Taşınır rehni uygulaması iki esnaf arasında da işleyebileceği gibi, taraflar birbirine mallarını rehin edebiliyor. Bu sistemle kredi alırken işletmenin tamamını teminat olarak göstermek yerine birçok şey rehin kapsamına giriyor. Ticari hatlar ve plakalar, stok mallar, fikri ve sınai mülkiyet hakları, sarf malzemeleri, kira gelirleri ve ticari projeler, eldeki makineler rehin verilebiliyor. Bunların yanında çiftçi elindeki ürünü de, ileride alacağı ürünü de rehin gösterebiliyor. Rehin verilen varlık türlerinde ilk 7 ayda 454 bin 77 adetle ilk sırada alacaklar kayda geçti. Yani vatandaş kredi çekebilmek için tahsil etmeyi beklediği alacağını rehin verdi. Onu 37 bin 133 ile makine ve teçhizatlar, 10 bin 948 ile stoklar, 4 bin 630 ile hayvan varlığı, 3 bin 975 ile ticari plaka ve ticari hatta rehin işlemi takip etti' diye bilgi verdi. 

ANKARA- İç huzurun teminatı olan esnafın AVM ve zincir marketlerin haksız rekabetine karşı korunması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizdeki ticari rekabetin büyük olanın daha da büyütülmesi modelini bırakıp önce küçük olanın büyütülmesi modeline geçmeli. Esnaf iç huzurun teminatıdır. Esnafın AVM ve zincir marketlere yenik düşmesi ekonominin de iç huzurun da dengesini bozar. Esnafın kat be kat üstünde büyük bir ekonomiye sahip AVM ve zincir marketler esnafla değil gelişen teknolojik şartlarla yarışmak olmalı' dedi.

-'ESNAFIN AVMYE YENİLMESİ EKONOMİ VE İÇHUZURUN DENGESİNİ BOZAR'

Esnafın ekonomiyle birlikte iç huzurun sağlanmasında büyük rol oynadığını vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve sanatkârın ekonominin yapıtaşı olmasının yanında başka bir rolü daha var; ülkedeki iç huzurun en büyük teminatı olmaları. Esnaf olmasa sokaklar caddelerde güvenlik huzur olmaz. Bugün şehre gelen misafiri ilk tanıyan esnaf ve sanatkârdır. Bu sebeple önce küçük olanın düşünülmesi, geliştirilmesi ve rekabete eşit şartlarda katılması sağlanmalı. Yoksa herkes ticaret yapabilir ama güçlü olanın güçsüzü daha fazla ezerek büyümesi yanlıştır. Biz her sokağa giren büyük marketlerle in her sokağa girerken eşit şartlarda bir yarış olsun istiyoruz. Ülkemizde her bölgede esnaf ve sanatkârın çeşitli sıkıntıları var. Tabi bununla beraber ülkenin kendi sorunları da var. Fakat esnaf ve sanatkâr siyaset üstüdür. Bu sorunlar arasında esnaf en çok haksız rekabet ve kuralların uygulanamamasından mustarip' şeklinde konuştu.

-'AVM VE MARKETLER ESNAF YERİNE GELİŞEN TEKNOLOJİYLE YARIŞMALI'

AVM ve zincir marketlerin küçük esnafla rekabet etmektense gelişen teknoloji ile kendi seviyesini yükseltmesi gerektiğini belirten Bendevi Palandöken, 'Perakende yasası çıktı ama beklentimizi karşılamadı. Anayasanın amir hükmü 173. Maddesi esnaf ve sanatkâr korunur kollanır gelişmesi sağlanır diyor. Böyle bir yasanın çıkmasına gerek bile kalmaması lazım. Bu madde başka bir kesime değil de esnafa söylenmiş çünkü esnaf ülke ekonomisinin temel taşıdır. Dünyada önce küçük işletmelerin geliştirilmesine doğru bir dönüşüm yaşanıyor. Bizde ise büyük sanayi sektörleri hazır perakende sektörüne girmeye çalışıyor. Biz onlardan daha çok teknoloji üretip ülkeye katma değer sağlamalarını bekliyoruz. Yoksa rekabet yapamaz diye bir kural yok. Ticaret serbestliği var. Mahalle arasındaki bakkalla rekabet etmek kolay. Bekliyoruz ki yıllar önce onlara verilen emekle artık ihracatta en üst seviyeyi yakalamış teknolojik alanda gelişmiş olsunlar' diye söyledi.

ANKARA- Temmuz ayı işsizlik verilerinin açıklanmasını değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizde işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 10,7 olarak bildirildi. İşsizliği azaltmak ve en azından sabit tutabilmek için her yıl en az 1 milyon yeni istihdam yaratılması gerekiyor. İhtiyaca göre mesleki eğitim yapılmalı' dedi.

-'HER YIL EN AZ 1 MİLYON İSTİHDAM ALANI YARATILMALI'

Artan nüfus ve işgücü ile her yıl en az 1 milyon istihdam yaratılması gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Açıklanan son TÜİK verilerine göre 15 ve daha yukarı olan yaşta işsiz sayısı geçen yılın temmuz dönemine göre bu yıl temmuz döneminde 119 bin kişi artarak 3 milyon 443 bin kişi oldu. Bununla beraber işsizlik oranı değişmeyerek yüzde 10,7'de kaldı. Önümüzdeki 10 yıl içinde nüfus ve dolayısıyla iş gücü artışı büyük oranda gerçekleşecek. Bu da yeni iş imkânları yaratılması gerektiğini gösteriyor. İşsizlik oranını sabit tutmak ve zamanla azaltmak için her yıl en az 1 milyon yeni istihdam alanı yaratılmalı' diye söyledi.

-'MESLEKİ EĞİTİM İHTİYACA GÖRE ŞEKİLLENMELİ'

Nitelikli ara eleman eksiğinin ihtiyaca göre mesleki eğitim ile aşılacağını vurgulayan Palandöken, 'Ülkemizin işsizlikten çok mesleksizlik sorunu olduğunu her defasında hatırlatıyoruz. Birçok iş yeri kalifiye ara eleman ihtiyacı var fakat aradığı vasıflarda çalışacak insan bulamıyor. Nitelikli işgücünün artışı ile bu sorun da ortadan kalkar. Bunun için mesleki eğitimler sektörlerin ve iç ticaretin ihtiyacına göre şekillenmeli. Bu eğitimler teknik ve uygulamaya daha çok önem vermeli. Kadınların da işgücüne katılımında destekler artırılmalı. Geçen yıl temmuz dönemine kıyasla bu temmuzda kadınların iş gücüne katılım oranı 1,3 puan artarak yüzde 34,3 oldu. Bu rakamı daha yukarılara çekmeliyiz. Bunun yanı sıra ülkemizde 15-29 yaş arası 18 milyon gencin 5 milyonu ne okuyor ne de çalışıyor. Onların da bu şekilde mesleki eğitimlerle katılımının sağlanması ekonomimiz için büyük bir atılım olacaktır' şeklinde konuştu.

ANKARA- Başbakan Binali Yıldrırım tarafından Esnaf ve Sanatkarlar için açıklanan yeni kredi paketini değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnafımıza verilen bu destek boşa gitmez. Esnaf ekonominin barometresidir. 150 bin liralık kredi limitinin 200 bin lirayla çıkarılması ekonomiyi daha da canlandıracaktır. Öte yandan yeni iş yeri alan esnafımıza verilecek 500 bin liralık kredi, esnafımızı kiracılıktan kurtaracak ve kendi dükkanının sahibi yapacak' dedi

-'TİCARİ TAŞIT SATIŞLARI HIZLANACAK'

Ticari taşıt kredisinin ticari satışlarında artışa sebep olacağını da anlatan Bendevi Palandöken, 'Ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren esnafımız uzun zamandan beri bu kredi desteğini bekliyordu. Henüz araçlarını ÖTV desteğinden yararlanarak değiştirmemiş olan taksici, minibüsçü, servis aracı işletmecisi, halk otobüsçüsü, kamyon ve kamyonetçi esnafımız için büyük bir fırsat geldi. Bu esnafımız hem ÖTV desteğinden yararlanarak aracını yenileyebilecek, hem de yeni araç için 5 yıla varan vadeli ve düşük faizli kredi kullanabilecek' diye konuştu.  

-'TAŞIT KREDİSİ DESTEĞİNDEN TÜM ESNAF YARARLANACAK'

Taşıt kredisi desteğinden sadece ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren esnafın değil işiyle ilgili araç kullanan tüm esnaf ve sanatkarın yararlanabileceğini belirten Palandöken, 'Halden aldığı meyveyi ve sebzeyi manavına kendi kamyonetiyle taşıyan esnafımız aracını 5 yıllık kredi ile yenileyebilecek. Krediler kullanılmaya başladıktan sonra yollarımızda daha çok lüks taksiller ve ticari araçlar göreceğiz. Bu desteğin ve kredilerin verilmesinden dolayı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdodğan, Başbakanımız Binali Yıldırım, Gümrük ve Ticaret Bakını Bülent Tüfenkçi ve Maliye Bakanı Naci Ağbal başta olmak üzere tüm bakanlarımıza 2 milyon esnafımız adına teşekkür ederiyoruz' şeklinde konuştu.

ANKARA - 2016 yılının Aralık ayı ile 2017 yılının Ocak ve Şubat aylarında ödenmesi gereken SGK Primlerinin ödemelerinin 9 ay ertelendiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bu primler, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ödenecek. Esnaf hem içinde bulunduğu ayın primini hem de geçmiş dönemden ertelenen primleri aynı anda ödemek zoruinda kalacak. Bir de yapılandırmadan gelen borç taksitlerinin ödemesi eklenince yılın son üç ayı esnafın mali yükü 3 katına çıkacak' dedi.

-'2018 OCAKTAN İTİBAREN 6 AY İÇİNDE ÖDENSİN'

Esnafın, 3 ayrı döneme ait SGK primlerinin ödenmesinin altından kalkamayacağının altını çizen Palandöken, 'Aralık 2016 ile Şubat 2017 arasında ödemesi gereken ve ertelenen primlerin ödemesi, Ekim ayından değil 2018 yılının Ocak ayından başlamalı ve 6 aya yayılarak tahsil edilmeli.  Aksi halde esnafımız ya içinde bulunduğu dönemin primini ödeyemeyecek ya da yapılandırmadan gelen taksitlerini ödeyemeyecek' uyarısında bulundu.

ANKARA- Okul çevrelerindeki korsan satıcılara asla esneklik gösterilmemesi gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Özellikle ilkokul ve ortaokulların çevrelerinde bulunan korsan satıcılara yönelik denetimler artırılmalı. Zabıta ekiplerimiz çocuklarımızın sağlığına direkt zarar veren bu satıcılara asla taviz vermemeli. Gelişmekte olan ülkemize sağlığı tehdit eden korsan satıcılar yakışmıyor' dedi.

-'EN SAĞLIKLI GIDA TAKVİYESİ BESLENME ÇANTASIDIR'

Özellikle ilk ve ortaokul çevrelerinde bulunan ve açıkta satış yapan korsan satıcılara karşı uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Korsan satıcılar tam gelişme döneminde olan çocuklarımız için çok büyük bir tehlike arz ediyorlar. Özellikle okul çevrelerinde sağlıksız ve açık şekilde yiyecek içecek satışı yapanlar resmen zehir satıyor. Mikrop ve bakteriler tezgâhta açık şekilde satılan gıda ürünlerine kolaylıkla yapışıp üreyebilir. Gıda zehirlenmelerine bu şekilde çok sık rastlanıyor. Aynı zamanda açıkta satılan bu ürünler hepatit A, kolera, tifo gibi hastalıklarla beraber fiziksel gelişimlerine doğrudan zarar verebilecek kadar büyük etki yaratabilir. En sağlıklı gıda takviyesi çocuklara evde beslenme çantası hazırlanmasıdır. Ona imkân yoksa ambalajlı ve tüketim şartlarına uygun şekilde satılan gıda ürünleridir' şeklinde konuştu.

-'OKUL ÇEVRELERİNDE SEYYAR SATICILARA GÖZ AÇTIRILMAMALI'

Korsan satıcılara hiçbir şekilde esneklik gösterilmemesi gerektiğini belirten Palandöken sözlerine şu şekilde devam etti: 'Kimin ne şekilde nerede ürettiği belli olmayan korsan satıcı ürünlerinde bir sağlık sorunu yaşandığında sorumlu da bulunamıyor. Bu şekilde açıkta satılan ürünlerin hijyenik olmadığı, hastalıklara davetiye çıkarttığı da birçok kez raporlandı. 10 milyonu aşkın ilkokul ve ortaokul öğrencimizin sağlığını tehlikeye atan satıcılara asla esneklik gösterilmemeli. Ülkemizdeki 62 bin 250 okulun, başta büyükşehirlerdeki okullar olmak üzere etrafında denetimler artmalı. Okul aile birliği, veliler ve zabıta ekipleri kendilerine düşen sorumluluk payının bilincinde olmalı. İş birliği içerisinde okul etraflarında korsan satıcılara göz açtırmamalı. Gelişmekte olan ülkemize de bu şekilde satış yapan korsan sokak satıcıları yakışmıyor maalesef.'  

ANKARA- Nitelikli ve belgeli iş gücünün farkındalığını artırmak için mesleki yeterlilik belgelendirme merkezi projesini hayata geçirdiklerini bildiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'TESK olarak bugüne kadar 40 ulusal meslek standardı hazırladık. Mesleki eğitimde en çok önem verdiğimiz hijyen, iş sağlığı ve güvenliği, müşteri ilişkileri gibi konularda sınav ve belgelendirme aşamaları ile esnafı belgeli şekilde işinin ehli yapmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz ve bu yıl Eylül ayında yetkilendirme sözleşmesini imzaladığımız Esnaf ve Sanatkârlar Yeterlilik Merkezi (ESYEM) projemiz ile mesleki yeterlilik sınavları düzenleyip başarılı olanlara belgelendirme yapacağız. Nitelikli ve belgeli iş gücünün farkındalığını artırmayı amaçlıyoruz' dedi.

-'İŞİNİN EHLİ ESNAF ÜLKE KALKINMASINDA BÜYÜK ROL OYNAR'

Hizmet sektöründe işinin ehli olan esnaf ve sanatkâra önem verdiklerini vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '900 yıllık Ahilik geleneğinin günümüze uyarlanması artık mesleki eğitimden geçiyor. Ahilik geleneği bugün modern teknolojide kullanılarak yeni nesil esnafın yaratılmasında önemli rol oynayacaktır. Konfederasyon olarak ulusal yeterlilik sisteminin her aşamasına önem ve destek veriyoruz. Bugüne kadar hazırladığımız 40 ulusal meslek standardının 36'sı resmi gazetede yayınlandı. Aynı zamanda 30'a yakın da ulusal yeterlilik belgesi hazırlayarak ilgili sektörlerin hizmetine sunduk. İşinde uzmanlaşmış bireyler ülkemizin ve ekonomimizin de kalkınmasında büyük rol oynar. Bu bilinçle iç piyasanın ihtiyacı olan elemanların standartlarını sınav ve belgelendirme aşamaları ile yükseltmeyi hedefliyoruz. ESYEM projemizle beraber mesleki yeterlilik belgelendirme merkezi oluşturduk. Merkezin yetkilendirme sözleşmesini ise 17 Eylül 2017'de TESK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mesleki Yeterlilik Kurumu arasında imzaladık' diye konuştu.

-'KADINLARIN İŞİNDE BELGELİ OLARAK ÇALIŞMASINA ÖNEM VERİYORUZ'

Kadınların işgücüne en büyük katılım sağladığı kişisel hizmet sektöründe de 14 ulusal meslek standardı hazırladıklarını hatırlatan Palandöken, 'Kadınların iş gücüne katılmasının öneminin bilinci ile işlerinde uzmanlaşmış ve belgeli olarak çalışmalarını her zaman destekliyoruz. Kadınların yoğun olarak çalıştığı kişisel hizmetler sektöründe kuaför, güzellik uzmanı, manikürist, cilt bakım uzmanı gibi 14 farklı alanda standart hazırladık. Bunların 12'sinin belgelendirme yetkisini aldık.  Bunun yanı sıra son dönemde ilgili odalarımıza kayıtlı olmayan servis araçları ile ilgili basında birçok üzücü olay yer aldı. Öğrencilerimizin okullarına güvenli şekilde gitmelerini sağlamak adına birçok atılım gerçekleştirdik. Okul servis aracı şoförleri başta olmak üzere şehir içi ulaşım sektöründe 4 meslekte daha belgelendirme yapacağız' şeklinde söyledi.

ANKARA - Karanlık cadde ve sokakları esnaf ve sanatkarın tabela ve vitrin ışıklarının aydınlattığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yüksek elektrik ve su faturalarında indirim yapılması kaçınılmaz. Haksız bir kazanç haline gelen elektrik ve su saatlerinden elde edilen okuma paralarının da kaldırılması lazım. Daha önce konuyu dile getirdik ilerleme olmadı. Şimdi Başbakan Binali Yıldırım ve Enerji Bakanı Berat Albayrak'a götüreceğiz' dedi.

-'ESNAF CEBİNDEN PARA VERİP SOKAĞI AYDINLATIYOR'

 Yüksek elektrik ve su faturalarına ilaveten tabela vergisinin esnaf ve sanatkarlar başta olmak üzere her kesimin ortak sorunu olduğunu anlatan Bendevi Palandöken, 'Esnaf para verip sokağı aydınlatıyor üstüne bir de tabela vergisi veriyor. Bu bir hizmettir. Esnafımız bu hizmetin karşılığında hiç kimseden bir bedel almaz iken bir de bu hizmeti yaptığımız için adeta cezalandırılıyoruz. Bugün peşin para ile doğalgaz alırken dahi her fatura karşılığı Ankara'da 1,25 krş hizmet bedeli alınıyor. Esnaf ve sanatkarımız cebinden para verip sokağı aydınlatıyor. Bu yetmezmiş gibi bir de vitrinlerde ve iş yerinde yakılan elektriğe ticarethane tarifesi üzerinden ücret ödüyor. Bu da yetmiyor karanlık sokakları aydınlattığımız tabelalarımıza yüksek tabela vergileri ödüyoruz. Artık küçük esnafın bu vergileri ödeyecek gücü kalmadı. Elektrik, su ve doğalgaz faturalarında indirime gidilmeli. Faturalara yansıtılan hizmet ve şube yolu bedeli, saat okuma bedeli gibi haksız tahsil edilen ücretler ile tabela vergisi tamamen kaldırılmalı. Faturalar üzerindeki bu indirimler ile maliyet düşer. Bu da fiyatların düşmesini sağlayarak tüketiciye olumlu yansır' diye konuştu.

-'HER SAATTEN 5 TL SAAT OKUMA BEDELİ HAKSIZ KAZANÇTIR'

Her aboneden sayaç okuma bedeli olarak alınan 5 TL'den vazgeçilmesini isteyen Palandöken, 'Yüzlerce dairesi olan büyük siteleri göz önüne aldığımızda bu rakam ciddi boyutlara ulaşıyor. Dünyanın hiçbir yerinde ürün satıp hizmet bedeli alınmaz. Sadece ürünün bedeli alınır. Esnafa uygulanan yüksek ticarethane tarifesinde indirime gidilmeli. Suya yapılan son zamla birlikte en yüksek elektrik ve su bedelini esnaf ve sanatkar ödüyor. Doğalgaz fiyatları yüzde 10 düşmesine rağmen elektrik fiyatlarında bir düşüş yok. Her zaman elektrik fiyatlarının altında kalan su faturaları son dönemde elektrik faturalarını 2'ye katlar oldu. 5-10 yıl önce su faturaları elektrik faturasının 4'de birine denk gelirken günümüzde su faturalarının elektrik fiyatlarını geçmesi düşündürücü.  Kullanım suyu ile birlikte faturaya yansıyan atık su bedelleri de maliyeti önemli ölçüde yükseltiyor. Maliyetlerin sürekli artması küçük esnafı zor durumda bırakmakta. Esnafımızın sermayesinin ne kadar kısıtlı olduğu ortada. Diğer kesimlere uygulanan indirimli fiyatlar esnafa da uygulanmalı. Anayasanın eşitlik ilkesine ve esnaf ve sanatkarın korunmasına ilişkin 173'üncü maddesine göre esnafa diğerlerinden farklı tarife uygulanması hukuka aykırıdır' şeklinde konuştu.
 

ANKARA- Ankara'nın başkent oluşunun 94.yıldönümü sebebiyle yazılı bir mesaj yayınlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kurtuluş Savaşı'ndaki azim ve kararlılığı ile tarihsel süreçte önemli bir yer edinmiş Ankara'mızın başkent oluşunun 94.yıldönümünü kutluyorum' dedi.

-'ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞU CUMHURİYETİMİZİN İLANI İÇİN BÜYÜK BİR ADIM OLMUŞTUR'

Ankara'nın tarihsel süreçte yerinin çok ayrı olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken mesajında şu sözlere yer verdi: '13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik bir yasa ile coğrafi ve stratejik durumu, iç ve dış güvenliğin gerekliliği ile en uygun yer olarak belirlenen Ankara devletin merkezi olmuştur. Ankara'nın başkent oluşu ülkemizin düşman işgalinden tamamen kurtuluşundan sonra cumhuriyetimizin ilanı için büyük bir adımdır. Kurtuluş Savaşı'nın kumanda edildiği, karargâh niteliğinde olan Ankara'nın tarihsel süreçte yeri ayrıdır. Ankara halkı zeki, tüccar ruhlu ve ön görüsü yüksek bir halktır. Mustafa Kemal'in yurdun kurtarıcısı olduğunu da öngörmüş, ona çok büyük ve tarihi bir karşılama yapmıştır. Seymenlerin 'Vatan uğrunda ölmeye geldik Paşam' sözü Atatürk'ü de Ankara halkına çok bağlamış ve Kurtuluş Savaşı için de önemli bir yer olduğuna inandırmıştır. Ankara'nın ortasında yükselen Anıtkabir, bu karşılıklı sevginin insanlık tarihi var oldukça, yaşamaya devam edeceğini gösteren bir sembolüdür. 94 yıldır ülkemize başkentlik yapan Ankara'nın başkent oluşunu yürekten kutluyorum. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, tüm şehit  ve gazilerimizi saygı ve şükranla yad ediyorum.'

ANKARA- Kemiksiz et ithalatının et sektörü için faydadan çok zarar getireceğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kemiksiz et ithalatı üreticiyi de sektörü de olumsuz etkiler. Gelen etin her kutusunun içerisinden numune almak veya kutuları tek tek kontrol etmek imkânsız. En önemlisi etin hangi hayvandan olduğu belli olmaz. Yani inek mi, dana mı, tosun mu ya da başka bir hayvana mı ait? Bunların ayrıntılı olarak belirtilmesi ve bilinmesi gerekir. Hal böyle olunca hangi karkasın hangi bölümünden olduğu da vatandaş tarafından bilinmez, bu da şüphe uyandırır. Kemiksiz et ithalatı faydadan çok zarar getirir. Aynı zamanda bu ithal ürünlerin zincir marketlerde satılması da esnaf ile marketler arasındaki haksız rekabeti artırır' dedi. 

-'İTHAL ETİN DENETİM VE KONTROLÜ İMKÂNSIZ OLDUĞU İÇİN RİSKLİ' 
Et ithalatının sektöre ve üreticiye olumsuz yansıyacağını vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Etin ithal edilmesi her türlü spekülasyona ve olumsuzluğa açık. Gelecek olan etin hayvanın hangi bölgesinden olduğunu tespit ve kontrol etmeye imkân yok. Bu hayvanın ne zaman kesilip ne şekilde ve ne kadar süre sonra paketlendiği bilgisinin denetimini yapma imkânı yok. O sebeple ithal et her açıdan riskli. Bunun yanı sıra Kurban Bayramı sonrasında et fiyatlarında zaten bir gerileme oldu. Böyle bir ithalat yapılacaksa dahi talebin arttığı, satışın hızlandığı mübarek Ramazan ayı öncesinde yapılması gerekirdi. Bu konuda sektör temsilcileri ile birlikte konsorsiyum sağlanmalı ve ülke menfaatleri için çalışılmalıdır' diye konuştu.

-'İTHAL ÜRÜNLERİN ZİNCİR MARKETTE SATILMASI ESNAFA HAKSIZLIK' 
İthal ürünlerin zincir marketlerde satışa sunulmasının küçük esnafa karşı haksız rekabet yaratacağını hatırlatan Palandöken şunları söyledi, 'Et ithalatı zaten üretici ve et üretimi için sıkıntılı bir durum yaratacağı gibi bu ithal edilen ürünlerin zincir marketlerde satılması da küçük esnaf için büyük haksızlık olacaktır. Mantar gibi çoğalan zincir marketler artık her sokağa caddeye hızla açılıp esnafı zor duruma sokarken ithal etin de buralarda satışa sunulacak olması haksız rekabeti artırır. Ayakta durmaya çalışan küçük esnaf kısa zamanda bu haksız rekabet karşısında kapısına kilit vurur.' 


-'KUZU ETİNE YÖNELİNMELİ' 

Et ithalatına karşılık olarak ülkedeki üretimin ve hayvancılığın geliştirilmesi için çaba harcanması gerektiğinin altını da çizen Bendevi Palandöken, 'Dışarıdan et almak yerine, ülkemizdeki yeterliliğin üzerine çıkıp et satabilecek pozisyona gelmeyi hedeflemeliyiz. Bu sebeple üretimle beraber çeşitliliği de artırmalıyız. Özellikle kuzu etinin toplam et üretim ve tüketimindeki payı yükseltilmeli' şeklinde konuştu.

ANKARA  Zincir marketlerin büyük bir hızla çoğalmaya devam ettiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bakkal ve büfe sayısı son 10 yılda yüzde 31 azalarak 240 binden 165 bine düşerken sadece son bir yılda zincir market sayısı yüzde 13 artarak 28 bine ulaştı' dedi.

 

-'ANAYASA'NIN 173'ÜNCÜ MADDESİ ETKİN HALE GETİRİLMELİ'

 

Zincir marketlerin dünyanın hiçbir yerinde bizdeki kadar hızlı artmadığını vurgulayan Palandöken, 'Dünyanın hiçbir yerinde zincir marketlerin esnafı bitirecek bir hızda açılmasına izin verilmiyor. Esnafı AVM ve zincir marketlere karşı korumak amacıyla çıkan Perakende Kanunu en kısa zamanda yeniden düzenlenmeli ve amacına hizmet eden bir noktaya getirilmelidir. Bu aynı zamanda Anayasanın 173. maddesinde yer alan ?Devlet esnaf ve sanatkârı koruyucu ve kollayıcı tedbirleri alır' hükmüne de uygun olacaktır' diye konuştu.

 

-'ZİNCİR MARKETLER MANTAR GİBİ ÇOĞALIYORLAR'

 

Gelişmiş ülkelerin, kendi ulusal mağazalarını bile kolaylıkla ve istedikleri yerde açmalarına izin vermediğini belirten Palandöken, 'Yabancı menşeli zincir marketler, istedikleri yerde ve kolaylıkla şube açarak mantar gibi çoğalıyor. Batılı ülkeler kendi esnafını zincir marketlere karşı korurken bizim esnafımız her geçen gün marketlerin karşısında eriyip yok oluyor. Buna bir dur diyebilmek için Perakende Kanunu yeniden düzenlenmeli ve market açılması nufus oranı başta olmak üzere belirli kurallara bağlanmalı' sözlerine yer verdi.
 

ANKARA- Kentlerdeki nüfus yoğunluğunu azaltmak ve tarımsal üretimi artırmak için köye dönüş proje kriterlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizde kent ve büyükşehirlerdeki aşırı kalabalıklaşma ile plansız yerleşmenin önüne geçmek için köye dönüş projelerindeki kriterler güncellenmeli. Kentten köye tersine göçü destekleyecek çok önemli projeler var. Tarımsal üretime hız kazandırmak ve bölgeler arasındaki gelir dağılımını da dengelemek için çok önemli olan bu projelerde özellikle yaş sınırı kaldırılmalı' dedi.

 

-'ÜLKEMİZDEKİ KÖY NÜFUSU HER YIL ORTALAMA 100 BİN AZALIYOR'

 

Köy nüfuslarının gittikçe azaldığına dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Özellikle 1980'li yıllarda ?taşı toprağı altın' söylemiyle İstanbul'a doğru başlayan yoğun göç dalgası daha sonra bütün büyük şehirlere yayıldı. Artık büyükşehirlerde, küçük illerin nüfusundan daha fazla o yörenin halkı yaşıyor. Kentlerdeki aşırı kalabalıklaşma konut fiyatlarındaki artıştan trafiğe kadar çok sayıda soruna neden oldu ve olmaya da devam ediyor. Bu göç dalgasında sınıra gelindi. Köy nüfusları her yıl ortalama 100 bin civarı azalıyor. Gerekli şartlar sağlanırsa yeniden köylere doğru yoğun bir göç dalgası yaşanabilir. Bunun için köye dönüş projelerinde kriterler güncellenmeli. 18 ile 41 yaş arası olan sınır kaldırılmalı. Aynı zamanda gübre ve mazottaki indirim oranının artması da dönüşler için cazip bir kıstas olacaktır' şeklinde konuştu.

 

-'KÖYLERE YOĞUN BİR GÖÇ YAŞANIRSA ENFLASYON DA DÜŞER'

 

Köylere yoğun bir göçün başlaması halinde ekonomiden gelir seviyesindeki dengesizliğe birçok sorunun çözüleceğini vurgulayan Palandöken, 'İnsanlarımıza köylerde uygun iş imkânı, sosyal yaşam ve eğitim gibi konularda da teşvik edici modeller oluşturulursa, hem şehirlerdeki bu yoğunluktan kaynaklı sorunlar azalır hem de tarımsal üretim artar. Tarım ve hayvancılıkta ithalata ihtiyaç duymayacak seviyelere gelmeliyiz. Aynı zamanda bölgesel olarak gelir dağılımındaki eşitsizlik de dengelenir. Yalnızca gelir dağılımındaki eşitsizlik değil, gelişmişlik farkı da azalır, kırsal kesimin kalkınması hızlanır. Ayrıca büyük şehirlerdeki konut ve ulaşım gibi sektörlere olan aşırı talebin azalması nedeniyle şişen fiyatlar ve dolayısıyla da enflasyon yeniden düşmeye başlar. Kırsal kesimdeki esnafın ve çiftçinin de geliri artmış olur' sözlerine yer verdi.

ANKARA- Ampute Futbol Milli Takımımızın 2015 yılından bu yana ikinci kez Avrupa Şampiyonu olması sebebiyle yazılı bir mesaj yayımlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Ampute Milli takımının 80 milyonun göğsünü kabarttığını söyledi.

 

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken mesajında şunları dile getirdi; 'İngiltere'yi 2-1 yenerek Avrupa şampiyonu olan Ampute Futbol Milli Takımımızı ve emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. Birlik ve beraberlik adına ülke olarak bu tür başarılara her zaman ihtiyaçımız var. 80 milyonu mutlu eden ve sevinçe boğan ve unutulmaz bir başarıya imza atarak ülkemiziin gurur kaynağı olan Ay Yıldızlı Ampute Futbol milli Takımımızı tebrik ediyor, esnaf ve sanatkar camiası olarak tarihe geçen ve ülkemize büyük gurur yaşatan Ampute Futbol Milli Takımımızın başarılarının daim olmasını diliyor yürekten teşekkür ediyorum.'
 

ANKARA- TESK- SGK işbirliği ile hayata geçirilen kayıtlı istihdamın artırılmasına yönelik projenin bugün Bursa'da start aldığını anlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Sosyal güvenlik konusunda bilincin artırılması, kayıt dışı istihdamla mücadele, kayıtlı istihdamın artırılmasına yönelik SGK ile konfederasyonumuzun ortak iş birliği içerisinde olduğu projemiz başladı. 15 ilimizde sosyal güvenlik hakkında bilinçlendirme konferansları düzenleyeceğiz. Burada en önemli olan esnaf ve sanatkârımızın sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda en ince detayına varıncaya kadar bilgilendirilmeleridir' dedi.

-'PROJE BURSA'DAN START ALDI'

Bursa'da start alan kayıtlı istihdamın desteklenmesi projesi hakkında değerlendirme yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Konfederasyonumuz, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hem kayıt dışı istihdamla mücadelede hem de kayıtlı istihdamın desteklenmesi konusunda ?Kayıtlı İstihdamın Desteklenmesi Projesi (KİDEP) ? adı altında önemli bir projeye daha imza attık. Bursa, Tekirdağ, Gaziantep, Konya, Adana, Antalya, İstanbul, İzmir, Manisa, Eskişehir, Kayseri, Rize, Samsun, Trabzon ve Ankara olmak üzere 15 ilimizde sosyal güvenlik bilgilendirme konferansı başta olmak üzere kayıtlı istihdamın desteklenmesine ilişkin proje en ince detayına kadar esnaf ve sanatkarlarımıza anlatılacak. Bugün Bursa'da başlayan bu faaliyetlmerimizden kayıtdışı istihdamın önlenmesi adına çok ümitliyim' diye  konuştu.

-'KAYITDIŞI İLE MÜCADELEDE YENİ POLİTİKALAR BELİRLENMELİ'

Kayıt dışı istihdamla her zaman olduğu gibi bundan sonra da mücadelelerini artırarak devam edeceklerini kaydeden Palandöken, 'Projemiz, sosyal güvenlik konusunda bilincin artırılması, denetimin etkin hale getirilmesi ve kayıt dışı istihdamla mücadelede yeni politikalar üretilmesi amacıyla rehberlik, denetim ve bilinçlendirme konularını içeren 14 ana faaliyetten oluşuyor. Projenin en önemli faaliyetlerinden birisi de esnaf ve sanatkârın sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesidir. Kayıt dışı işçi çalıştırmanın olumsuz sonuçları ve sosyal güvenlik teşvikleri konulu sunumlar yaparak bilinci artırmayı hedefliyoruz. Kayıt dışı istihdamla her zaman olduğu gibi bundan sonra da yoğun şekilde mücadele edeceğiz. ?Esnaf Rehberinin' dağıtıldığı bu konferanslarımıza diğer şehirlerde de tüm mensuplarımızın yoğun ilgi göstermesini bekliyoruz' şeklinde konuştu.

ANKARA - Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye'nin vize işlemlerini karşılıklı askıya almalarını değerlendiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken,  'NATO'nun iki önemli ve güçlü üyesi olan Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri'nin ilişkileri çok güçlü ve köklü temellere dayanmaktadır. Bu ilişkinin güçlü olması sayesinde yaşanmakta olan sorunun diyalog ve iyi niyetle aşılacağı kanaatindeyiz. Esnaf ve sanaatkarlar camiası olarak samimi bir diplomatik süreçle sorunun kısa sürede aşılacağına inancımız tamdır' dedi.

ANKARA- TESK- SGK işbirliği ile hayata geçirilen kayıtlı istihdamın artırılmasına yönelik projenin 10 Ekim'de Bursa'da başlayacağını bildiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Sosyal güvenlik konusunda bilincin artırılması, kayıt dışı istihdamla mücadele, kayıtlı istihdamın artırılmasına yönelik SGK ile konfederasyonumuzun ortak iş birliği içerisinde olduğu projemiz başlıyor. 15 ilde sosyal güvenlik hakkında bilinçlendirme konferansları düzenleyeceğiz. Bu konferansların önemli faaliyetlerinden bir tanesi de esnaf ve sanatkârın sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesidir' dedi.

-'KAYITLI İSTİHDAMIN DESTEKLENMESİ PROJESİ BURSA'DA BAŞLAYACAK'

Kayıtlı istihdamın desteklenmesi projesi hakkında bilgi veren Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Konfederasyonumuz, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hem kayıt dışı istihdamla mücadelede hem de kayıtlı istihdamın desteklenmesi konusunda ?Kayıtlı İstihdamın Desteklenmesi Projesi (KİDEP) ? adı altında önemli bir projeye daha imza attı. Bursa, Tekirdağ, Gaziantep, Konya, Adana, Antalya, İstanbul, İzmir, Manisa, Eskişehir, Kayseri, Rize, Samsun, Trabzon ve Ankara olmak üzere 15 ilde sosyal güvenlik bilgilendirme konferansı yapılacak. Nitekim bu faaliyetlerin ilki 10 Ekim 2017 Salı günü Bursa'da başlayacak' şeklinde konuştu.

-'ESNAF SOSYAL GÜVENLİK HAKLARI KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLECEK'

Kayıt dışı istihdamla her zaman olduğu gibi bundan sonra da mücadele edeceklerini vurgulayan Palandöken, 'Projemiz, sosyal güvenlik konusunda bilincin artırılması, denetimin etkin hale getirilmesi ve kayıt dışı istihdamla mücadelede yeni politikalar üretilmesi amacıyla rehberlik, denetim ve bilinçlendirme konularını içeren 14 ana faaliyetten oluşuyor. Projenin en önemli faaliyetlerinden birisi de esnaf ve sanatkârın sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesidir. Kayıt dışı işçi çalıştırmanın olumsuz sonuçları ve sosyal güvenlik teşvikleri konulu sunumlar yaparak bilinci artırmayı hedefliyoruz. Kayıt dışı istihdamla her zaman olduğu gibi bundan sonra da yoğun şekilde mücadele edeceğiz. ?Esnaf Rehberinin' dağıtılacağı konferanslarımıza tüm mensuplarımızın yoğun ilgi göstermesini bekliyoruz' diye söyledi.

ANKARA- Eylül ayı itibariyle esnaf ve sanatkar sayılarındaki artışla ilgili bilgi veren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf sayımız geçen yılın eylül ayından bu yıl eylül ayı sonuna kadar 31 bin 81, geçtiğimiz ağustostan beri ise 5 bin 127 arttı. Eylül sonu itibariyle esnaf ve sanatkar sayımız 1 milyon 694 bin 975 oldu' dedi.

-'İŞ YERİ SAYISI 5 BİN 545 ARTTI'

Geçtiğimiz yılın Eylül ayından itibaren bir yılda esnaf ve sanatkar sayısının 31 bin 81 artış gösterdiğini bildiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve sanatkar sayımız Eylül ayı sonu itibariyle son bir ayda 5 bin 127, son bir yılda 31 bin 81 arttı. Böylelikle esnaf ve sanatkar sayımız 1 milyon 694 bin 975 oldu. İş yeri sayısı da geçen yıl Eylül ayından bu yılın Eylül ayına kadar 32 bin 558 artış göstererek 1 milyon 823 bin 678 oldu. Geçtiğimiz aydan bu aya ise iş yeri sayısında 5 bin 454 artış görüldü. Ülke genelinde esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olarak faaliyet gösteren esnaf ve sanatkar sayısının nüfusa oranı ise yüzde 2.12 olarak kayıtlara geçti' bilgisini verdi.

-'EN ÇOK TERCİH EDİLEN MESLEK BÜFE VE BAKKAL İŞLETMECİLİĞİ'

Esnaf sayısının illere göre dağılımı hakkında bilgi veren Palandöken, 'Sicile kayıtlı esnaf ve sanatkar sayısı bakımından ilk beş sırayı 190 bin 727 ile İstanbul, 107 bin 287 ile İzmir, 88 bin 168 ile Ankara,  71 bin 322 ile Antalya, 65 bin 222 ile Bursa aldı. Esnaf ve sanatkar sayısının nüfusa oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla, Muğla yüzde 3,96, Burdur, 3,87, Edirne, 3,73, Çanakkale 3,69 ve Artvin 3,60. Bu yıl Eylül ayında esnaf ve sanatkar siciline en fazla tescili yapılan ilk beş meslek kolunda ilk sırayı bin 452 ile büfelerde, bakkallarda ve marketlerde yapılan ticaret, ikinci sırayı bin 423 ile lokantacılık, yemek ve içecek sunumu faaliyetleri, üçüncü sırayı bin 68 ile servis aracı işletmeciliği, dördüncü sırayı 868 ile kahvehane, kıraathane ve çay ocağı işletmeciliği, beşinci sırayı ise 581 ile minibüs işletmeciliği aldı' ifadelerini kullandı.

-'TOPLAM KADIN ESNAF SAYISI 263 BİNE YAKLAŞTI'

Ülke genelindeki kadın esnaf ve sanatkarlar sayısında da artış olduğunu belirten Palandöken, 'Kadın esnaf sayısında geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana bin 663 artış olurken, geçen yıl Eylül ayından bu yana 14 bin 437 artış gerçekleşti. Eylül sonu itibariyle mevcut 262 bin 768 kadın esnaf ve sanatkarın tüm esnaf sayısına oranı 15.50 Geçen yılın aynı ayında bu oran 14.92'idi. Kadınların iş gücüne katılımı adına kadın esnaf ve sanatkar sayımızın her geçen gün artacağı inancındayız' dedi.

ANKARA- Okulda olması gereken çocukların tarlada çalıştığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'TESK olarak çocuk işçiliğini yok etmeye kararlıyız. Bunun için TESK olarak UNİCEF ile çocuk işçiliği ile mücadele etmek için protokol imzaladık. Bugün mevsimlik işçi olarak çalışan ailelerin çocukları hasat mevsimi sebebiyle okula gidemiyor. Ülkemizdeki 850 bin çocuk işçinin 400 bini tarlada çalışıyor. Suriye'den gelen göçler, her geçen gün çocuk işçi sayısını artırıyor' dedi.

 

-'ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE 10 İLDE DEVAM EDECEK'

Başta Adana, Mersin, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Diyarbakır, Malatya olmak üzere 8 ilde çocuk işçiliği ile mücadeleyi ön plana aldıklarını kaydeden Bendevi Palandöken, 'UNİCEF ile yaptığımız protokol gereği 10 ilde çocuk işçiliği ile mücadele edeceğiz. Şuan 10 ilin 8 i tespit edildi. 2 il de kısa zamanda belirlenecek. Ülkemizde tarımdan sanayiye, tekstilden inşaata kadar birçok sektörde çalışan çocuk işçiler var. Bazı tarım ürünlerinin hasat mevsimi yeni eğitim öğretim yılının başlangıcına denk geliyor. Yani okulda olması gereken çocuklar tarlada veya başka bir sektörde çalışıyorlar. Örneğin Çukurova'da mevsimlik işçi olarak pamuk toplayan ailelerin çocukları henüz yeni eğitim öğretim yılına başlayamadı. UNICEF'in verilerine göre, Türkiye'deki 850 bin çocuk işçinin 400 bini tarım sektöründe yer alıyor' diye konuştu.

 

'SURİYE'DEN GELEN GÖÇ, ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ ARTIRDI'

Suriye'den gelen göçlerle çocuk işçiliğinin artışına dikkatini çeken Palandöken, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2016'da açıkladığı verilere göre, Türkiye'de 18 yaş altı çalışan sayısı 101 bin 650 olarak kaydedildi. Çocuk işçiliği ülkemizin ve yaşadığımız dünyanın kanayan yaralarından biridir. Eğitim öğrenim görmesi, oyun oynaması gereken çocuklar küçük bedenleriyle iş yükü altına girerek zihinsel ve fiziksel gelişimleri olumsuz yönde etkileniyor. Özellikle son dönemlerde Suriye'den gelen göçler sebebiyle çocuk işçiliğinde yoğun bir artış yaşanıyor. Göçmen çocuklarda tarlalarda ve atölyelerde çalışan Türk çocuklarına katılarak bu sayının arttığını görmekteyiz' şeklinde konuştu.

 

-'ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ÜLKEMİZİN KANAYAN YARASI OLMAKTAN ÇIKMALI'

TÜİK verilerine göre çalışan çocukların yüzde 78'inin kayıt dışı çalıştığının altını çizen Palandöken, 'Çocuk işçiliği maalesef ülkemizin bir gerçeği. Çocuklarımızın eğitim öğrenimden uzak kalarak çalışmalarına müsaade etmemeliyiz. Buna engel olamıyorsak bile en azından çalıştıkları alanda mesleki eğitim alarak gelecekte hem mektepli hem alaylı olarak profesyonelleşmesini sağlayabiliriz. Böylelikle bugünün çocuk işçilerini yarının patronları yapabilir, dolayısıyla çalışan çocuklarımızın sosyo-ekonomik gelişimlerinin olabildiğince yükselmesini sağlayabiliriz' dedi.

ANKARA- Perakende sektörünü düzenleyen yasanın yeniden ele alınması ve etkin hale getirilmesini isteyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve sanatkârımızı koruyan perakende yasası 2 yıl önce çıktı. Yaklaşık 729 milyar TL pazar payı olan perakende sektöründe esnafa kolaylıklar sağlayacak bu yasaya yeni düzenleme getirilmeli, aynı zamanda bu yasanın tüm maddelerine canlılık kazandırılmalı. Özellikle mahalle aralarına kadar giren zincir ucuzluk marketleri ile esnaf başa çıkmakta zorlanıyor. Başta bakkal esnafı olmak üzere tüm küçük esnafın korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Çünkü esnaf ülke ekonomisinin bel kemiğidir, her zaman korunmalı' dedi.

-'KÜÇÜKLER HER ZAMAN KORUNMALI'  

Perakende sektörünü düzenleyen yasanın yeniden düzenlenmesinin şart olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Mahalle aralarında hızla yayılmaya başlayan zincir marketler ile esnaf başa çıkmakta zorlanıyor. 2 yıl önce çıkan Perakende Yasası tam da bu nokta esnafı korumak, desteklemek, kaybolmaya yüz tutan meslekleri yaşatmak adına çok önemli bir atılımdı. Fakat uygulama kısmında da başarı istikrarı sürdürülmeli. Esnafı korumak ekonomiyi canlı tutmaktır. Avrupa Birliği Küçük İşletmeler Yasası'nda ?önce küçük olanı düşün' şeklinde yer alan maddeyi biz de ülke olarak benimsemeliyiz. Çünkü zincir marketler tekel oluşturuyorlar. Zamanla tüketiciler esnafın bitmesi ile marketlerin insafına bırakılmış olacak' diye konuştu.

 

-'ZİNCİR MARKETLER NÜFUS ORANINA GÖRE AÇILMALI'

Mahalle aralarına kadar giren zincir ucuzluk marketlerinin esnafı zarara soktuğunu vurgulayan Palandöken, 'Discount denilen ucuzluk mağazaları en ucra sokağa dahi açılıyor. Hatta çoğu bodrum katlarında açılıyor. Öyle ki 31 Ağustos itibariyle zincir market sayısı 27 bin 575'e çıktı. Bunların mantar gibi devamlı açılması küçük esnafı bitiriyor. Çoğu esnaf rekabet edemediği için dükkân kapatıyor. Zincir marketler geçen yıl ağustostan bu yıl ağustosa 3 bin 110 yeni mağaza açtı. Bu marketler rastgele açılmamalı ve bir kural konulmalı. Her 100-200 metreye bir zincir market kesinlikle olmaz. Anayasa'nın esnaf ve sanatkarı koruyan 173'üncü maddesi unutulmamalı ve işlev kazandırılmalı' şeklinde konuştu.

 

-'PERAKENDE SEKTÖRÜ 2018'DE 880 MİLYAR PAZAR PAYINA ULAŞACAK'

Perakende yasasının esnafı rahatlatacak maddelerini hatırlatan Palandöken şunları söyledi: 'Perakende sektörü ülkemizde her yıl yüzde 9-10 civarında büyüme sağlıyor. Pazar payı 2015'te 663 milyar TL olan sektör, 2016'da yüzde 10 büyüyerek 729 milyar TL'ye çıktı. 2018'de ise 880 milyar TL olması bekleniyor. Her yıl gelişen ve büyüyen pazarda esnafın korunup desteklenmesi için perakende sektörünü düzenleyen yasanın yeniden ele alınması artık kaçınılmaz' dedi.

ANKARA- Tarım ve Köy işleiri bakanı Ahmet Fakıbaba tarafından Et ve Süt kurumu tarafından zincir marketlere et verileceğine ilişkin açıklamalarını değerlendiren TESK Geneal Başkanı Bendevi Palandöken, 'Böyle çifte standart olur mu? Bu Et ve Süt Kurumu tarafından esnafa vuralan bir darbedir. Sabahleyin günaydın diyen bakkal, kasap ve manav esnafı yok ediliyor' dedi.

-'KÜÇÜK ESNAF TEZGAHTAR YAPILMAYA ÇALIŞILIYOR'

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Böyle bir çifte santart olmaz. Bu konuya Sayın Başbakan Binali Yıldırdım'a götüreceğiz. Zaten zincir marketler sokak aralarına fazlasıyla girerek ülke genelinde küçük esnafın yok olmasına sebep oluyorlar. Şimdi birde zincir marketlerin Et ve Süt Kurumu tarafından et satışı ile desteklenmesi demek küçük esnafın tamamen yok olması demektir. Vergi veren, ülke genelinde katma değer üreten ve istihdakm sağlayan esnaf bu kararla tamamen yok olur. Bu kararın özeti küçük esnaf marketlerde tezgahtar yapılmaya çalışılıyor' diye konuştu.    

ANKARA- Alışveriş merkezlerinin, ihtiyaçtan fazla yapıldığı için zamanla kapanarak milli servete zarar verdiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '2015 yılsonu itibariyle İstanbul'da 800 bin metrekare, Ankara'da 150 bin metrekare, diğer illerimizde ise 434 metrekare fonksiyonunu kaybeden AVM alanı var. Büyük yatırımlarla birbirine yakın yapılan AVM'ler hem birbirine, hem esnafa hem de milli servete zarar veriyor. Buna rağmen halen yapım aşamasında olan onlarca AVM var. Binlerce metrekare alanın heba olmaması için AVM binaları planlı, kontrollü ve ihtiyaç kadar sayıda dikilmeli' dedi.

'379 OLAN AVM SAYISININ 2018'DE 448'E KADAR ÇIKMASI BEKLENİYOR'

AVM'lerin ihtiyacın çok üstünde hızla arttığını dile getiren Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizde kontrolsüz ve plansız alışveriş merkezi dikmek moda oldu. 2007 yılında 145 AVM varken bu sayı 2016'da yüzde 161 artarak 379'a çıktı. Bu sayının da yüzde 18 artış göstererek 2018'de 448'e çıkması bekleniyor. AVM yatırımları yaklaşık 53,5 milyar dolar değerinde. Yerli ve yabancı sermaye dağılımında yerli yatırımcılarımız alan bazında yaklaşık yüzde 70 oranla önde. Ülkemizde yalnızca 22 ilimizde AVM yok. İstanbul bu konuda nüfusu gereği de AVM sayısında başı çekiyor. Ülkemizdeki toplam AVM'lerin yüzde 30'u İstanbul'da. Bina sayısı hızla artarken diğer yandan da kapanan veya atıl hale gelen alanlar da artıyor. Yapılan hesaplamalara göre bugüne kadar üretilen yaklaşık 12 milyon metre kare AVM'nin yüzde 10'u sistemden çıkmış' diye bilgi verdi.

-'HER YIL 250-300 BİN METREKARE ALAN ATIL HALE GELİYOR'

AVM'lerin yıkılmasıyla fonksiyonunu kaybeden alanların milli bir zarar olduğuna dikkati çeken Palandöken şunları söyledi: 'Alışveriş merkezlerindeki mağazalar vatandaşın ilgisini çekmedikçe rağbet düşüyor. Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği'nin verilerine göre bu yıl Temmuz ayında AVM'lerdeki ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 azaldı. Bunun sonucunda AVM ya yıkılıyor ya da başka bir amaca yönelik tekrar dizayn ediliyor. 2015 yılsonu itibariyle İstanbul'da 800 bin metrekare, Ankara'da 150 bin metrekare, diğer şehirlerimizde ise toplam 434 bin metrekare alan kapanan AVM'ler sebebiyle heba oldu. Dip dibe ve gereğinden fazla açılan AVM'ler hem milli bir zarar hem de esnafımızı öldürüyor. Sistem son 5 yıldır her sene yaklaşık 250-300 bin metrekare arasında alan kaybediyor. Milli hasılatımızı bu kadar kolayca savuracak kadar zengin bir ülke değiliz.'

ANKARA- Çek kullanım tutarının geçen yılın ilk 8 ayına göre arttığını fakat karşılıksız çeklerin azaldığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bankalara ibraz edilen toplam çek tutarı geçen yılın aynı dönemine göre göre yüzde 7,4 artarak 500 Milyar TL oldu. Toplam çek adedi ise yüzde 9 azalarak 13 milyona düştü. Çeklerin karşılıksız çıkmasını önleyici yeni düzenlemeler yapılmalı. Bu noktada bankalar sorumluluklarını artırmalı' dedi.

-'303 BİN KARŞILIKSIZ ÇEKİN SADECE 66 BİNİ DAHA SONRA ÖDENDİ'

Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarı ve adedinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla büyük azalma olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin Ağustos 2017 çek raporuna göre, yılın ilk 8 ayında bankalara ibraz edilen toplam çek tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 500 milyar TL, toplam çek adedi ise yüzde 9 azalarak 13 milyon adede düştü. Bu yılın ilk 8 ayında 11 milyar TL tutarında 303 bin adet çek karşılıksız çıktı. Bunların ise daha sonra 2 milyar TL tutarında 66 bini ödendi. Protesto edilen 8,1 milyar TL tutarında 621 bin senet olduğu kayda geçerken geçen yıl ilk 8 aya kıyasla protesto edilen senet adedi yüzde 6 azaldı, senet tutarı yüzde 9 arttı' diye bilgi verdi.

-'KARŞILIKSIZ ÇEKLERE KARŞI BANKALAR DA SORUMLULUK ALMALI'

Karşılıksız veya protestolu çekler konusunda bankaların da sorumluluk alması gerektiğini bildiren Palandöken, 'Bankalar çek hesabı açtırmak isteyen kişinin sosyal ve ekonomik durumunu iyi analiz edip araştırmalı. Dükkânın açılış tarihini, denetimlerini iyi yapmalı. Çekin karşılıksız çıkma riskini önleyici yeni düzenlemeler de yapılmalı. Bankalar müşterilere özel bir ticari arşiv tutabilir. Böylelikle güvenilir müşteri ayırt edilir, mağduriyetler azalır. Bu arşivde ticari sicillerine işlenmeli. Karşılıksız çekler genel anlamda iç ticaretteki dengeleri bozuyor. Zincir şeklinde ticari döngünün bir yerden çeklerle tıkanmasının ucu ilgili ilgisiz herkese dokunuyor. Vatandaşlarımız da bu konuda dikkatli olmalıdır. Üretici ile müşteri arasında sözleşme yapılmalı, yazılı ve hukuki sürece uygun olmalıdır' şeklinde konuştu.

-'EN ÇOK KARŞILIKSIZ ÇEK İSTANBUL'DA'

Palandöken karşılıksız işlemi yapılan çek tutarının ve adedinin en yüksek olduğu illere değinerek şunları söyledi: 'Karşılıksız işlemi yapılan çek tutarının en çok olduğu il sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya. Tutar olarak karşılıksız çeklerin ibraz edilenlere oranının en yüksek olduğu iller ise Iğdır, Ağrı, Muş, Mardin, Batman.'

ANKARA-  TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Son zamanlarda yaşanan trafik kazalarının yüzde altmışı, seyir halindeyken cep telefonu kullanımından kaynaklı' dedi.

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, geçtiğimiz Ağustos ayında yurt genelinde toplam 39 bin 99 trafik kazasının meydana geldiğine dikkat çekerek, bu kazaların başlıca sebebinin sürücü hatalarından kaynaklandığını dile getirdi. Aşırı hızla araç kullanma, hatalı sollama ve alkollü araç kullanma gibi hataların yanı sıra başlıca sürücü hatasının araç kullanırken cep telefonuyla konuşmak olduğuna işaret eden Palandöken, 'Yol güvenliği konusunda Almanya, Avusturya ve İsviçre'de yapılan araştırmalarda, özellikle son 3 yılda yaşanan trafik kazalarının yüzde 60'ının cep telefonu kullanımı nedeniyle gerçekleştiği ortaya koyuldu. Genele baktığımızda bu çok ciddi bir oran. Araç kullanırken telefonla konuşmak, alkollü araç kullanmak kadar tehlikeli bir durum haline geldi' diye konuştu.

-'KAZA RİSKİ 4 KATINA ÇIKIYOR'

Dünya Sağlık Örgütü Raporu'na göre sürücülerin yüzde 20'sinin direksiyon başındayken telefonlarını kontrol ettiklerini hatırlatan Palandöken, 'Akıllı telefon kullanarak araç kullanmak, kaza riskini 4 katına çıkarıyor. Burada yalnızca telefon konuşması esnasındaki riskten bahsetmiyoruz. Hacettepe Üniversitesi Trafik ve Yol Güvenliği Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin ?Trafikte Cep Telefonu Kullanımı' raporuna göre telefon beklerken veya görüşme bittikten sonra da kaza riski devam ediyor. Yapılan araştırmalarda, telefon görüşmesi bittikten sonra kişinin konuşmalar üzerine düşünerek dikkatini toplayamadığı ve görüşme bittikten sonraki 5 dakika içinde kaza riskinin 4,8 kat arttığı belirlendi. Özellikle telefon konuşmasının yoğunluğu kişinin dikkat dağınıklığı üzerinde büyük rol oynuyor' şeklinde konuştu.

 

-'ARACA BAĞLI TELEFONLAR DA İŞE YARAMIYOR'

 

 Palandöken, yeni teknoloji sayesinde ele alınmadan kullanılan cep telefonlarının da kaza riskini devam ettirdiğini belirterek şunları kaydetti, 'Bazı sürücüler, telefonlarını araca bağlayarak fiziksel temas olmadan da kullanmaya devam ediyor. Ancak bu önlem de kaza riskini azaltmıyor. Çünkü cep telefonu kullanımı sürücüyü fiziksel olarak meşgul etmekten ziyade, artan zihinsel faaliyeti ve konsantrasyon eksikliği nedeniyle risk taşıyor. Burada sürücünün deneyimli olması veya cep telefonu kullanmaya alışkın olması da riski azaltmaya yetmemektedir. O yüzden benim sürücülere tavsiyem, araç kullanırken cep telefonlarını kapatmaları yönündedir. Geçtiğimiz Ağustos ayında yaşanan 39 bin 99 trafik kazasının 7 bin 935'i sürücünün araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uyduramamasından kaynaklıdır.'

PALANDÖKEN, 'İNTERNET KULLANAN HER 3 KİŞİDEN 1'İ ONLİNE ALIŞVERİŞ YAPIYOR'

ANKARA- E-ticaret hacminin önümüzdeki yıllarda gençlerle birlikte daha fazla büyüyeceğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizde E-ticaret hacmi 2016 itibariyle 17,5 milyar TL olarak kayıtlara geçti. Bunda genç neslin de payı büyük. Çünkü yeni nesil işlerin daha hızlı gitmesine ve kolaylaşmasına çok önem veriyor. Bu sebeple bugünün genç nesli ileride e-ticareti patlatacak' dedi.

-'E-TİCARET HACMİ 2016 YILI İTİBARİYLE 17,5 MİLYAR TL'

Ülkemizde e-ticaretin hızla büyüdüğünü belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Nisan 2017 e-ticaret verilerine göre, 2013-2016 yılları arasında yüzde 34 büyüyen perakende e-ticaret hacminin tutarı 2016 yılı itibariyle 17,5 milyar TL olarak kayda geçti. E-ticaretin ülkemizde toplam perakendeden aldığı pay 2016 itibariyle yüzde 3,5 fakat dünya ortalaması yüzde 8,5. Bu ortalamayı hızlı erişimi seven ve dijital dünyayla daha ilgili olan genç kuşağımız çok yakın bir tarihte yakalayacak. Genç kuşağımız internet üzerinden rezervasyon yapmak, alışveriş yapmak,  uygulamalar ile araç kiralamadan tutun da taksi çağırmaya kadar türlü erişim kolaylığını tercih ediyor. Ülkemizde bilgisayar kullanma yaşı 8'e düşmüşken önümüzdeki yıllarda e-ticaretteki payımızın daha yüksek olması kaçınılmaz' diye konuştu.

-'SANAL ALIŞVERİŞİN YARATTIĞI MAĞDURİYETLERE DİKKAT'

E-ticarette karşılaşılan sorunlara da değinen Palandöken, 'Oturduğumuz yerden bir parmak hareketiyle birçok şey alıp satabiliyoruz. Fakat bu sanal alışverişin yarattığı mağduriyetlere karşı daha ciddi ve hukuksal yaptırımlar olmalı. Güvenilir olmayan sitelerin denetimleri artırılmalı. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde en çok karşılaşılan sorun hatalı veya hasarlı ürün teslimi. Bunun yanında kargonun uzun süre teslim edilmemesi, faturasız ürün gelmesi, bazen hiçbir ürün gelmemesi, teknik sorunlar, ürün içeriğinin yeteri kadar detaylı açıklamasının olmaması gibi birçok sıkıntı çıkabiliyor. Bu noktada alışverişi esnaftan görerek inceleyerek yapmanın önemi ortaya çıkıyor. Vatandaş tanıdığı bildiği yerden ihtiyacını aldığında fatura sorunu ve hatalı ürün gibi sorunlar yaşamaz, yaşasa da mağduriyeti hızlı şekilde giderilir' şeklinde söyledi.

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen Kahramanmaraş Tanıtım Günlerine katıldı.

ANKARA-  TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve 28 Eylül- 1 Ekim tarihleri arasında ziyarete açık olan 2. Kahramanmaraş Tanıtım Günleri etkinliğinin açılışına katıldı. Açılışta Palandöken'e Kahramanmaraş Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Kuybu da eşlik etti. Kahramanmaraş'ın kültürel değerlerinin tanıtıldığı etkinlikte Maraşlı esnafla buluşan Palandöken, tezgahları gezerek yöresel yiyeceklerin tadına baktı. Meşhur Kahramanmaraş fıstık dönerinin başına geçen Palandöken, çevredekilere kendi eliyle fıstık döneri ikram etti. Çevre esnafıyla muhabbet ederek sorunlarını dinleyen Palandöken'e Maraşlı esnaflar büyük ilgi gösterdi.

ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in birer gün arayla meslek liselerinin ve meslek yüksekokullarının öneminin ve kalitesinin artacağına ilişkin açıklamalarını büyük memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Mesleki eğitim konusu sadece bir eğitim meselesi değildir. İşsizliğin azaltılması ve sanayi üretiminin artmasında en büyük pay mesleki eğitim almış ara eleman ihtiyacının karşılanması ile mümkün olur' dedi.

-'MESLEKİ LİSE VE YÜKSEK OKULLARIN EĞİTİM KALİTELERİ YÜKSELTİLMELİ'

Uzun yıllardır her fırsatta mesleki eğitimin önemine vurgu yaptıklarını belirten Palandöken, 'Her fırsatta dilimiz döndüğünce ifade etmeye çalıştık. Bir taraftan işsizlik artarken diğer taraftan fabrikaların ara eleman bulamamasının en büyük nedeni, öğrencilerin tamamının üniversite okumaya yönlendirilmesinden kaynaklanıyor. Mesleki eğitime gereken önem verilmeyince çocuklarımız haklı olarak üniversiteye yöneliyorlar. Hangi bölüm olursa olsun yeter ki üniversite olsun düşüncesiyle okuyanların büyük bir kısmı işsiz kalırken sanayiciler çalıştıracak ara eleman bulamıyor. Bunun için meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının müfredatı ve eğitim kalitesi en kısa zamanda mutlaka artırılmalıdır' şeklinde konuştu.

-'ARA ELEMAN AÇIĞINI SÜRATLE KAPATMALIYIZ'

Batılı ülkelerin 1960'lı ve 1970'li yıllarda ülkemizden çok sayıda işçi aldığının altını çizen Palandöken, 'Başta Almanya olmak üzere batılı ülkeler 1960'lı ve 1970'li yıllarda kendi ara eleman ihtiyaçlarını karşılamak için ülkemizden çok sayıda işçi çektiler. O yıllarda onların ihtiyacı olan ara elemanı bugün biz arıyoruz. Bu açığı kapattığımız zaman Türk sanayisi büyük bir atılım yapacaktır. Daha da ötesinde, ekonomik büyüme ve kalkınma hızı arttıkça batıdan tersine göç süreci de başlayacaktır' sözlerine yer verdi.

ANKARA  Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal'ın yeni torba kanun tasarısı ile ilgili yapmış olduğu açıklamalardan birçok vergide yılbaşından itibaren artış olacağının anlaşıldığını ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Vergi artışlarının ekonomik büyümeyi baskılayacağı endişesini taşıyoruz' dedi.

-'ARTIŞ YAPILACKA VERGİLER ÇOK İYİ ANALİZ EDİLMELİ'

Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapan Palandöken, 'Ekonomik büyümenin tam hızlanmaya başlandığı bir dönemde hemen hemen tüm vergilerde artışa gidilmesinin 2018'den itibaren büyüme hedeflerini baskılayacağı endişesini taşıyoruz. Ayrıca, vergi artışlarının kayıt dışı ekonomiyi artırma ihtimali de söz konusu. Vergi oranları artınca vergi gelirlerinin artması yerine tersine azalması da mümkün olabilir. Bu nedenle artış yapılacak vergiler çok iyi analiz edilmeli' şeklinde konuştu.

-'ÜCRETLER ÜZERİNDEKİ VERGİ ARTIŞI KAŞITDIŞINI ARTIRIR'

İşsizliğin bir süredir çift hanelerde olması nedeniyle hükümetimizin istihdam artırıcı politikalar uyguladığını hatırlatan Palandöken, 'İşsizliğin yeniden tek hanelere düşmesi için istihdam artırıcı politikalar uygularken ücretlilerin vergisindeki artış, hem kayıt dışı istihdamı artırabilir hem de işsizlik oranındaki düşüşü geciktirebilir. Dolayısıyla gelir artırıcı çalışmaların bu yönüyle de analiz edilmesi büyük önem taşıyor' sözlerine yer verdi.

ANKARA- Eğitim öğretim yılının başlamasıyla bankaların öğrencilere yönelik destekleyici nitelikte hizmet vermeleri gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bankalar öğrencilerin kullandığı herhangi bir banka kartından aldığı hizmete dair hesap işletim ücreti gibi ekstra ücretler almamalı. Her yıl ortalama 80 ile 150 TL arasında parası kesilen öğrenciler ya bu ücreti geri talep ettiklerinde alabilmeli ya da öğrenciler bu ücrete tabi tutulmamalı' dedi.

-'ÖĞRENCİLERİN KARTLARINDAN ÇEŞİTLİ ADLARLA ÜCRET KESİLMEMELİ'

Bankacılık sektörünün hızla büyüdüğünü belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemizde en hızlı gelişip büyüyen sektörlerden birisi bankacılık. Ülke ekonomisinin büyümesiyle ile de doğru orantılı şekilde büyüyor. Fakat bu büyüme kar yüzdelerinin normalin çok üzerinde, 1 senede yüzde 33 artış ile seyretmesi ile gerçekleşiyor. Havale ücreti, hesap işletim ücreti, dosya masrafı, yapılandırma kesintisi, kredi tespit ücreti gibi birçok çeşitte isimle kart kullanıcılarından ücret kesiliyor. Bu uygulamaya hem erişginlerin kartlarında hem de öğrencilerin kullandığı kartlarda son verilmeli. Şehir dışında okuyan öğrencinin, ailesinin gönderdiği paradan yılda 150 TL neden banka alsın. Ya da burs alan öğrenci aynı şekilde her ay bursundan neden kesinti yaşasın' diye konuştu.

-'EĞİTİMİ DESTEKLEYİCİ UYGULAMALAR YAPILMALI'

Öğrenci ve velilerini destekleyici nitelikte banka ve kart uygulamaları yapılmasının gerektiğini bildiren Palandöken, '5 Milyon 513 bin 731 Lise ve 7 milyon 198 bin 987 üniversite eğitimi alan öğrencimiz var. Öğrencilerimizin çoğu maddi açıdan zorluk yaşıyor. Ya ailesinin gönderdiği para için, ya bir yerden aldığı burs için mutlaka bankaya ihtiyaç duyuyor. Bankaların çeşitli adlarla ücret kesmesinin dışında tam aksine destekleyici nitelikte de uygulamalar yapması gerekiyor. Eğitim kredileri, harçlık avansı, uzun süren vadeli kredi gibi eğitimi destekleyici uygulamalar öğrencileri ve velileri rahatlatacaktır' şeklinde söyledi.

ANKARA - Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) tarafından motorinde 13 kuruş fiyat artışı beklendiğinin açıklaması üzerine yazılı bir değerlendirme yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 27 Eylül 2017 tarihinden itibaren motorine yapılacak olan 13 kuruşluk zammın bu ayki ikinci zam olduğunu ve yeniden artışa geçen enflasyonu daha da artıracak boyuta geleceğini söyledi.

-'20 GÜNDE İKİNCİ ZAM'

Petrole sürekli yapılan zamlarla enflasyonun önüne geçilemeyeceğini belirten Bendevi Palandöken, 'Zamla enflasyon düşmez. Artık zam ve enflasyon birbirini tetikler oldu. Daha 6 Eylül'de motorine 7 kuruşluk zam yapılmıştı. Yani 20 günde ikinci ve 20 kuruşluk bu zam artık dayanılmaz noktaya geldi. Bir el adeta sürekli petrolün üzerinde duruyor. Artık zam değil, fiyatları düşürecek formüller bulunmalı. Bunun için de yapılması gereken acil olarak petrol fiyatlarında tavan fiyat uygulamasına geçilmelidir. Bu geçmiş yıllarda uygulandı ve başarılı oldu' dedi.   

-'HEP PETROLE YAPILAN ZAMLARI KONUŞUYORUZ'

Petrole yapılan zamların piyasaları A'dan Z'ye olumsuz etkilediğini anlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Artık sürekli olarak petrole yapılan zamları konuşur olduk. Dolar kuru düşse de zam geliyor, düşmese de zam geliyor. Biz her ay artık en az iki kez bu konuyu konuşuyoruz. Dünya benzin ve petrolden kaçıyor biz sürekli zam yapıyoruz. Petrole yapılan zam lokomotif olarak tüm ürünlere yansıyor. Enflasyon rakamlarının yüksek çıkmasını değerlendirirken petrole yapılan son 2 zam önümüzdeki ay içerisinde de enflasyonun yüksek çıkacağının bir göstergesidir. Çiftçinin mahsulünden tutun esnafın rafına koyduğu ürünlere kadar her şeyin fiyatı artıyor. Petrol fiyatlarına zam yaparken acele edilmemeli, çok iyi düşünülmeli. Özellikle enflasyonun yükseldiği bu dönemde, akaryakıta yapılan zamlar, enflasyonu da körüklüyor. Enflasyon ve petrol fiyatları tam bir kısır döngü oldu. Enflasyon arttıkça akaryakıt fiyatları artıyor, akaryakıt fiyatları arttıkça enflasyon artıyor. Bu kısır döngü bir yerden mutlaka kırılmalı.'  diye konuştu.

ANKARA- Bu yıl bal üretiminin verimli geçtiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sahte bal üreticilerine karşı vatandaşları uyararak, 'Bal üretiminde Çin'den sonra dünyada ikinci sıradayız. Ülkemizin yılda 105 bin 727 ton bal üretimi var. Fakat üretimin fazla olması fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor. Gerçek ve iyi balın en düşük fiyat 50 liradan başlıyor, 250 liraya kadar çıkıyor. Vatandaşlarımız ucuz fiyatta bal satan sahte üreticilere kanmamalı. Tanıdığı ve bildiği esnafları tercih etmeli' dedi.

-'BAL ÜRETİMİNDE DÜNYADA İKİNCİYİZ'

Bal üretimi ve arıcılık sektörünün ülkemizde çok geliştiğini vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dünyada 1,5 milyon tondan fazla bal üretiliyor. Bunun yüzde 30,6'sını Çin, yüzde 6,85'ini ülkemiz, yüzde 5,35'ini ABD üretiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ?un açıkladığı verilere göre ülkemizde 84 bini aşkın işletmede 7,9 milyonu aşkın kovanda 105 bin 727 ton bal üretimi gerçekleştiriliyor. 2,2 milyar dolarlık dünya bal ihraç pazarından yüzde 1,1 pay alıyoruz. Üretimimizin yüzde 3,4'ünü yani 3 bin 623 tonunu dünyada 33 ülkeye ihraç ediyoruz. Ordu 16 bin 278 ton ile birinci, Muğla 15 bin 875 ton ile ikinci, Adana 9 bin 477 ton ile üçüncü sıradaki ülkemizin en çok bal üreten illeri' diye bilgi verdi.

-'KALİTELİ BALIN FİYATI DÜŞMEZ, SAHTE ÜRETİCİLERE KANMAYIN'

Kaliteli balın düşük fiyattan verilemeyeceğini söyleyerek vatandaşları sahte bal üreticilerine karşı uyaran Palandöken, 'Yaz mevsimindeki yağışlar ve arı ölümlerin çok fazla yaşanmaması ile bal üreticileri son 20 yılın en iyi verimini ve fiyatını gördü. Üretimdeki yoğunluğumuz ise gıda sahteciliğinin yaşanmasına sebep oluyor. Sahte bal üreticileri şeker şurubu gibi katkı maddeleri katarak ucuza bal satıyorlar. Hâlbuki iyi ve kaliteli bal ucuza satılamaz. Bugün ülkemizde balın fiyatı en düşük 50 lira ve 150-200 civarında artıyor. 5 kavanoz balı 100 liraya satıp yanında promosyon ürünler veren satıcılar mevcut. Vatandaşımız bunlara kanmamalı. Hiçbir katkı maddesi eklenmeyen ve bir maddesi çıkarılmadan üretilen iyi baldır. Vatandaşlarımız bakarak koklayarak balın sahte mi gerçek mi olduğunu anlayamazlar. Laboratuvarlarda uzman kişilerin test etmesi gerekir. Vatandaşın bu noktada yapacağı şey, balı güvendiği ve bildiği esnaftan almasıdır. Ucuz olsun diye kanserojen madde içeren sahte bal tercih edilmemelidir' şeklinde söyledi.

ANKARA- Esnaf ve sanatkârlara özel bir teşvik sisteminin oluşturulmasının ülke ekonomisinin büyümesine büyük katkı sağlayacağını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve sanatkârımız istihdam yaratılmasında ve ülke ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahip. Bu sebeple mevcut teşvik sistemlerinde esnaf ve sanatkârımıza bir pay verilmesi ya da esnafa özel bir başka teşvik sistemi oluşturulması istihdamı ve büyüme hızımızı artıracaktır' dedi.

-'ESNAF KAZANIRSA ÇIRAK VE KALFA KAZANIR EKONOMİ ZİNCİRLEME BÜYÜR'

Sürdürülebilir ekonomik büyümede esnaf ve sanatkârın önemine vurgu yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Küçük ve dağınık yapısına karşın esnafımız istihdamda ve girişimciliğin ilk adımını oluşturmakta ekonomimize büyük katkı sağlıyor. Esnaf ve sanatkârlara özel bir teşvik sistemi girişimci ve vergi mükellefi sayısını da artıracaktır. Dolayısıyla işsizliğin azalmasına da etki edecektir. Son açıklanan TÜİK verilerine göre, toplumun en zengin ile en yoksul kesiminin arasındaki gelir farkı 7,7 kat olarak belirlendi. Özel bir teşvik, gelir dağılımındaki eşitsizliğin dengelenmesine de yardımcı olacaktır. Çünkü esnafın durumu iyileşirse yanındaki çırağın ve kalfanın da durumu iyileşir. Böylelikle zincirleme şekilde ekonomimiz daha da büyüyecektir' diye konuştu.

-'TEKNOLOJİK TEŞVİK REKABETTE ESNAFIN ELİNİ GÜÇLENDİRİR'

Esnaf ve sanatkârın büyük şirketlere karşı rekabet edebilmesi için teknolojik teşvikin de gerektiğini belirten Palandöken, 'Esnaf ve sanatkârımızın büyük şirketlerle rekabet edebilmesi için çağımızın en gerekli sistemi teknolojidir. Elektronik ticarete uyum sağlamaları rekabette esnafımızın elini güçlendirecektir. Bu sebeple bilgisayar, yazılım ve benzeri teknolojik araçların temini için vergi indirimleri ve fatura karşılığı sıfır faizli kredi sağlanmalıdır. Yeni ekonomiye uyum sağlanması ve bilgisayar yazılımlarının öğrenilmesi için pilot bölgelerde üniversitelerden alınacak destekle danışmanlık hizmeti verilmelidir. Teşvik konusuyla ilgili olarak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın, Maliye Bakanlığımızın ve Ekonomi Bakanlığımızın gerekli teşvikler için adım atacağını umut ediyoruz' şeklinde söyledi.

ANKARA- Balık avı sezonunun 1 Eylül'de başlamasına rağmen balık fiyatlarının halen yüksek TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Balık tüketiminde Avrupa ve Dünya'nın gerisindeyiz. Deniz ürünleri tüketiminde Avrupa kişi başı yıllık 23 balık tüketimi yapılırken, dünyada 18,6 kilo iken ülkemizde bu rakam sadece 6 kiloda kalıyor. Oysa üç tarafı denizlerle çevrili ülkemize balık üretim ve tüketiminin en az ilk üç sırada yer alması gerekir. Yeni sezon ile bilinçsiz avlanma ve bilinçsiz tüketimin önüne geçmeliyiz. Balıkçılarımız yasal boy sınırının altında avlanma yapmamalı, vatandaşlarımız da tezgâhlara vaktinden önce gelen balıkları tercih etmemeli' dedi.

-'AVLANILAN DENİZ ÜRÜNLERİNDA AVRUPADA 7.SIRADAYIZ'

Avlanılan Deniz ürünleri avlanma ve üretiminde Avrupa'da Türkiye'nin 7'inci sırada olduğunu anlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde balık avlanılması ve üretimi oldukça yetersiz. Normal sezonda kişi başı 6 kilo balık tüketiliyor. Ancak yaz aylarında avlanma yasağı ve çeşitlerin azalması dolayısıyla fiyatların yükselmesi nedeniyle tüketim 1,5 kilograma kadar düşüyor. Su ürünleri üretimi ile ilgili TESK olarak TÜİK ve çeşitli kaynaklardan derlediğimiz bilgilere göre, 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,4 azalarak 588 bin 715 ton olarak gerçekleşti. Avlanılan deniz ürünleri üretim rakamlarına bakıldığında, Norveç 2146 bin ton ile Avrupa'da açık ara önde iken ülkemiz 398 bin ton ile Avrupa ülkeleri arasında Fransa, Birleşik Krallık, Danimarka, İspanya ve İzlanda'dan sonra yedinci sırada' diye konuştu.

-'BALIK YASAL BOYUTUNA ULAŞMADAN AVLANMAMALI'

Balıkçıları bilinçsiz avlanmamaları konusunda uyaran Palandöken, 'Balıkların vaktinden önce avlanması boyutlarının küçük olmasına sebep oluyor. Daha balık gelişimini tamamlamadan tutulup tezgâhlara getiriliyor. Balıkçılarımız her balığı vaktinde, sezonunda ve avlanma koşullarına uygun olarak tutmalı. Koşullarına uygun olarak balık avlanması yapıldığı zaman daha fazla üreme sebebiyle balık sayısı artar. Sayının artması ile fiyatlar düşer. Fiyatların düşmesi ile halk daha ucuza daha fazla balık yemiş olacaktır' şeklinde söyledi.

ANKARA - Trafik kazalarının azaltılmasına ilişkin yapılan çalışmaları desteklediklerini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kazaların altılmasına ilişkin başta hükümet olmak üzere ilgili bakanlıkların çalışmalarını destekliyoruz. Çünkü Kazalar ne kada7r azalırsa trafik sigorta fiyatları o oranda düşer' dedi.

-'HERKES ÖZEN GÖSTERMELİ'

Ekonomi Bakanlığı tarafındanTavan fiyat uygulamasına rağmen zorunlu trafik sigortası primlerinin halen vatandaşa yüksek geldiğini de vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Zorunlu trafik sigortası primlerinin düşmesi kazaların azalmasından geçiyor. Kazaların azaltılmasına ilişkin hükümet ve ilgili bakanlıklar tarafından atılan olumlu adımlar toplumun tüm kesimleri bir araya gelerek ortak politikalar üretmelidir' diye konuştu.

-'UFAK TEFEK KAZALAR RAPOR EDİLMEMELİ'

Sigorta şirketlerinin trafik kazaları nedeniyle ödenen hasarın miktarına bakmayıp kaza sayısının istatistiğini tuttuğunu ifade eden Palandöken, 'Şehir içindeki küçük çaplı trafik kazalarında vatandaşımız çoğu kez bilinçsizce hareket ederek sigorta şirketinden tazminat alma yolunu tercih ediyor. Oysa ufak tefek hasarların olduğu kazalarda, aracın tamir masrafı, sigorta priminin artışından daha düşük kalabiliyor. Bu nedenle çok küçük çaplı hasarlarda vatandaşlar hemen sigorta şirketine başvurmak yerine hasarın bedelini ve sigorta priminin ne kadar artacağını çok iyi araştırmalılar' sözlerine yer verdi.

-'TİCARİ ARAÇLAR TDECRÜBELİ ŞOFÖRLER TARAFINDAN KULLANILMALI'

Trafikte diğer taşıtlara göre çok daha uzun süre kaldığı için kaza riskinin ticari araçlarda daha yüksek olduğunun altını çizen Palandöken, 'Ticari araçlarda kaza riski diğer taşıtlara göre daha yüksek. Bu nedenle ticari araç sahipleri araçlarını kullanacak şoförleri çok iyi seçmeliler. Özellikle şoförlük eğitimi olan ve tecrübeli şoförlerin seçimi çok önemli. Ticari araç şoförlerinin normal ehliyet sahibi olanlara göre daha uzun süreli ve detaylı bir eğitimden geçmeleri gerekiyor. Bu eğitimler kaza sayısını da azaltacağı gibi insan canını da koruyacaktır' şeklinde konuştu.
 

ANKARA - Dünya çapında ve ülkemizde gıda israfının büyüklüğüne dikkati çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Üretilen ürün, üretim ve dağıtım aşamasında da tüketim aşamasında da büyük kayba uğruyor. Birleşmiş Milletlere göre çöpe giden yiyeceklerin 4'te 1'ini kurtarsak dünya üzerinde açlık bitecek. Ülkemizde üretilen sebze meyvenin yüzde 25-30'u daha soframıza gelmeden, yüzde 15'i ise evlerimizde israf oluyor. Hem cebimizi hem ekonomimizi düşünerek bilinçli tüketim yaparak israftan kaçınmalıyız' dedi.

-'DÜNYADA İSRAF EDİLEN GIDA MİKTARI İLE 2 MİLYAR İNSAN DOYABİLİR'

İsrafın hem dinimizde haram olduğuna hem de ekonomimizde büyük kayıplara yol açtığına vurgu yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dünyada israf edilen 1,3 milyar tondan fazla yiyecek, 2 milyara yakın insanı doyurabilir. Ülkemizde ise üretilen sadece meyve sebzenin bile yüzde 40'ı israf ediliyor. Gerek halde gerek dükkanda gerekse mutfaklarımızda çöpe giden büyük gıda kayıplardan söz ediyoruz. Dinimizde de haram olan israf kendi cebimize de ülkemizin ekonomisinde de büyük kayıplara yol açıyor. Vatandaşımız bu sebeple tüketebileceği miktarda alışveriş yapmalı. Ülkemizde bir kişinin tabağında bıraktığı yemek yılda ortalama 114 kilo ediyor. Bu şekilde israf edilen yiyecekler hayvan barınaklarına aktarılırsa yüzlerce hayvanın karnı doyabilir. Dükkanlarda süresi geçmeye yakın ürünler büyük indirimlerle satılabilir. Bayatlayan ekmekler tatlı veya köfte yapılarak değerlendirilebilir' diye konuştu.

-'GIDA İSRAFINDAN HER AŞAMADA KAÇINILMALI'

Gıda israfının tüketimin yanı sıra tarladan sofraya gelene kadarki aşamada da yaşandığına dikkati çeken Palandöken 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin verilerine göre 2016'da üretilen 110,7 milyon ton 60 farklı bitkisel gıdanın 9,4 milyon tonu 2017 sonunda daha vatandaşa ulaşamadan israf olacak. Tarladan sofraya gelene kadarki gıda israfı gelişmiş ülkelerde yüzde 40'ı ülkemizde ise yüzde 30'u buluyor. Hatalı ambalaj, taşımacılık esnasındaki yaşanan durumlar, soğuk zincir sistemine özen gösterilmemesi gibi birçok sebepten ötürü üretimden sonra dağıtım aşamasında da büyük kayıplar veriyoruz. Küresel iklim değişikliğini hızlandıran gıda israfı ile çevreye 3,3 milyar ton karbondioksit yayılıyor. Üretimden ve tüketim ve sonrasına kadarki her aşamasında israftan kaçınmak herkesin öncelikli hedefi olmalı' şeklinde söyledi.

Türkiye  Bakkallar  ve  Bayiler  Federasyonu
Talatpaşa Bulvarı No: 136 / 10   Cebeci  ANKARA
Tel: 0312 - 3196150     Faks: 0312 - 3196158
info@tbbf.org.tr