Hiper - Grosmarketler Karşısında Bakkal ve Market Esnafının Durumu Hakkında Rapor

Mahalle Kültürümüzün Ayrılmaz Parçası Bakkal Gibi Haksızlık Yaptığımız Kaç Meslek var ?

Bakkal ve Market Esnafı Neden Yaşamalı ve Yaşatılmalı ?

Ödül Almış En Güzel Bakkal Öyküleri

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 

ANKARA- Perakende yasasının yeniden düzenlenerek kuralların konulması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yeni hükemet sisteminde yapılması gereken en önemli konulardan bir tanesi hiç kuşkusuz perakende sektörünün kurallarının konulmasıdır. Mantar gibi çoğalan zincir marketler karşısında küçük esnafın ayakta kalma mücadelesi verdiği unutulmamalı ve kuralsız çoğalmanın önüne geçilmelidir. Bunun içinde yapılması gereken için fazla araştkırmaya gerek yoktur sadece parekendenin kurallarının konrulması yeterli olacak. Esnafın AVM ve zincir marketlere karşı haklarını korunması artık kaçınılmaz oldu' dedi.

-'PERAKENDE YASASI GÜNCELLENEREK TAM OLARAK UYGULANMALI'

Esnaf ve sanatkârın korunması ve geliştirilmesi için perakende yasasının tam olarak uygulanması gerektiğine değinen Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '2015 Ocak ayında yürürlüğe giren perakende yasası maalesef ihtiyaca cevap vermiyor. Esnaf ve sanatkârın en çok ihtiyaç duyduğu konu AVM ve zincir marketlere karşı korunmak. Bu yasa ise tam olarak uygulanmıyor. Ekim ayı sonu itibariyle zincir market sayısı 30 bin 864'e çıktı. Artık her sokak başına yan yana mantar gibi türeyen zincir marketler esnafın ayakta kalmasını zorlaştırıyor. Bunun gibi birçok madde ya tam anlamıyla uygulanamıyor ya da yeterli gelmiyor. Perakende yasası esnaf ve sanatkârın haklarını koruyacak şekilde tekrar düzenlenmeli ve bununla birlikte tam olarak uygulanmalı. Uygulamaya geçmeyen yasanın esnafımıza hiçbir faydası olmuyor' diye konuştu.

-'ESNAFIN OLMADIĞI BİR EKONOMİK KALKINMA VE BÜYÜME İMKÂNSIZDIR'

Ekonomik kalkınma ve büyümenin içerisinde esnafın payının büyük olduğunu kaydeden Palandöken, 'Ülkemizin ekonomik dalgalanmadan hızla sıyrılması ve büyüme hedeflerine uygun adım devam etmesi sevindirici. Fakat bu ekonomik kalkınma ve büyüme hedeflerinin içerisinde esnafın payı yadsınamaz. Bakkalı, berberi, terzisi, kuaförü, manavıyla birlikte 2 milyon esnafımız ekonominin hayat damarlarından birini oluşturuyor. Dolayısıyla ekonomik büyüme için, esnafın gelişmesini engelleyen tüm sorunları ortadan kaldırmak, esnafı desteklemek ve korumak, büyüyen pazarlardan yararlanması için teşvik etmek ilk hedeflerden birisi olmalıdır. Esnafın haklarını hukuki bir zeminde korumak temel önceliklerden sayılmalıdır' şeklinde söyledi.


ANKARA- Ticari araçlar gibi özel araçların da 1 Aralık'ı beklemeden bir an önce kış lastiği takması gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '1 Aralık'tan itibaren ticari araçlar için zorunlu olan kış lastiğini yalnızca ticari araçlar değil özel araçlar da takmalı. Çünkü ticari araçlar gibi özel araçlar da trafik kazası yapıyor. Öte yandan kış lastiği takmak için 1 Aralık beklenmemeli. Zaten yurt genelinde havalar soğudu. Hava sıcaklıklarının 7 derecenin altına düştüğü yerlerde vatandaşlarımız 1 Aralık'ı beklemeden bir an önce kış lastiğini takmalı. Vatandaşlarımız unutmasın şuan için ticari araçlar için kış lastiği takmayanlara uygulanan para cezası 715 TL'dir' dedi.

-'TRAFİK KAZASI YAŞANMA RİSKİ KIŞIN 6 KAT DAHA FAZLA'

Kış lastiği konusunda sürücülere uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yoğun kış şartları ülke genelinde hakim olmaya başladı. Özellikle yağışların olduğu ve sıcaklıkların eksiye düştüğü bölgelerde ticari ve özel demeden trafikteki tüm araçlar için kış lastiği takılmalı. Araçların kışlık bakımları yapılmalı. 1 Aralık'ta başlayacak olan zorunlu kış lastiği uygulaması yalnızca ticari araçlar için olsa da trafikte tüm araçlar kaza riski taşıyor. Hepimizin can ve mal güvenliği için kış lastiğinin ve araç bakımının önemi büyük. Araştırmalara göre kışın kaza yapma riski yaza göre 6 kat daha fazla. Özellikle kışa girerken herkes araç bakımını en doğru şekilde yaptırmalı. Aracın kışa hazırlığı külfet gibi görülmemeli. Özel araçlar da en az ticari araçlar kadar dikkatli olmalı' diye konuştu.

-'1 OCAK'TAN SONRA KIŞ LASTİĞİ TAKMAMANIN CEZASI ARTACAK'

 

1-31  Aralık tarihleri arasında zorunlu kış lastiği takmayan ticari araçlara 715 TL olarak uygulanacak cezanın yeni yılla girdiğimiz andan itibaren artacağını hatırlatan  Palandöken, 'Ticari araçlar için geçerli olan bu ceza yalnızca 1 -31 Aralık tarihlerinde uygulanacak. 1 Ocak 2019'dan itibaren Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın belirlediği yeniden değerlendirme oranında diğer cezalar gibi kış lastiği takmamanın da cezası artırılacak. 1 Ocak ile 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiği takmayanlara yeni ceza tutarı uygulanacak. Uygulamanın başlamasına son birkaç gün kala aşırı yoğunluk yaşanmaması için vatandaşlarımız şimdiden kış lastiğini taktırmalı. Geçen yıl kış lastiği uygulamasının zorunlu olduğu 5 ayda toplam 127 bin 283 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 81 bin 511 kişi yaralandı, 952 kişi ise hayatını kaybetti. Bu rakamlar kış aylarında yaşanan trafik kazalarının boyutunu gözler önüne seriyor' şeklinde konuştu.


ANKARA- Sağlık turizminde ülkemizin hedeflerine ulaşması için reklam ve tanıtımlarla desteklenmesi gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülkemiz sağlık turizminde coğrafi konum, fiyatlar ve donanım olarak çok avantajlı bir durumda. Bu avantajın reklam ve tanıtımlarla daha çok desteklenmesi gerekiyor. Çünkü ülkemize tedavi için gelen her turist ortalama 10 bin dolar harcama yaparken, gezmeye gelen turistler ise 700 dolar harcıyor. Geçtiğimiz yıl ülkemize gelen 32 milyon turistin 765 bini sağlık turizminden faydalandı. Sağlık turizmi için gelen turistler ise esnafa daha faydalı. Çünkü bu turistler esnaftan alışveriş yapıp gittikleri yere döviz bırakıyorlar' dedi.

-'SAĞLIKTA FİYATLARIMIZ AVRUPAYA GÖRE YÜZDE 60 DAHA UYGUN'

Ülkemizin sağlık turizmi için avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Sağlık turizmi yılın her ayında ziyaret ve tedaviler nedeniyle tercih ediliyor. Bu da ülkemizde yazın normal turistin bıraktığı dövizden daha fazla döviz getiriyor. 2 bine yakın termal kaynağa sahip ülkemiz için bu çok büyük bir avantaj. Aynı zamanda coğrafi konum olarak da 4 saatlik uçuş mesafesinde 1 milyar insana, 57 ülkeye hitap ediyoruz. Ülkemiz sağlıkta Avrupa'ya göre yüzde 60'lara kadar daha uygun fiyatlarda hizmet veriyor. Hizmet kalitesi ve donanımıyla dünya üzerinde çok iyi seviyelerdeyiz. Bu avantajı ise daha çok reklam ve tanıtımla bilinilirliğimizi artırmak adına kullanmalıyız. Sağlık turizminde geçtiğimiz yıl 7 milyar dolar gelir elde edildi. 30 milyar dolar hedefine ulaşmak için ise çağımızın da gerekliliği olan tanıtımlara daha çok önem vermeliyiz' diye konuştu.

-'TEDAVİ İÇİN ÜLKEMİZE GELEN TURİST 10 BİN DOLAR HARCIYOR'

Sağlık turizminin döviz getirisinin ekonomimiz için çok önemli olduğunun altını çizen Palandöken, 'Termal kaynaklarımız, hastanelerimiz, yılda yarım milyar turist çekiyor. Bu da dünyada pazar büyüklüğü 100 milyar doları aşan sektörde önemimizi ortaya koyuyor. Bu pastada yılda 7 milyar dolarlık gelir dilimimizi artırmalıyız. Çünkü bu ekonomimiz için büyük döviz getirisi olan bir sektör. Öyle ki tatil turizmi için gelen turist 700 dolar harcarken sağlık turizmi için gelen turist 10 bin dolar harcıyor. Otel, seyahat ve kişisel alışverişi de hesaba kattığımızda bu 20 bin dolara çıkıyor. Bu ekonomimize getirisiyle birlikte esnafımızın da yüzünü güldürüyor. Yazın gelen turist her şey dahil sistemler nedeniyle otelden dışarı çıkmazken, sağlık turizminde turist aksine alışveriş yapıp çevredeki esnafa faydası oluyor. Dolayısıyla sağlık turizmi hem getirdiği döviz açısından hem de esnafa olan faydası nedeniyle yaz turizminden daha önemli. Yalnızca yaz turizmi gibi yazın değil yılın her ayında getirisi olan bu sektörde hedeflerimize ulaşmamız esnafımız için de ekonomimiz için de çok önemli' şeklinde söyledi.


 

ANKARA- Ekim ayı başından bu yana petrolün uluslararası fiyatının yaklaşık yüzde 25 gerilediğine işaret eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ham petrolün varil fiyatı 66 dolar seviyelerine kadar geriledi. Döviz kurları da son 3 ayın en düşük seviyelerinde seyrediyor. Amerikan doları ve petrolün uluslararası fiyatındaki düşüş akaryakıt pompa fiyatlarına yansıtılmalı. Piyasaların rahatlaması ve enflasyonun aşağılara çekilmesi için akaryakıt fiyatlarında indirim artık kaçınılmaz oldu. Jet hızıyla zam yapanlar indirimde aynı hızı neden göstermiyorlar' dedi.                                                                  

-'BENZİNE YAPILAN İNDİRİM MOTORİNE DE YAPILMALI'

Döviz kurlarının ve Brent petrol fiyatının düşüşü ile birlikte benzinin pompa fiyatlarında 2 kez indirim yapıldığına işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yaz döneminde 7.21 seviyesine tırmanan dolar şu anda 5.37 seviyelerinde seyrediyor. Yani dolar son 3 ayda yüzde 25 düştü. Petrolün uluslararası varil fiyatı ise Ekim ayı başında 84 dolar seviyelerindeyken şimdi 66-67 dolar seviyelerinde. Döviz ve uluslararası petrol fiyatlarındaki düşüş akaryakıt fiyatlarına bir an önce yansıtılmalı. Yakın zaman önce 3 Kasım ve 8 Kasım tarihlerinde benzin için yapılan toplam 38 kuruşluk indirim motorin için de yapılmalı. Esnafın ve çiftçinin en büyük girdisi motorine yapılacak indirim, lokomotif olarak tüm ürünlerin fiyatına yansır. Bu da enflasyonun yeniden düşmesini sağlar. Başta taksici, dolmuşçu, halk otobüsçü olmak üzere ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren esnafımız motorin indirimini dört gözle bekliyor' diye konuştu.


 

ANKARA- TÜİK tarafından açıklanan ve yüzde 11.1 olarak gerçekleşen işsizlik verilerini değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'İşsizlik rakamlarında Temmuz ayına göre Ağustos'ta artış var. Artışın Eylül ve Ekim aylarında süreceğini Kasım'da vergi indirimlerinin de etkisiyle yatay bir seviyeye geçmesini bekliyoruz' dedi.

 

-'SGK PRİMLERİNDE İNDİRİM VEYENİ TEŞVİK SİSTEMİ HAZIRLANMALI'

 

Piyasalara güven gelmesinin yanı sıra özellikle 2019 yılı başından itibaren işsizliğin düşürülmesinin daha hızlı olmasını beklediklerini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfedersyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'İşsizliğin düşürülmesi için vergi indirimleri gibi SGK primlerinde de bir indirim yapılmalı ve acilen bir istihdam teşvik sistemi hazırlanmalı' diye konuştu.


ANKARA-  Naylon poşeti sınırlandıran düzenlemede esnaf ve sanatkar için pozitif ayrımcılık yapılmasını isteyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Çevremizi ve sağlığımızı korumak adına naylon poşet kullanımını sınırlandıran düzenlemeyi esnaf ve sanatkar camiası olarak sonuna kadar destekliyoruz. Uygulamanın hayata geçtiği ilk günlerde esnaf ile vatandaşlar poşet ücreti nedeniyle karşı karşıya gelebilir. Zaten 25 kuruş da esnaf için yüksek bir ücret. Esnafa poşette pozitif ayrımcılık yapılması, zincir marketlerde fiyat 25 kuruş olsa bile esnafta 10 kuruşta kalması gerektiğini düşünüyoruz' dedi.

-'NAYLON POŞETİ ZAMANLA HAYATIMIZDAN ÇIKARMALIYIZ'

Son 50 yılda hayatımıza giren naylon poşetlerin geri dönüşümünün çok sınırlı olduğunu ve bunları tamamen hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Araştırmalara göre ülkemizde yılda ortalama 5 milyardan fazla naylon poşet kullanılıyor. Naylon poşetlerin geri dönüşümünün yenisini üretmekten daha maliyetli olduğu belirtiliyor. Üstelik plastiklerin geri dönüşümü ile üretilen ürünler de sağlımızı tehdit ediyor. Temiz çevre ve sağlıklı yaşam için naylon poşet kullanımını minimum düzeye indirmeli ve zamanla bunları hayatımızda çıkarmalıyız. Naylon poşetleri parayla satarak kullanımını azaltırız ancak tamamen bitiremeyiz. Çünkü vatandaşlarımız bu kez de poşetleri parayla satın almayı alışkanlık haline getirebilir. Bu yüzden işletmelerde naylon poşetle birlikte kese kağıdı, file ve bez torba da satılarak teşvik edilmeli. Hatta alışverişlerde vatandaşa bir kereye mahsus file ve bez torba hediye edilmeli' diye konuştu.

-'ÜLKE OLARAK DOĞAYI KORUMA BİLİNCİNE ERİŞMELİYİZ'

Plastik poşet kullanımından vazgeçerek gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir doğa bırakmamız gerektiğini söyleyen Palandöken, 'Çevreye en zararlı plastik türlerinden naylon poşeti kullanmaktan artık vazgeçmeliyiz. Vatandaşlarımız yılbaşını beklemeden birer bez torba ya da file alarak bu alışkanlığı şimdiden edinmeli. Bu tür file ve bez torbaları sadece alışverişe çıkarken değil normal zamanda da yanlarında bulundurmalılar. Ayrıca uygulama başladıktan sonra file, bez torba gibi ürünler bir defaya mahsus olmak üzere işletmeler tarafından müşterilere hediye edilmeli. Ülke olarak bu dönüşüm bilincine kavuşmamız başta ekonomimize, doğamıza ve sağlığımıza da olumlu geri dönecektir' diye konuştu.


ANKARA - Çay, şeker, tütün ve tütün mamulleri gibi fiyatı sürekli yükselen ama kâr oranı diğer mallara göre çok düşük olan malların satışını yapan esnafın büyük şirketler gibi ticari defter tutmak zorunda kaldığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kâr oranı düşük ürünleri satanlar için defter tutma hadleri yeniden belirlenmeli' dedi.

 -'BAKKALIN DEFTERİ İLE SANAYİ İŞLETMESİNİN DEFTERİ AYNI OLMAMALI'

 2018 yılında aylık 15 bin 833 TL'nin üzerinde mal alıp 21 bin 667 TL'nin üzerinde mal satanların kanunen birinci sınıf tacir sayıldığını ve bunların 2019 yılından itibaren büyük şirketler gibi muhasebe defteri tutmak zorunda olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ayda 22 bin TL tutarında sigara satan bir bakkal büyük bir sanayi işletmesiyle aynı defterleri tutuyor. Oysa 22 bin TL'lik satışın tamamı yalnızca sigara olsa bile bunun kârı da yalnızca günlük 8, aylık 244 TL. Ayda yalnızca 244 TL kâr eden bir bakkal veya bayinin büyük bir sanayi işletmesi gibi defter tutmasını anlamak mümkün değil. Ayda 244 TL kazanan bir bakkal nasıl olur da büyük tüccar gibi ticari defter tutar?' diye konuştu.

 -'CİRO BÜYÜK AMA KAR KÜÇÜK'

 Zincir marketlerin mantar gibi çoğalmasıyla bakkalların yalnızca sigara satan büfelere dönüştüğünün altını çizen Palandöken, 'Eskiden yalnızca ekmek ve sigara satar olduk diyorduk. Artık bunu bile söyleyemiyoruz. Ekmeği de halk ekmekler vasıtasıyla devlet kendisi üretip satıyor. Geriye bir tek sigara kaldı. Sigaranın da kâr oranı o kadar düşük ki, dostlar alışverişte görsün misali ciro büyük ama kâr çok düşük. Vergi kanunlarımız da diyor ki ayda 244 TL'nin üzerinde kazanırsan büyük tüccar gibi ticari defter tut. İşletme defteri tutmanın aylık ücreti 148 TL iken, bilanço usulüne göre defter tutmanın aylık bedeli 400 TL. Yani ayda 244 TL kazanan bakkal, 400 TL muhasebeci ücreti ödemek zorunda kalıyor. Bu hadler tıpkı basit usulde olduğu gibi yeniden belirlenmeli, bakkal esnafı sigara sattığı için adeta cezalandırılmamalı' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Nakit alışverişlerdeki 1 kuruş para üstlerinden sonra artık 5 ve 10 kuruşların da geri verilmediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Etiketlerde görülen kuruşlu fiyatlar, kasada ödeme yapan vatandaşa nakit para üstü olarak geri verilmiyor. Özellikle AVM'ler başta olmak üzere büyük marketler ile zincir marketlerde ve mağazalarda 1 kuruştan sonra artık 5 kuruş ve 10 kuruşlar da para üstünden sayılmıyor. Oysa sadece bu yılın 10 ayında toplam 826 milyon 270 bin 500 adet madeni para basıldı. Nakit para üstü olarak verilmeyen bu madeni paralar nereye kayboldu sorusu akıllara geliyor. Ekonomik dalgalanma yaşadığımız dönemde 1 kuruşun bile kıymeti var. Vatandaşlarımız damlaya damlaya göl olur, damlacıktan sel olur atasözünü unutmamalı' dedi.

-'MADENİ PARA ÜSTLERİ, İŞLETMELERİN KASASINA KÂR KALIYOR'

Piyasaya 2009'dan bu yana 7 milyar 564 milyon 110 bin 562 adet madeni para tedavül edildiğine işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '2005 yılında tekrar hayatımıza giren kuruşlar halen piyasada doğru şekilde kullanılamıyor. Öyle ki 1 kuruştan sonra artık 5 ve 10 kuruşlar da hiçe sayılarak nakit para üstü olarak verilmiyor. Oysa 2018 yılının 10 aylık döneminde toplam 826 milyon 270 bin 500 adet bozuk para piyasaya sürüldü. Bu paraların 32 milyon 716 bini 1 kuruş, 197 milyon 394 bini 5 kuruş, 140 milyon 360 bini 10 kuruş, 125 milyon 938 bini 25 kuruş, 101 milyon 167 bin 500'ü 50 kuruş ve 228 milyon 892 bini 1 TL olarak tedavüle girdi. Piyasada bu kadar bozuk para varken kasada vatandaşa para üstü verilmemesi haksız kazançtır. Bu paralar, vatandaşa para üstü vermeyen işletmelerin kasasına kâr kalıyor' diye konuştu.

-'PARA ÜSTÜ OLARAK BOZUK PARA İSTEMEK AYIP DEĞİL'

Vatandaşın almadığı madeni para üstlerinin totalde büyük bir meblağa ulaşabildiğini, o yüzden para üstünün mutlaka istenmesi gerektiğini ifade eden Palandöken, 'Nakit yerine kredi kartı ile alışveriş yapanlar para üstü konusunda daha kârlı. Ancak bu sefer de vatandaşlarımız kartlara fazla yüklenip ay sonunda borçla uğraşıyor. Bu yüzden kaç kuruş olursa olsun vatandaşlarımız para üstünü istemeli. Halkımız arasında sanki 5-10 kuruş para üstünü istemek ayıp gibi yanlış bir algı var. Bu yanlış algı kırılmalı çünkü para üstü istemek ayıp değil haktır. Kur oynaklığı sebebiyle ekonomik dalgalanma yaşadığımız bu dönemde hiçbirimiz kuruşları beğenmeyecek kadar zengin değiliz. Üstelik 1 kuruşun dahi hesabını yapacak bir tasarruf devrindeyiz. Öte yandan alışveriş yaparken fiyatları iyi kontrol etmeli ve fatura almaktan vazgeçmemeliyiz. Ürünün raftaki fiyatı ile kasadaki fiyatının aynı olup olmadığına mutlaka bakmalıyız' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Ülkemizin kanayan yarası olan madde bağımlılığı ile mücadele etmek için mesleki eğitimin önemine vurgu yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Ülkemizde uyuşturucu ve madde bağımlılığının yaşı gün geçtikçe aşağı iniyor. Başta STK’lar olmak üzere herkesin bu konuya hassasiyetle yaklaşarak üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerek. Uyuşturucu bağımlılarının topluma kazandırılmasının en etkili yöntemlerinden biri mesleki eğitimdir. Çünkü usta baba yarısıdır. Çırağını her zaman kontrol eder, kendi gözetiminde tutar ve yanlış yapmasının önüne geçer” dedi.

-“UYUŞTURU BATAĞINA DÜŞMENİN YAŞI 15-24 ARASI”

Hem esnafın ara eleman ihtiyacını gidermek hem de istihdamı artırmak için uyuşturucu bağımlılarının topluma yeniden kazandırılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Basın büromuz tarafından Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın 2018 Türkiye Uyuşturucu Raporu’ndan derlenen veriler, ülkemizdeki uyuşturucu batağını gözler önüne seriyor. Rapora göre, madde bağlantılı ölümler 2013’te 232 iken 4 yılda yüzde 305 artarak 941’e çıktı. Uyuşturucuyu ilk kullanım yaşı en fazla 15 ile 24 yaş arasında yoğunlaşıyor. Özellikle hayatının baharında olan bu gençlerin uyuşturucu illetinden kurtularak topluma kazandırılması için hepimizin üzerine büyük bir sorumluluk düşüyor. Uyuşturucu ile mücadele bir vatandaşlık görevidir. Uyuşturucu ile ilgili gördüğümüz ve duyduğumuz her şeyi alo 191’e bildirmemiz lazım. En önemlisi çırak olarak işyerlerimzde çalışan çırakların sigortalarının emekliliğe sayılmamı çok önemli. ” diye konuştu.

-“TEDAVİ GÖRENLERİN YÜZDE 86’SI 1-8 YIL ARASINDA EĞİTİM ALANLAR”

Uyuşturucu tedavisi görenlerin yüzde 86’sının 1 ila 8 yıl arasında eğitim alan kişiler olduğunu belirten Palandöken, “Uyuşturucudan tedavi görenlerin ezici bir çoğunluğunun öğrenci olması kan dondurucu.  Yani sadece eğitimsiz olanlar değil eğitim görenler de uyuşturucu batağına düşebiliyor. Gençlerin bu illetten kurtulması, topluma kazandırılması için mesleki eğitimin önemini her fırsatta vurguluyoruz. Mesleki eğitime yönlendirme ne kadar artarsa, usta-çırak ilişkisi ile hem ekonomiye hem de topluma faydalı bireylerin sayısı o kadar artacaktır. Usta-çırak ilişkisinde iş öğrenmenin yanı sıra sorumluluk edinme, aile olma ve toplumsal duyarlılık esastır. Usta çırağını her zaman korur, kollar, sosyal ilişkilerinde yanlışa sapmasını engeller, doğruya yönlendirir, çırağını her zaman gözetiminde tutar. Çünkü usta baba yarısıdır. Burada devlette çırakların gelcekleri ile önemli adımlar atarak onların mesleklerinde kalmaları için çıraklık süresindeki sigortalarının emeklilik süresine sayılması ve askerlikte belli bazı avantajlar sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Piyasalardaki son ekonomik gelişmeleri değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Enflasyonun artması kesinlikle dolarla ilgili değil. Enflasyonun artması fırsatçıların işidir. Öyle ki enflasyonla bu kadar mücadele edilmesine rağmen Ekim ayında enflasyon rakamları yine yüksek çıktı. Bu rakamlar, bazı fırsatçıların indirim adı altında zam yaptığını ortaya çıkararak bu konudaki uyarılarımızı da doğruladı' dedi. 

-'ÖNGÖRÜMÜZ İSABETLİ ÇIKTI'

Liberal ekonomide dengelerin kendiliğinden yönünü bulacağını yaptığı yazılı açıklamada belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Enflasyonla topyekun mücadele adına bir ay önce başlatılan yüzde 10 indirim kampanyası için ülke genelinde 2 bini aşkın firma indirim yapacağını taahhüt etmişti. Ancak çok sayıda firma, indirim sözünü tutmadığı gibi enflasyonla mücadele indirimlerini kendi lehine kullandı. Satılmayan üç beş ürüne indirim etiketi koyarak müşteri çekmeye çalıştılar. İndirim kampanyalarının Ekim ayı enflasyonuna kısmen de olsa yansıması bekleniyordu ancak Ekim'de enflasyon aylık yüzde 2.67 arttı. Buradan anlaşılıyor ki serbest piyasa koşullarında müdahale edilmesi fayda getirmez. Arz ve talep dengesindeki üretime ağırlık verilmeli. Eylül ayı ile Kasım ayı karşılaştırıldığında öngörümüzün ne kadar isabetli olduğunu herkes görecektir. Dolayısıyla piyasalara müdahale edilmeden, kendi içerisinde en kısa zamanda oturacağını hep birlikte göreceğiz' diye konuştu.

-'EN ÇOK ESNAF VE ÜRETİCİ KESİMİ DESTEKLENMELİ'

Nakit akışının bundan sonraki süreçte piyasalara intikal edeceğini ifade eden Palandöken, 'Piyasalardaki rekabet ortamının en etkin oyuncuları hiç kuşkusuz esnaftır. Yaşa ve yaşat felsefesi piyasalarda dengedir. Piyasadaki dengenin oturması için en çok desteklenmesi gereken kesimler üretici ve esnaftır. 2 milyonu aşkın çoğunluğu ile ekonomide kilit bir halka olan esnaf ve sanatkarımızın piyasadaki rolü çok önemlidir. Üretici kesime ve esnafa verilecek destek piyasaya kısa zamanda yansıyacaktır' şeklinde konuştu.


 

ANKARA - Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde karakolun mühimmat deposunda meydana gelen patlama sonucu, 7 askerimizin şehit olması ve 25 askerimizin ise yaralanması sebebiyle mesaj yayımladı.

Palandöken, mesajında şu ifadelere yer verdi: 'Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Derecik Ortaklar köyünde bulunan üs bölgedeki karakolda, mühimmatın infilak etmesi sonucunda 7 askerimizin şehit olduğu ve 25 askerimizin de yaralandığı haberini ülke olarak büyük bir üzüntü ile öğrendik. Bu elim haber bizi ve ülkemizi derinden sarstı. Üzüntümüz  ve açımız çok büyük. Millet olarak açı içindeyiz. Esnaf ve Sanatkarlar olarak, şehitlerimize, Allahtan rahmet, silahlı kuvvetlerimizin değerli mensuplarına, şehitlerimizin yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize ise yüce Allahtan Acil şifalar diliyorum.'


 

ANKARA- Dünya Şehircilik Günü nedeniyle şehir planlamalarında AVM konusuna dikkati çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Şehirlerimizdeki betonlaşmanın artmasına en çok AVM'ler katkı yapıyor. Dünya Şehircilik Günü'nde bu konuya önem verilerek şehirlerin ortalarına plansız şekilde yapılan AVM'lere bir son verilmeli çünkü halen yapım aşamasında olan onlarca AVM projesi var. Kaynaklarımızı verimli kullanmak, yaşadığımız şehirleri tamamen beton yığınlarına çevirmemek ve çevremizi daha az tahrip edecek şekilde planlamalar yapılmalı' dedi.

-'ŞEHİRLERİ BETONLAŞMA DEĞİL GÜZELLEŞTİRME YAŞANIR KILAR'

Plansız yapılaşmanın şehirleri yaşanılmaz hale getirdiğini vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'AVM'ler şehir merkezlerine, bazen yan yana olarak açılmaya devam ediyor. Bu sorun uzun yıllardır plansız yapılaşmadan kaynaklı sürüyor. 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü ciddi bir dönüşümün başlangıcı olmalı ve bu konuya artık hassasiyetle yaklaşılmalı. Şehir planlamacıların görüşlerine başvurmadan bu AVM'lerin plansızca açılması kabul edilir değil. Esnafın ekmeğini küçültmeleriyle beraber aynı zamanda şehirlerimizin de dokusunu bozuyor. Öyle ki AVM sayısının arttıkça yeşil alanlarımızın azalmasında muhakkak yakından bir bağ var. Şehirleri bu şekilde betonlaşma değil, aksine yeşil alanları artırmak daha yaşanır hale getirir' diye konuştu.

-'AVM SAYISI 2 YILIN SONUNDA 450'YE ÇIKACAK'

AVM sayısının plansız ve ihtiyaçtan fazla yapılmasının atıl alan çöplüğü oluşturduğunu belirten Palandöken, 'Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü 2018 3. Çeyrek raporuna göre AVM arzı bu yılın üçüncü çeyreğinde 412 merkezde 12,6 milyon metrekareye ulaştı. Yapılması planlananlarla birlikte bu sayının 2 yılın sonunda 450'ye ulaşacağı öngörülüyor. Yalnızca İstanbul'daki 119 AVM ise 2 yıl sonra 135'e çıkacak. 2005'ten bu yana ülkemizin nüfusu yüzde 19 artarken, toplam AVM sayısı 106'dan 412'ye çıkarak yüzde 288 arttı. İhtiyaçtan fazla AVM hem kullanılabilir alanlarımızı katlediyor, hem de daha sonra beklenen ziyaretçi sayısına ulaşılamayınca kapanarak atıl alan çöplüğü oluşturuyor. Hem şehirlerimizi bu kirlilikten kurtarmak hem de esnafın varlığını sürdürebilmesi için cadde mağazacılığına geri dönülmeli. AVM yerine cadde mağazacılığına dönüş piyasalara hareketlilik kazandırır' şeklinde söyledi.


ANKARA- Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 80. Ölüm yıldönümü sebebiyle yazılı bir mesaj yayınlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Tüm dünyanın saygı duyduğu, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk'ü 80. ölüm yıldönümünde saygı ve minnetle anıyoruz. Onun en büyük eseri cumhuriyete sahip çıkmak, korumak ve yüceltmek hepimizin vatana bir borcudur. 80 yıldır onu arayıp andığımız gibi bundan sonra da onun izinden gitmeye devam edeceğiz' dedi.

-'ULU ÖNDERE MİNNET BORCU, VATANA SAHİP ÇIKARAK GÖSTERİLİR'

Türk esnaf ve sanatkârları adına ülkeye hizmet etme ve sahip çıkma kararlılığını yinelediklerini vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Zekâsı, komutası, bilgisi, karakteri ve dâhiliği ile dünyada kıskanılan ve her daim takdir edilmeyi başaran ulu öndere sahip olduğumuz için en şanslı milletiz. Bu şansımızı da onun izinden giderek, onun işaret ettiği yönde atılımlar yaparak, çok çalışarak hak edeceğiz. Tüm dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran Mustafa Kemal Atatürk ve onun çizdiği yolda ilerleyeceğiz. Milletimizi uçurumun kenarından alıp ayağa kaldıran ve yepyeni çağdaş bir ülke kuran ulu öndere minnet borcumuzu, bize bıraktığı mirası olan bu vatana sahip çıkarak ödeyeceğiz. Tüm Türk esnaf ve sanatkârlar camiası olarak daima hizmet yarışında olacağız, her zaman daha ileri gidebilmek adına adımlar atmaya devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, Allahtan rahmet diliyorum. Milletimizin 80. kez başı sağ olsun' şeklinde mesaj yayınladı.


 

ANKARA- Benzinin litre fiyatına gelen 21 kuruşluk indirimin sevindirici ancak yeterli olmadığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Benzine 3 Kasım tarihinde yapılan 17 kuruşluk indirimin ardından bugün 21 kuruş daha indirim yapılması olumlu. Ancak sadece benzine yapılan bu indirimler enflasyonu düşürmek için tek başına yeterli değil. Ağırlıklı olarak motorin kullanan ulaştırma sektörü yapılacak olan indirimle hem nefes alacak, hem de bütün sektörler bu indirimden olumlu yararlanacaktır' dedi.

-'MOTORİNE İNDİRİM TÜM SEKTÖRLERE OLUMLU YANSIR'  

Benzine yapılan indirimin ardından motorin için de indirim beklediklerini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Döviz kurları son 3 ayın en düşük düzeyine gerileyince uluslar arası piyasalarda petrol fiyatları düştü. Bunun ilk yansıması olarak benzine bir ay içerisinde iki kez indirim yapıldı. Piyasadaki bu rahatlamanın motorin fiyatlarına da indirim olarak yansımasını bekliyoruz. Benzine yapılan indirim motorin için de yapılırsa başta ulaştırma sektöründe çalışan esnafımız olmak üzere tüm piyasa canlanır. Özellikle motorin fiyatlarının düşmesi A'dan Z'ye tüm ürünlerin fiyatına da indirim olarak yansır. En önemlisi de, enflasyonla topyekun mücadele ettiğimiz bir dönemde enflasyon rakamlarının düşmesini sağlar' şeklinde konuştu.


 

BRÜKSEL- Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TESK, KOSGEB, TOBB ve TÜBİTAK ortaklığında Brüksel'de kurulan TuR&Bo Ofisi'nin 2018 yılı faaliyeti kapsamında Göbeklitepe ve Türk mutfağını tanıtmak amacıyla düzenledikleri 'Göbeklitepe: Kültürlerin buluştuğu topraklar...Tarihten, gastronomiye' etkinliği nedeniyle AB Parlamentosunda yaptığı açılış konuşmasında 'Anadolu bize yurt olmadan önce birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Göbeklitepe bu anlamda Anadolu'nun tarihinde hiç kuşkusuz en nadide yere sahip. Tarihin ilk zamanlarından bu yana kurulan tüm medeniyetlerin birikimini harmanlayarak bugüne getiren, kültürlerin buluştuğu topraklar diyoruz biz Anadoluya' dedi.

-'AHİLİĞİN TEMELİNDE ÇALIŞMAK VE ÜRETMEK VAR'

Palandöken Ahiliğin mesleki eğitim ve yeterlilikletinin hizmet ve ürün standartlarının temellerinin atıldığı bir dönem olduğunu belirtti ve 'Bu ekonomik anlayışın temelinde çalışmak, üretmek, kalite, emeğe saygı, dayanışma, helal kazanç, helal lokma, yardımlaşma, israftan kaçınma gibi temel evrensel kurallar vardır. '14.yüzyıl düşünürü, devlet adamı ve tarihçi İbn-i Haldun 'Coğrafya kaderdir' demiştir. Hiç şüphesiz ki her coğrafya kendi kültürünü ve her kültür de kendi mutfağını yaratır. Böylece gelişen ve zaman içinde değişen mutfak kültürü, nesiller ve medeniyetler arasında aktarılarak birbirini etkiler. Anadolu'ya baktığımızda bereketli bir coğrafya ile karşılaşıyoruz. Anadolu'da Ahi sofralarında sohbetlerin edildiği, hayatın deneyimlerin paylaşıldığı ve günümüz esnaf ve sanatkarlarının temelleri atılmaktadır' diye konuştu.

 

-'GÖBEKLİTEPE İNSANLIĞIN ORTAK TARİHİDİR'

 

Palandöken, Göbeklitepe'nin insanlığın ortak tarihi mirası olduğuna dikkat çekerek, ortak bir mirası ve tarihi paylaşan herkesin ortak bir geleceğinde yine beraber kuracaklarına inandığını söyledi. AB Parlamentosunda Avrupa Parlamentosu Üyesi İsmail Ertuğ'un ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, Avrupa Parlamentosu Üyesi Nedzhmi Ali'nin yanısıra TC Brüksel Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü, KOSGEB Başkan Yardımcısı Salih Tuna Şahin ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cihat Lokmanoğlu da katıldılar. Açılış konuşmalarından sonraki bölümde Göbeklitepe Kazı Başkanı Lee Clare ve Sanat Tarihçisi ve Gastronomi Araştımacısı Nedim Atilla'nın sunumları ile toplantı sona erdi. Toplantının ardından TuR&Bo ofisinde gastronomi şovları ile Göbeklitepe, Çatalhöyük, Aslantepe, Selçuklu, Osmanlı ve Modern Türk mutfağı katılımcılara tanıtıldı.


 

ANKARA- Esnaf ve sanatkarın Meclis'te görüşülen kara paket uygulamasına karşı olduğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'TBMM'deki Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda görüşülen kara paket uygulamasının yürürlüğe konması esnafımızı bitirme noktasına getirir. Büyük bir maliyet baskısı altında olan esnafımız bir de kara paket uygulaması olursa dükkânına kilit vurma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. En önemlisi yüzde 21'lerDen yüzde z7,9'a kadar düşens kaçak sigara satışları yeniden hortlar' dedi.

-'KARA PAKET UYGULAMASI ESNAFA EK MALİYET GETİRİR'

Kara paket uygulamasında yetkililerin esnafın çağrısına kulak vermesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ekim ayı enflasyonu yüzde 25'i geçti. Son 15 yılın en yüksek enflasyon rakamları altında kalan esnafımız sattığı malın yerine yenisini koyamıyor. Tütün ürünlerinin düz ve standart paket biçiminde kapalı dolaplarda satışını öngören kara paket uygulaması, başta bakkal, büfe ve bayii işletmeciliği yapan esnafımız olmak üzere camiamızı olumsuz yönde etkileyecektir. Yüksek maliyet kalemleri, faturalar, vergiler ve sigorta primlerinin altında ezilen esnafımıza bir de kara paket uygulaması ciddi bir maliyet getirecektir. Zincir marketler ve AVM'lerin haksız rekabeti karşısında ezilen esnafımız bir de kara paket uygulaması ile dara sokulmamalı' şeklinde konuştu.

-'TEK TİP SİGARA SATIŞI KAÇAKLILARIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER'

Öte yandan kara paket uygulamasının kaçak sigara ticaretini artıracağına dikkati çeken Palandöken, 'Esnafımız gelirinin yüzde 60'ını yasal sigara satışından elde ediyor. Eğer tek tip sigara paketi uygulaması hayata geçirilirse kaçakçılık yeniden hortlar. Bu da esnafımızın gelirinin yarı yarıya düşmesi demektir. Ayrıca tek tip sigara paketi uygulaması kaçakçıların ekmeğine yağ sürer. Bu uygulama yürürlüğe girerse alınan tedbirler sonrasında yüzde 21'lerden yüzde 7,9 seviyelerine kadar düşen kaçak sigara ticareti yeniden yükselişe geçer. Kaçakçılığın artması ile olan yine esnafa ve vergi kayıpları nedeniyle devletimize, milletimize olur. Kara paket uygulaması, kaçakçılıkla beslenen terör örgütlerinin arayıp da bulamadığı bir uygulamadır. Devletimiz terörle çok önemli bir mücadele yürütürken, terörü parasal açıdan besleyecek böylesi bir uygulamadan vazgeçmeliyiz. Sigara ve onun zararlı etkileri ile mücadele etmek hepimizin görevi. Bu konuda yapılan denetimler artırılmalı. Esnafımız da denetimlerde etkin bir rol oynamalı' diye konuştu.


ANKARA- Esnaf ve sanatkarlara ait 1 milyon 878 bin 81 iş yeri olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilanlara göre, yılın 10 ayında 194 bin 2 esnaf ve sanatkar işletmesi açılırken, 87 bin 258 esnaf ve sanatkar işletmesi kapandı. Diğer taraftan 29 bin 596 iş yeri de vergi kayıtları sona erdiği için resen terkin edildi. Ancak ilgilileri müracaat etmediği için Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi'nde terkin ilanları yayınlanmadı' dedi.  

-'10 AYDA İŞ YERİ AÇILIŞLARI DA KAPANIŞLARI DA ARTTI'

2018'in 10 aylık döneminde 2017'nin aynı dönemine göre iş yeri açılış ve kapanışlarının arttığını vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Geçen yılın 10 aylık döneminde 192 bin 423 iş yeri açılırken bu yıl aynı dönemde iş yeri açılışları bin 579 artış gösterdi. 2018'in 10 aylık döneminde 2017'nin aynı dönemine göre açılan iş yeri sayısı yüzde 0.82 arttı. İş yeri kapanışları ise geçen yılın ilk 10 aylık dönemine göre 8 bin 738 artış gösterdi. Geçen yılın ilk 10 aylık dönemine göre kapanan iş yeri sayısı yüzde 11,13 arttı. Yılın 10 aylık döneminde iş yeri açılışları da kapanışları da arttı' şeklinde konuştu.

-'EN ÇOK İŞ YERİ AÇILIŞ VE KAPANIŞI BÜYÜK ŞEHİRLERDE GERÇEKLEŞTİ'

Yılbaşından bu yana iş yeri açılış ve kapanışlarının en çok büyük şehirlerde gerçekleştiğine işaret eden Palandöken, '2018'in 10 aylık döneminde en fazla iş yeri açılış ve kapanışlarının gerçekleştiği iller sırasıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve Bursa oldu. Yılın ilk 10 ayında İstanbul'da 20 bin 16 iş yeri açıldı, 7 bin 215 iş yeri kapandı. İzmir'de 11 bin 609 iş yeri açıldı, 5 bin 554 iş yeri kapandı. Ankara'da 10 bin 277 iş yeri açıldı, 4 bin 598 iş yeri kapandı. Antalya'da 9 bin 736 iş yeri açıldı, 4 bin 265 iş yeri kapandı. Bursa'da ise 7 bin 691 iş yeri açıldı, 3 bin 567 iş yeri kapandı' diye konuştu.

-'BÜFE, BAKKAL VE MARKET İŞLETMECİLİĞİ CAZİBESİNİ KORUYOR'

Bu yılın Ocak ayından Ekim sonuna kadar açılışı yapılan meslekler hakkında bilgi veren Palandöken, '10 ayda en fazla açılışı yapılan ilk 6 meslek, 19 bin 54 ile büfe, bakkal ve market işletmeciliği oldu. Ardından 17 bin 62  ile lokantacılık faaliyetleri, 11 bin 133 ile kahvehane, kıraathane ve çay ocağı işletmeciliği, 8 bin 381 ile servis aracı işletmeciliği, 7 bin 713 ile şehirlerarası yük taşımacılığı ve 7 bin 250 ile pazarcılık faaliyetleri en çok açılışı yapılan meslek kollarında başı çekti' diye söyledi.


ANKARA- Ekim ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Tüketici fiyatları, ekim ayında aylık yüzde 2.67 artarken yıllık bazda artış yüzde 25.24 oldu. Bu da yıllık bazda artışın 2003 Haziran ayından beri en yüksek artış olarak kayda geçti. Ancak enflasyonda asıl belirleyici aylar Kasım ve Aralık ayları olacak. Bu aylarda mevsimsel olarak sezon sonu indirimlerin yanı sıra hükümetin uygulamaya koyduğu vergi indirimleri enflasyonun düşmesinde belirleyici olacaktır' dedi.

-'BENZİN VE MOTORİNE İNDİRİM ENFLASYONU DÜŞÜRÜR'

Otomotiv sektörü başta olmak üzere mobilya ve beyaz eşya ürünlerine getirilen ÖTV ve KDV indirimleri enflasyonun düşmesinde belirleyici ancak yeterli olmadığını ifade eden Bendevi Palandöken, 'Uzun zamandan beri benzin ve motorine yapılan zamlar A'dan Z'ye her ürünü etkileyerek enflasyonu azdırmaktadır. Onun için petrole zam yapılırken çok dikkat edilmeli, indirimlerde ise daha hızlı şekilde hareket edilmelidir. Şu an ulaştırma sektörümüz benzin ve motorinde acil indirim bekliyor. Çünkü her ürünün fiyatını etkileyen bu sektöre yapılan indirim de enflasyonu frenler' diye konuştu.


 

ANKARA - Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TESK, KOSGEB, TOBB ve TÜBİTAK ortaklığında Brüksel'de kurulan TuR&Bo Ofisinin 2018 yılı faaliyeti kapsamında Göbekli Tepe ve Türk Mutfağını tanıtacaklarını söyledi.Palandöken, AB'de 2018 yılının Kültürel Miras Yılı ilan edilmesi münasebetiyle köklü bir tarihe sahip Anadolu'nun en önemli kültürel miras yapılarından olan ve bu yıl Haziran ayında UNESCO'nun Dünya Mirası listesine aldığı Göbeklitepe'nin tüm insanlık için önemine değinerek, "ortak köklerimizi tanımak ve anlamak bizi birbirimize yakınlaştırır. Göbeklitepe, büyük bir tarihi öneme sahip, dünyada bilinen tüm eski yapılar arasında 12.000 yıllık tarihi ile Göbeklitepe en eski tapınma merkezi olmasının da ötesinde her geçen gün yeni buluntularla tüm insanlığın ortak tarihine ışık tutuyor. Buğdayın ilk kez kültüre alındığı Karacadağ'ın yanı başındaki Göbeklitepe'den anlıyoruz ki bugün ekmek yiyorsak bunu Anadolu'nun bereketli  topraklarına borçluyuz" dedi.


AB'de Kültürel Miras Yılı kapsamında özellikle arkeolojik bölgelerin yanı sıra, müzik, dans ve gastronominin de kültürel miras değerleri içinde değerlendirildiğini belirten Palandöken, "Yaşadığımız topraklar pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu topraklarda kültürler buluştu, harmanlandı, tarihin süzgecinden geçerek günümüze uzandı. Bu bizim en büyük zenginliğimizdir. İbn-i Haldun "Coğrafya kaderdir" demiştir. Bizler çok şanslı bir coğrafyanın sahibiyiz. Havasıyla, suyuyla, taşıyla toprağıyla canımızı feda etmeye hazır olduğumuz cennet vatanımızın hiç kuşkusuz derin ve köklü bir tarihi ve kültürü var. İşte bu köklü geçmişimizi tanıtmak üzere Brüksel'e çıkartma yapıyoruz"  diye konuştu.

-'AB'NİN KALBİNDE ANADOLUNUN YEMEKLERİNİ TANITACAĞIZ'

Türk şeflerle AB'nin kalbine gittiklerini belirten Palandöken, "Göbeklitepe Kazı Çalışmalarının Sorumlusu Alman Arkeolog Lee Clare de AB Parlamentosunda yapacağımız Göbeklitepe oturumuyla bizlerle olacak ve geçmiş yıllarda kaybettiğimiz Klaus Schmidt ile yaptıkları çalışmalardan günümüze kadar Göbeklitepe'yi anlatacak. Ülkemizin gururu olan Türk şeflerimizin Göbeklitepe'den ilham alan menüleriyle Türk Mutfağını tanıtacağız. Etkinlik kapsamında aynı zamanda TUR&Bo Merkezinde  Göbeklitepe, Çatalhöyük, Aslantepe, Selçuklu, Osmanlı ve Modern Türk Mutfağından örneklerle ve et şovlarıyla katılımcılara Türk Gastronomisini En Büyük Sofra Anadolu temasıyla paylaşılacak' dedi.
TuR&Bo 2018 Kültürel Miras Yılı "Göbeklitepe: kültürlerin buluştuğu topraklar; tarihten gastronomiye" etkinliği 6 Kasım 2018 akşamında yapılacak Gala Yemeği ile başlayacak, 7 Kasım 2018'de AB Parlamentosunda gerçekleştirilecek Göbeklitepe oturumunun ardından, TuR&Bo ofisindeki yemek şovlarının ardından sona erecek.


6 Kasım 2018 Saat: 19.00 Chateau De La Hulpe
7 Kasım 2018 Saat: 09.00-12:00 AB parlamentosu
7 Kasım 2018 Saat: 13:00-18:00 Tur&Bo Binası


ANKARA- Benzinin litre fiyatına gelen 17 kuruşluk indirimi enflasyonun düşmesi ve halkın geleceğe ümitle bakması açısından olumlu bulduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Fiyat indiriminin bu kez pompaya yansıması sevindirici. Ancak sadece benzine yapılan indirim tek başına yeterli değil. Aynı indirimlerin motorin fiyatlarına da yansıtılması ekonomiyi ve piyasaları rahatlatır. Bunun içinde indirimlerin kısa sürede motorin fiyatlarına da yansıtılır hale gelmesini bekliyoruz' dedi.

-'BENZİNE YAPILAN İNDİRİM MOTORİNE DE YAPILMALI'

Dolar kurundaki düşüş ve petrol fiyatlarının uluslararası piyasalarda gerilemesinin fiyatlara indirim olarak yansıdığını ve kısa sürede bu indirimlerin piyasada etkisini göstereceğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Benzine gelen indirim sevindirici. Ancak benzinle birlikte motorine yapılacak indirim piyasaları oldukça rahatlatır. Çünkü benzine yapılan 17 kuruşluk indirim motorine de yapılırsa indirimin etkisi çok daha büyük olur. Esnaf, çiftçi ve sanayicinin en büyük girdisi elektrik ve motorindir. Motorin fiyatındaki azalma, tüm sektörlerde üretim maliyetlerini düşüreceğinden, tepeden tırnağa her şeyin fiyatı ucuzlar, enflasyon düşer, halkın alım gücü artar. En önemlisi vatandaşın alım gücü artar' şeklinde konuştu.


ANKARA -, Meclis'te görüşülmeye başlanan Kanun Teklifi'nde yer alan esnafı dara sokacak 'Kara paket' ve 'Kapalı Dolap' uygulamalarına ilişkin maddelerin tekliften çıkarılması çağrısını yineleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülke genelinde 200 bini aşan sigara satan bayilerimizin sesine mutlaka kulak verilmeli' dedi.

-'ESNAF EKONOMİNİN BAROMETRESİDİR'

31 Ekim tarihinde TBMM'ine gönderilen 'Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Kanun Teklifinin' Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda görüşülmeye başlandığını hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Küçek esnaf ve sanatkarımızın bu konu ile ilgili endişesi çok büyük. Her yetkilinin bu konuyu çok iyi inceleyerek esnafımıza yardımcı olması gerekir. Çünkü küçük esnaf ekonominin barometresidir. Bu dalgalı ortamda ekonominin barometresi yok olursa başta işsizlik olmak üzere her alanda artış görülür. Yeni getirilmek istenen ?Kara Kutu ve Kara Dolap' uygulamasından uzak durulmalıdır' diye konuştu.

-'KAÇAKLA BİRLİKTE VERGİ KAYBI DA ARTACAK'

Kanun Teklifinde yer alan 'kara paket' ve 'kapalı dolap' uygulamaları hali hazırda ekonomik zorluklar ile boğuşan küçük esnafı daha da zora sokacağının altını önemle çizen 2 milyona yakın esnaf ve sanatkarın temsilcisi konumundaki TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bunlar; kaçağı artıracak, esnafa ek maliyet getirecektir. Enflasyon canavarıyla mücadele eden esnafımız ayın sonunu zor getiriyor. Bu uygulamalar esnafın gelirini daha da düşürür. Tüm Milletvekillerimiz küçük esnafın durumunu çok iyi inceleyip karar vermelidirler. Çünkü kaçağın artması beraberinde vergi kaybını da getirecektir' şeklinde konuştu.

BAKKAL VE BAYİ ODALARINDAN DA ORTAK ÇAĞRI VAR'

Yaklaşık 200 bin bakkal esnafının temsilcisi olan yüzün üzerindeki Bakkal ve Bayi Odası Başkanları ilgili Kanun Teklifine ilişkin ortak taleplerini ise şöyle dile getirdi, 'Kanun Teklifi'nde esnaf ve tütün çiftçisi başta olmak üzere, özellikle ekonominin geçmekte olduğu sıkıntılı dönemde, yıkıcı etkisi olacak bazı hükümler bulunmaktadır. Kaçak sigara ticaretini artırmadan, sigara tüketimini gerçek anlamda azaltacak, yüzbinlerce bakkal esnafı ve çiftçinin ekonomik gelirini etkilemeyecek düzenlemenin oluşturulması için, ilgili maddelerin çıkarılması ve tüm paydaşların görüşlerinin alınarak yeniden oluşturulması önem arz etmektedir.'


ANKARA- Yılbaşından bu yana elektrik ve doğal gaza yapılan zamların dar gelirli vatandaşlar ile esnafın belini büktüğünü belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'BOTAŞ tarafından elektrik üreticilerine satılan doğal gazda yüzde 9 indirime gidilmesi olumlu. Ancak üreticilere sağlanan bu indirim tüketiciye de yansıtılmalı. Döviz maliyetlerindeki artıştan dolayı enerji kalemlerine yapılan zamlar, başta dar gelirli vatandaşlarımız olmak üzere esnaf ve sanatkarımız ile üretici konumundaki sanayicileri olumsuz etkiliyor. Dövizin düşüşe geçtiği bu dönemde, kışın daha da zor geçmemesi için elektrik ve doğal gaz fiyatlarında indirime gidilmeli' dedi.                                                                                                                                                                                

-'SANAYİDE KULLANILAN ELEKTRİĞE YÜZDE 71,5 ORANINDA ZAM YAPILDI'

Konutlar ile ticarethanelerde kullanılan elektrik ve doğal gaz fiyatlarında indirime gidilmesi gerektiğine işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yılbaşından bu yana elektriğe 5 kez, doğal gaza ise 4 kez zam yapıldı. Ocak, Nisan, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yapılan zamlarla birlikte elektrik fiyatları konutta yüzde 45, sanayide ise yüzde 71,5 oranında zamlandı. Doğal gaza ise Nisan, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında 4 kez zam geldi. Yapılan son zamlarla birlikte doğal gaz fiyatları konutta yüzde 29,5, sanayide ise yüzde 69 oranında arttı. Döviz maliyetleri artınca enerji kalemlerinde zam üstüne zam geldi. Şimdi döviz kurlarının önceki aylara göre düşüş eğilimi gösterdiği dönemde elektrik ve doğal gaz fiyatlarında indirime gidilmeli' diye konuştu.                                                                                                                                                                                  

-'HERKESİN RAHATLAMASI İÇİN ENERJİ KALEMLERİNDE İNDİRİM ŞART'

Esnafın en önemli maliyet unsurlarının başında elektrik ve doğal gazın geldiğini söyleyen Palandöken, 'Maliyetlerin her geçen gün artması ile esnaf ve sanatkarımız ayakta kalmakta zorluk çekiyor. Dolar kuru 7.21 seviyesine çıktığında elektrik ve doğal gaza üst üste zam yapıldı. Ancak şimdi dolar kuru 5.50 seviyesinin de altında seyrediyor. Enflasyonla topyekun mücadele ettiğimiz bu günlerde elektrik ve doğal gaza indirim yapılırsa esnafımız başta olmak üzere tüm kesimler rahat bir nefes alır. Özellikle enerji gibi çok yoğun bir şekilde girdi olarak kullanılan lokomotif ürünlere yapılan indirimler, diğer ürünlerin fiyatına da indirim olarak yansır. Öte yandan dar gelirli vatandaşlarımız da elektrik ve doğal gaz faturalarını öderken bu kadar güçlük çekmemiş olur. Yapılan indirim hem vatandaşı rahatlatır hem de enflasyonun düşmesini sağlar' şeklinde konuştu.


ANKARA - Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu olarak uzun zamandan beri talep ettikleri vergi indirimlerinin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından yapılan ÖTV ve KDV indirim açıklanmasının sevindirici olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Uzun zamandır talep ettiğimiz vergi indirimi müjdesini Bakan Albayrak verdi. Bu vergi indirimleri ekonomiye cansuyu olacak. Ekonomideki çarklar yeniden dönecek, herkes ekonomik daralma beklerken vergi indirimleri büyümeye katkı sağlayacak. En önemlisi bu indirimler net indirim olarak fiyatlara yansıyacak' dedi.

 

-'ENFLASYON CİDDİ ORANDA DÜŞECEK'

Vergi gelirlerinin dörtte biri otomotiv ve yan sektörlerinden geldiğinin altını da çizen Bendevi Palandöken, 'Bu indirimler ile yükselen enflasyon ciddi oranda düşecek. Bu vergi indirimleri başta mobilya, beyaz eşa olmak üzere canlılık oluşturacak. Otomotivdeki durgunluk ise vergi indirimi ile sektörde büyük bir canlılık sağlayacak. En önemlisi vergi indirimleri vergi gelirlerini azaltmayacak tam tersine artıracak. Satılmayan malın vergisi olmadığı için ekonomi canlandıkça vergi gelirleri de artacak.

İndirimin yapıldığı sektörlerde üretimin hızla artmasını bekliyoruz. Dolayısıyla vergi indirimleri işsizliğin azaltılmasına da büyük katkı sağlayacak. Ancak sadece belirli sektörlerde değil tüm sektörlerde SGK primlerinde de indirim yapılarak istihdam da teşvik edilmeli' diye konuştu.


ANKARA - Bazı milletvekilleri tarafından TBMM'ye dün sunulan Kanun Teklifinde yer alan 'kara paket' ve 'kapalı dolap' uygulamalarının zor günler geçiren esnafı bitireceğini anlatan 2 Milyon esnafın temsilcisi TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TBMM'ye gönderilen 'Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' ile ilgili yazılı açıklamalarda bulundu.

-'KAÇAK VE VERGİ KAYBI ARTIŞA GEÇER'

Palandöken açıklamasında şunları dile getirdi, 'Kaçak sigara ticaretinin esnafımıza yıllardır verdiği zarar ortadadır. Yıllardır kaçak sigara ile devlet-esnaf elele mücadele ediyoruz. Bundan birkaç yıl önce yüzde 20'lere kadar dayanmış kaçak sigara ticareti; devletimizin kapsamlı ve kararlı mücadelesi neticesinde, son araştırmalara göre  yüzde 8 seviyesine kadar gerilemiştir. Ne yazık ki, bazı milletvekillerinin imzasıyla Meclisimize sevk edilen kara paket ve kapalı dolap gibi uygulama teklifleri, kaçak sigarayı yeniden hortlatacaktır. Olan yine esnafımıza ve yaşanacak vergi kayıpları nedeniyle devletimize, milletimize olacaktır. Devlet zarara uğrarken, kaçakçılıktan beslenen terör örgütlerinin ekmeğine de yağ sürülecektir. Kara paket, kaçakçıların arayıp da bulamadığı fırsattır. Devletimiz terörle çok önemli bir mücadele yürütürken, terörün parasal açıdan besleyecek böylesi bir uygulamadan vazgeçmeliyiz.'

-'ESNAFA BİR DE DOLAP MASRAFI ÇIKTI'

Kara paket uygulaması ile birlikte Kanun Teklifinde yer alan tütün ürünlerinin satış noktalarındaki görünürlüğünün yasaklanmasına da değinen Palandöken, söz konusu uygulamanın esnafa getireceği ek maliyete dikkat çekerek, 'Esnafımızın gelirinin yaklaşık yüzde 60'ı yasal sigara satışından gelmektedir. Bu ciddi bir orandır. Kaçaktaki artışın esnafımızı etkileyeceği muhakkaktır. Hele de böyle sıkıntılı dönemde geliri düşen esnaf zincir mağazalar ile rekabet edemez hale gelecek ve  dükkânına kilit vurma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Bir de sigaraların kapalı dolaplarda satılması konusu. Böylesine bir uygulama esnafımıza bir darbe daha demektir. Bu düzenleme nedeniyle, esnafın öncelikle dükkânına kapalı bir dolap alması gerekecektir. Bugün küçük bir dolabın fiyatı 2 ila 4 bin 500 lira arasında değişmektedir. Esnafımız bu kadar masrafın altından esnaf kalkamaz. Kanun teklifi hazırlayan vekillerimize yüzbinlerce esnaf adına sesleniyorum. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı ortamda, esnafımızı zora sokacak, vergi kaybını artıracak uygulamaların Kanun teklifinden çıkarılması hem esnafımız adına hem de devletimiz adına olumlu bir karar olacaktır' dedi.  


 

ANKARA- Tüm esnafın tek bir dijital platformda toplanması için çalışmaların sürdüğünü belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Artık tüm alışverişler sanal ortamdan yapılıyor. Esnafın da bu sistemden nasibini alması için çalışmalarımız sürüyor' dedi.

-'SANAL ALIŞVERİŞTE ESNAF DA YER ALARAK KENDİNİ GELİŞTİRECEK'

Esnafın yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda rekabet edebilmesi için e-ticarete adapte olması gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'E-ticaret artık günümüzde çok fazla kullanılan ve gittikçe de yaygınlaşan bir platform. Esnafımızın da buna ayak uydurması, adapte olması şart. Biz de konfederasyon olarak bunun için çalışmalarımızı ve görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Tüm esnafı bir e-ticaret çatısı altında toplayacak projeler üzerine görüşmelerimiz devam ediyor. Bunun için gerekli altyapı ve maddi destek için KOSGEB ile birlikte karşılıklı istişarelerde bulunuyoruz. Esnafımızın ihtiyaç duyduğu ve yaşadığı tüm  sorunları çözmek için gayret ediyoruz. Esnafımızın yurtiçi ve yurtdışı pazarlarında rekabet gücünü artırmak, mevcut durumlarını analiz etmek, yönetim, üretim, pazarlama ve finans gibi konularda teşvik ve destek için çalışıyoruz' diye konuştu.

-'YEREL ÜRÜNLERİN SATIŞI E-TİCARET İLE ARTAR'

Yerel ürünlerin tüm ülkeye ve sonra dünyaya açılması bakımından e-ticaretin büyük öneme sahip olduğunu belirten  Palandöken, 'Gelişen teknolojiyle birlikte zamanla tüm işletmelerin de e-ticaret platformunda yer almak zorunda olacağı bilinciyle hareket ediyoruz. Esnafımızın markalaşması, kurumsallaşması, kendini geliştirmesi için eğitim ve danışmanlık hizmetleri çok önemli. Bunu sağlarken de tüm ilgili kurum ve kuruluşlara taleplerimizi iletiyoruz. Bu konu özellikle yerel üretim, yöresel ürünlerin tüm ülke çapına taşınması, daha sonra dünyaya açılması bakımından önemli bir nokta. Çünkü esnafımızın e-ticarette aktif olması hem katma değer açısından hem de kendini geliştirmesi açısından büyük bir ivme kazandıracak. Yerel ürünlerin markalaşması, her noktaya ulaşabilmesi ülkemiz için de faydalı olacak' şeklinde söyledi.


 

ANKARA- Bazı bankaların kredi vermemek için müşterilerden ek teminat istemesinin adil bir uygulama ve etik olmadığını dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Zaten bankalar kredi vermeden önce ipotek ya da kefil yoluyla kredi alacaklarını garanti altına alıyor. Ülkemizin önemli bir süreçten geçtiği bir dönemde yapılması gereken yaşa ve yaşat felsefesinin ön plana çıkarılarak dayanışma içerisinde bu olumsuz tabloyu olumlu hale çevirmek gerekir. Yüksek faiz ve komisyon uygulamasından vaz geçilmeli. En önemlisi her ne nam aldı altında olursa olsun yüksek paralar talep edilmesi etik değil' dedi.

-'BANKALARIN UYGULAMASI ETİK DEĞİL'

 Bazı bankaların ipotek değeri düşmesini bahane ederek bazı kredileri geri çağırma ya da ek teminat isteyerek kredi vermemek için bahane üretmelerinin hiç etik bir uygulama olmadığının altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Herkes ve her kesim elini taşın altına koyarak en az yüzde 10 indirime gidilerek enflasyonla mücadeleye katkı koyuyorlar. Bu katkıyı herkesten önce bankaların koyması ve desteklemesi gerekir. Çünkü yaşa ve yaşat felsefesini en çok bankalar uygulamalı. Çünkü esnaf ayakta kaldığı sürece bankalara karı vardır. Esnaf olmaz ise bankalar da yok olur. Bundan dolayı bankaların kredileri erken geri çağırması ve kredi taleplerine olumsuz cevap vermeleri hiç etik bir uygulama değil. Bu kötü günler elbet gidecek. O zaman bu haksız uygulamaları yapan bu bankalar o müşterileri çok ararlar' diye konuştu.


ANKARA-  Enflasyonla topyekun mücadele için yapılan indirim kampanyalarının bazı firmalar tarafından kazanç kampanyasına çevrildiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Enflasyonla topyekun mücadele için ülke genelinde başlatılan yüzde 10 indirim kampanyaları piyasayı canlandırmaya yetmedi. Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan'ın açıklamasına göre bazı fırsatçıların ürünlere yüzde 200-300 arasında aşırı zam yaptığı ortaya çıktı. Maliyetleri bahane ederek fahiş oranda zam yapanlar şimdi yüzde 10 indirim adı altında enflasyonla mücadele kampanyasını adeta sezon indirimine çevirip yapıyorlar. Yüzde 100, hatta yüzde 300'lere varan zam yapıp sadece belirli ürünlerde yüzde 10 indirime gidilmesi inandırıcı değil. Çünkü vatandaşlar artık bu indirimlere itibar etmiyor. İndirimler vatandaşın cebini rahatlatacak ölçüde değil' dedi.

'SATILMAYAN MALLAR İNDİRİMLE TÜKETİCİYE YENİDEN PAZARLANIYOR'

Enflasyonla mücadele kampanyasının vatandaşa değil büyük firmalara yaradığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dolar kuru 7.21 ile tarihi rekor kırdığı dönemde fiyatları katlayarak artıran firmalar, şimdi dolar 5.70'in altında iken yalnızca yüzde 10'luk indirimle göz boyuyor. İstisnasız tüm ürünlere zam yapılırken indirim kampanyaları yalnızca belli başlı ürünlerde uygulanıyor. Enflasyonla topyekun mücadele indirimlerini bile kar kampanyasına çevirenler var.  Resmen satılmayan ürünlere indirim yaparak yeni pazarlama stratejileri yapıyorlar. Bu fırsatçılar yalnızca karlarını artırmakla kalmayıp enflasyonla mücadeleye de ket vuruyor. Sırf müşteri çekmek için enflasyonla mücadele kampanyasını kullanmak adil bir davranış değil. Serbest piyasa ortamı var diye kimse kafasına göre hareket etmemeli. Ülkemizin ekonomik dar boğazdan geçtiği bir dönemde herkes ve her kesim üzerine düşeni yapmalı. Çünkü her şey kar ve para kazanmak değildir' şeklinde konuştu.

-'ÖNÜNÜ GÖREMEYEN VATANDAŞ ALIŞVERİŞ YAPMAKTAN ÇEKİNİYOR'

Enflasyonla mücadelede başarılı olmak için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Palandöken, 'Maliyetleri bahane ederek zam yapanlar döviz düşüşe geçince indirim yapmasını da iyi bilmelidirler. Üç beş üründe yüzde 10 indirim var diye reklam yaparak müşteri çekmeye çalışmasınlar. Enflasyonla mücadelede başarılı olmak için yalnızca belli kalemdeki ürünlere değil tüm ürünlere vatandaşı rahatlatacak oranlarda indirim yapılmalı. Zaten vatandaşlarımız artık indirim kampanyalarına itibar etmiyor. Vatandaş neye elini atsa zamla karşı karşıya kaldığı için artık alışveriş yapmaktan çekiniyor. Yapılan alışverişler zaruri ihtiyaçlardan başka bir şey değil. Piyasaya yeniden güven gelmesi için indirimler daha ciddi ve inandırıcı olmalı. İndirimler ne kadar cazip olursa piyasalar o kadar canlanır' diye konuştu.


 

ANKARA- İçinde nice kahramanlıklar barındıran Cumhuriyet bayramının 95.yıl dönümünü kutlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Milletimizin sahip olduğu en önemli değerlerden birisi olan Cumhuriyetimizin 95.yıl dönümünü kutluyor, birlik ve beraberliğimizin ilelebet var olmasını diliyorum' dedi.

-'CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMAK DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAKTIR'

Demokrasinin ve Cumhuriyetin ülkemiz için olan önemine vurgu yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken yayınladığı mesajında şunları ifade etti; 'Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi, 'Türk ulusunun yaradılışına ve yaşantısına en uygun olan yönetim şekli Cumhuriyettir.' Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 95 yıl önce bugün ilan ettiği Cumhuriyet bize en önemli mirastır. Egemenliğin ve söz hakkının millette olduğu cumhuriyetimizin kıymetini bilmemiz lazım. 95 Yıllık bu miras her yıl coşku ile kutlanarak bayrağımızın, milletimizin ve devletimizin bütünlüğünü pekiştirmektedir. Bu tarihi gün ortak değerlerimiz, birlik ve beraberliğimizle daha güçlü daha güzel yarınlara çıkmalıdır. Cumhuriyeti korumak ve yaşatmak her vatandaşın görevidir. Bu görev bilinci ve minnet borcu ile cumhuriyetimizin sonsuza dek yaşamasını diliyor, Cumhuriyet Bayramımızı coşku ile kutluyorum.'


ANKARA-  Müşteri çekmek için kullanılan ücretsiz AVM servislerinin dolmuşçu, halk otobüsü ve taksici esnafına büyük darbe vurduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'AVM yönetimlerinin bu taşımacılık faaliyetlerinden dolayı vergi mükellefi olmaları gerek. Personeli taşımak için ruhsat alıp müşterilere hizmet eden bu servisler amaç dışı kullanılıyor. Üstelik AVM'lerin birçoğu, taşımacılık faaliyeti yaptıkları güzergâhlar ile saatleri internet siteleri üzerinden açıkça ilan ediyor. Taşımacı esnafımız üzerindeki bu haksız rekabete bir an önce dur denmeli' dedi.

-'İNTERNET SİTELERİNDE İLAN EDİYORLAR'

Periyodik aralıklarla hareket eden AVM servislerinin taşımacı esnafına adeta rakip olarak çalıştıklarını ve taşımacı esnafını zora soktuğunu söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'AVM'ler ücretsiz servislerle yalnızca personeli taşıma hakkına sahipken sırf müşteri çekmek için bu hizmeti vatandaşlara da veriyorlar. Üstelik bu servislerin sayısı ve ulaşım ağı günden güne genişliyor. Ancak bu adil bir uygulama değil. Çünkü Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre bir hizmet ücretsiz dahi verilse o hizmetin emsal değeri üzerinden bir ücret alınmış gibi vergisinin hesaplanıp devlete ödenmesi gerekir. Yani AVM yönetimleri, taşımacılık faaliyetlerinden dolayı vergi mükellefi olmalı. Ancak kimse bunu denetlemiyor. AVM'lerin birçoğu bu haksız uygulamayı internet siteleri üzerinden açıkça ilan ediyor. Öte yandan Ulaştırma Mevzuatına göre AVM servislerinin tarifeli taşımacılık yapmaları nedeniyle ruhsat almaları da zorunlu' diye konuştu.

-'DOLMUŞÇU, OTOBÜSÇÜ VE TAKSİCİ MAĞDUR'

Vatandaşların mahallelerinden AVM'lere ve büyük marketlere ücretsiz servislerle taşınmasına karşı olduklarını belirten Palandöken, 'Büyük şehirlerdeki tüm AVM'lerin, büyük süpermarketlerin ve sosyete pazarlarının müşteri çekmek için kullandığı ücretsiz servis hizmetleri dolmuşçu, halk otobüsçü ve taksici esnafına büyük zarar veriyor. İnsanlar AVM'ye gitmese bile bu ücretsiz servisleri ulaşım aracı olarak kullanmayı alışkanlık haline getiriyor. Kaçak olarak faaliyet gösteren bu servisler acilen kaldırılmalı. AVM servisleri hiçbir denetime tabi tutulmuyor. Bu sorunu daha önce de gündeme getirmiştik. Bazı düzenlemeler yapıldı ancak AVM'ler haksız taşımacılık faaliyetlerine devam ediyor. Bu haksızlığın bir an evvel önlenmesini bekliyoruz' şeklinde konuştu.


ANKARA- Esnafın sektörel gelişmeleri takip etmesi ve kendini geliştirmesi için KOSGEB işbirliği ile yurtdışı iş gezisi desteği verileceğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Esnafımızın kendi işiyle ilgili gelişmeleri ve yenilikleri takip etmesi, kendini geliştirmesi için KOSGEB işbirliği ile yurtdışı iş gezisi desteği veriyoruz' dedi.

-'ESNAF YURTDIŞI İŞ GEZİLERİYLE KENDİNİ GELİŞTİRECEK'

Yurtdışı iş gezisi desteği hakkında bilgi veren Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'KOSGEB tarafından verilen yurt dışı iş gezisi desteği artık konfederasyonumuz işbirliği ile gerçekleşecek. Amacımız esnafımızın sektörel gelişmeleri takip etmesi, uluslararası işbirliklerinde bulunması gibi kendilerini geliştirecek gezi faaliyetlerinde bulunması. En az 10 esnaf ve sanatkârın katılım sağlaması gereken bu gezi için, KOSGEB'in belirlediği kriterler çercevesenide başvurulyarı konfederasyon olarak değerlendireceğiz. Esnaf ve sanatkârlarımızın bu destekten azami ölçüde yararlanması için gerekli yönlendirmeleri yaparak başvurularını ileteceğiz' diye konuştu.

-'YURTDIŞI İŞ GEZİSİNİN YÜZDE 60'I DESTEKLENECEK'

Yurtdışı iş gezisinin yüzde 60 destek ile yürütüleceğini belirten Palandöken, 'Gezi programında işletmelerle yapılacak ikili iş görüşmelerinin ve Ticaret Bakanlığı tarafından yıllık yayınlanan Milli Katılım Organizasyonu Düzenlenecek Fuarlar Listesinde yer alan bir fuara ziyaretin yer alması gerekiyor. Bu faaliyetlerden sadece birinin gerçekleşmesi durumunda, yurtdışı iş gezisi programında ya meslek kuruluşları ile toplantı ya da sanayi bölgesi, fabrika, teknopark gezileri, finans grupları vb. ile görüşmelerden en az birinin programda yer alması gerekiyor. Bu destek ile esnaf ve sanatkârımızın yurt dışında konaklama, ulaşım, fuar giriş ücretleri ile toplantı organizasyon giderlerinin ve iş gezisi programı ile ilgili tercüme ve rehberlik hizmetlerinin yüzde 60'ı karşılanıyor. Her yurt dışı iş gezisi için gidilecek ülkeye göre işletme başına 5 bin ya da 3 bin TL destek veriliyor' şeklinde söyledi.


ANKARA- Kaçak elektrik kullanımının ekonomiye ve vatandaşa ağır yük getirdiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Vatandaşın sırtındaki kaçak elektrik kamburundan kurtarılması gerekiyor. İçinde bulunduğumuz kış aylarında elektrik tüketimi daha çok artıyor. O yüzden ne dinimizde ne kültürümüzde yeri olmayan kaçak kullanımını bir an önce bitirmeliyiz. Dağıtım şirketleri daha özverili ve kararlı şekilde kaçak elektrik kullanan aboneleri tespit edip yaptırım uygulamalı. Ekonomik dalgalanmadan çıkmışken ülkemizin yeni büyüme hedeflerine koşar adım gitmesi için bu konunun üzerine gidilmeli' dedi.

-'KAÇAK ELEKTRİK ÜLKEMİZİN KAMBURU'

Ülkemizin sırtında bir kambur olan kaçak elektrik kullanımının ekonomik açıdan büyük kayıplara neden olduğunu hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bu kamburdan kurtulmak için dağıtım şirketlerinin denetimleri sıklaştırması, özverili ve kararlı şekilde tüm kaçak elektrik kullanan aboneleri tespit etmesi gerekiyor. Yeni bir düzenleme ile artık bu haksızlığa son verilmeli. Çünkü hiç kimse kullanmadığı elektriğin hatta başkasının kullandığı elektriğin faturasını ödemek zorunda değil. Bu yıl peş peşe gelen elektrik zamları zaten vatandaşı zorlarken bu konuya hassasiyet ile yaklaşılarak çözüm bulunmalı' diye konuştu.

-'FATURASINI DÜZENLİ ÖDEYEN VATANDAŞ KAÇAK BEDELİNİ ÖDEMEMELİ'

Faturasını düzenli ödeyen dürüst vatandaşlara kaçak elektrik bedelinin yüklenmemesi gerektiğini belirten Palandöken, 'Elektriğini kaçak kullanmayan, faturasını düzenli ödeyen dürüst vatandaşların üzerlerine kaçak elektrik bedeli yüklenmemeli. Hiçbir kullanım yapmadığı halde milyonlarca lira fatura gelen ve bu haksızlık nedeniyle üretim yapmayı bırakan çiftçilerimiz var. Esnafımız, en önemli maliyet kalemlerinden biri olan elektrik faturasını öderken kimsenin kaçak kullandığı faturayı ödemek zorunda değil. Kaçak elektrik kullanımını önlemek adına abone bazlı tesisat kontrolleri artırılmalı. Kaçağın en az olduğu iller de tespit edilerek, bir indirim sağlanmalı ve böylelikle tüketiciler kaçak kullanmamaya teşvik edilmeli. Kaçak elektrik aynı zamanda büyük bir enerji kaybına, dış borçlanmaya da neden oluyor' şeklinde söyledi.


ANKARA- Dolar kurundaki artış nedeniyle beyaz eşyada yüzde 50 ile 68 arasında yapılan zamların satışları düşürdüğünü belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Geçtiğimiz yıla göre beyaz eşya satışları yüzde 16 oranında azalırken sadece Eylül ayında satışlar yüzde 37 düştü. Bu satışları artırmak ve enflasyonla mücadelede başarılı olmak için beyaz eşya sektöründe yapılan kampanyalar yeterli değil. Beyaz eşya satışlarında geçen yılın seviyesine ulaşmak için 2017'de başarı ile uygulanan kısa süreli ÖTV indirimi yeniden getirilmeli' dedi.

-'BU YILI ZARARLA KAPATMAMAK İÇİN VERGİ İNDİRİMİ ŞART OLDU'

Ekonomik daralmanın beyaz eşya ve mobilya başta olmak üzere ev eşyası satışlarını vurduğunu söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Son aylarda enflasyonda en çok göze çarpan kalemlerden biri ev eşyası grubu oldu. Geçtiğimiz yıla göre çamaşır makinesinin fiyatı yüzde 68, buzdolabının fiyatı yüzde 58 ve bulaşık makinesinin fiyatı yüzde 50 oranında arttı. Mobilya sektöründe ise kanepenin fiyatı yüzde 51, yatak odası takımının fiyatı yüzde 53 artış gösterdi. Dövizdeki dalgalanmalar ve enflasyondaki yükseliş, vatandaşların ev eşyasına olan talebini azalttı. Bu sektörlerdeki daralmanın önüne geçmek ve enflasyonla mücadele etmek için yüzde 10'luk indirim kampanyaları tek başına yeterli değil. Beyaz eşya ve mobilya sektörünü canlandırmak için halkın ödeyebileceği düzeyde yeni kampanyalar yapılmalı' diye konuştu.

-'SEKTÖRÜN GEÇEN YILKİ BÜYÜME ORANLARI YENİDEN YAKALANMALI'

Beyaz eşya ve mobilya sektörüne yapılacak vergi teşvikleri ile geçen yılki büyüme oranının yeniden yakalanması gerektiğini ifade eden Palandöken, 'Geçen yılki ÖTV indirimi sayesinde beyaz eşya sektörü 2017 yılını yüzde 20 büyüyerek tamamlamıştı. Mobilya sektöründe ise geçtiğimiz yılki KDV indirimi sayesinde iç satışlar yüzde 40'a kadar artmıştı. Geçen yılki büyüme oranlarını yeniden yakalamak ve 2018'i en az zararla kapatmak için yılbaşına kadar bu sektörlerde ÖTV ve KDV indirimleri kaçınılmaz oldu. Geçen yılki vergi indiriminden faydalanamayanlar, eski beyaz eşya ve mobilyalarını değiştirerek yeni teknolojiye sahip ürünleri satın almak için vergi indirimi bekliyor. Miadı dolmuş ev eşyalarının yenilenmesi sektörü canlandıracağı gibi enerjide de tasarrufu sağlayacaktır. Öte yandan, bu sektörlerde yapılacak vergi indirimleri yeni evlenecek çiftlerin de yolunu açacaktır' şeklinde konuştu.


ANKARA- Kültürümüze has kaybolmaya yüz tutmuş mesleklere sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Nakkaşlıktan kilitçiliğe, yorgancılıktan çömlekçiliğe 10 meslek dalında 123 farklı kaybolmaya yüz tutmuş mesleğimiz var. Bu mesleklere sahip çıkmak, kaybolmalarına engel olmak hem kültürümüze sahip çıkmak hem de ekonomimize katkıda bulunmaktır' dedi.

-'KÜLTÜRÜMÜZÜN MİRASI MESLEKLERİN YOK OLMASINA ENGEL OLALIM'

Kaybolmaya yüz tutan mesleklere sahip çıkılmasının önemine dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Anadolu'dan Doğu'ya tüm bölgelerimizde, çok eskilerden kalma, birer kültür mirası olan, hammaddelerine göre ahşap, cam, deri, hayvan ve bitki atıkları, iplik/tekstil, maden, taş, toprak, gıda ve ham maddesi karışık olan el sanatları olarak 10 farklı meslek dalında 123 kaybolmaya yüz tutmuş meslek var. Kaybolmak üzere olmalarının en büyük sebebi tabi ki teknolojiye yenik düşmeleri. Gelişen ve değişen dünyada her şeyin makineler ile fabrikasyon üretim ile olması bu meslekleri günümüzde bitirme noktasına getirdi. Halen baba mesleği icraatta bulunan esnaf ve sanatkârlarımız mevcut. Bu mesleklere sahip çıkmak Osmanlı ve öncesinden bu yana süregelen mirasımıza da sahip çıkmaktır. Çevremizde gördüğümüz duyduğumuz zaman onlara destek olup alışveriş yapmamız ve tamamen yok olmalarına engel olmamız lazım' diye konuştu.

-'KAYBOLAN MESLEKLERE FAİZSİZ KREDİ DESTEĞİ SÜREKLİ OLMALI'

Yüzde 100 faiz indirimli kredi desteğinin sürekli olması, kaybolmaya başlayan meslekleri yaşatmanın en önemli adımı olduğunu belirten Palandöken, 'AVM'lerde esnafa yüzde 5, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklere yüzde 3 yer ayrılması yasa ile zorunlu hale gelmişti ve kaybolmaya yüz tutmuş meslek sahipleri rayiç bedelin 4'e 1'i üzerinden kiralama yapma hakkına sahip. Fakat bu oran bu mesleği icra eden esnaf ve sanatkârımız için yine de yüksek. Yüksek olması nedeniyle de AVM'lere giremiyorlar, kira bedelinin yanı sıra AVM'nin aidatı gibi birçok kalemde ödeme olması onları zorluyor, dolayısıyla yasa da tam anlamıyla uygulanamıyor. Öte yandan hibe desteği almadıklarına dair KOSGEB'den yazı getiren kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyet gösteren ve Esnaf Vergi Muafiyet Belgesi olan esnaf sanatkârlar 2015 yılından bu yana banka kredileri için başvurduğunda  yüzde 100 faiz indirimi alabiliyor. Bu desteğin sürekli hale gelmesi bu meslekleri yaşatmak için en önemli adımlardan birisidir' şeklinde söyledi.


ANKARA- Emeklilikte yaşa takılanlar için emeklilik yaş sınırının 1 yıl düşürülmesi önerisinde bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Emeklilikte yaşa takılanların sorununu çözmek bütçeye büyük bir yük getiriyor. Ancak yaşa takıldığı için emekli olamayan çok sayıda kişi mağdur oluyor. Yaş sınırına takılan tüm vatandaşları emekli etmek yerine bu durumda olanlar için emeklilik yaşı 1 yıl aşağı çekilirse emekliliğine 1 yıl ve daha az süre kalanların önü açılmış olur' dedi.

-'TÜM KOŞULLARI YERİNE GETİRENLERE EMEKLİLİK YOLU AÇILMALI'

Emekliliğine 1 yıl ve daha az bir süre kalan ve prim gün sayısını doldurmasına rağmen yaş engeline takılanlar için emeklilik hakkı isteyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Çok sayıda esnaf ve çalışan, emeklilik için gereken tüm koşulları sağlamasına rağmen yaş engeli yüzünden emekli olamıyor. Özellikle emekliliğine 1 yıldan az bir süre kalanlara emeklilik yolu açılırsa bu konuda yaşanan sorun çözülür. Prim gün sayısını ve sigortalılık süresini dolduranların yaş engeline takılmadan emekli olabilmesi için yeni bir düzenleme yapılmalı. Ayrıca esnafımızın emekli olması için gereken 9 bin prim gün sayısı SSK'lı çalışanlarda olduğu gibi 7 bin 200'e indirilmeli. En önemlisi Bağ-Kur emeklisi esnaf ve sanatkarımızın maaşlarında kısa sürede iyileştirmeye gidilmelidir. Esnaf ve sanatkarımız bu konuda gelecek müjdeli haberi dört gözle bekliyor. Esnafımızın ve tüm çalışanların emeklilikten kaynaklı sorunları vakit kaybedilmeden çözüme kavuşmalı' şeklinde konuştu.

-'KAMUDA YAŞA TAKILANLAR EMEKLİLİĞE SEVK EDİLMEMELİ'

Öte yandan prim gün sayısını dolduran kamu çalışanlarının yaşa takılıp emekliliğe sevk edilerek mağdur edilmemesini isteyen Palandöken, 'Kamuda çalışan vatandaşlar, prim gün sayısını doldurduktan sonra emekli olabilmek için yaşı beklerken emekliliğe sevk ediliyorlar. Bu kişiler emekliliği beklerken çalışamadıkları için 6 ile 12 ay arasında devletten işsizlik maaşı alıyorlar. Oysa bu kesimin yaşı dolana kadar görevlerine devam etmesi hem devlet bütçesi açısından hem de kamu çalışanların mağdur olmamaları açısından daha iyi bir uygulama olur' ifadelerini kullandı. 


 

ANKARA- Günümüz ekonomik şartlarında maliyetleri her geçen gün artan şoför esnafının mutlaka desteklenmesi gerektiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Akaryakıt giderleri, araç bakım maliyetleri ve personel giderleri gibi tüm girdileri artan şoför esnafı ticari akaryakıt ile desteklenmeli. Ulaştırma sektörüne destek verilirse vatandaşlar daha ucuza ulaşım sağlar ve daha uygun fiyata ürün satın alabilir. Bu sayede enflasyon da aşağı iner ' dedi.

-'ARTAN MALİYETLER ŞOFÖR ESNAFINI ZORA SOKUYOR'

Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren yüz binlerce esnafın artan maliyetler yüzünden zor günler geçirdiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dolmuşçu, taksici, halk otobüsçü, minibüsçü ve kamyoncu esnafımız artan maliyetlerle başa çıkamaz durumda. Özellikle akaryakıt ve yedek parça fiyatlarının yüksekliği, vergi ödemeleri ve sosyal güvenlik primleri, zorunlu trafik sigortası primleri derken şoför esnafının maliyeti sürekli artıyor. Bu piyasa şartlarında şoför esnafının kaçak mazot ve on numara yağa yönelmemesi için mutlaka ticari akaryakıt desteği verilmeli. Enflasyonla mücadelede başarıya ulaşmak için ulaştırma sektörüne özel önem verilmeli' şeklinde konuştu.

-'FİYATLAR AŞAĞI ÇEKİLEREK TOPLU TAŞIMA CAZİP HALE GETİRİLMELİ'

Ticari akaryakıt ile toplu taşımanın da ucuzlayacağını belirten Palandöken, 'Ulaştırma sektöründe kullanılan akaryakıt lokomotif ürün olduğu için gelen her 1 kuruş zam, A'dan Z'ye her ürünü yakından ilgilendiriyor. Bu da enflasyonu tetikliyor. Şoför esnafına verilecek ticari akaryakıt desteği tüm ürünlerin fiyatını aşağı indirebilir. Özellikle toplu taşıma fiyatları ticari akaryakıt sayesinde ucuzlar. Bu da vatandaşları toplu taşımaya özendirmek için çok önemli bir teşvik olur. Toplu taşımanın yaygınlaştırılması sayesinde büyük şehirlerdeki trafik sıkışıklığının önüne geçilir. Ayrıca yakıttan ve araçtan da tasarruf edilmiş olur. Araç yoğunluğunun çevreye verdiği zarar azaltılır. Yani toplu taşıma yalnızca ekonomik olarak değil çevresel ve sosyal olarak da özendirilip desteklenmeli. Toplu taşımanın ucuzlayıp cazip hale getirilmesi için taşımacı esnafına ticari akaryakıt verilmeli' diye konuştu.                                            

      TİCARİ AKARYAKIT CARİ AÇIĞI DA AZALTIR

Ticari araçlara özel olarak indirimli ticari akaryakıt temininin sadece enflasyonu değil cari açığı da azaltacağını ifade eden Palandöken, 'Ülkemizin en büyük ithalat kalemi enerji ürünleri. Özellikle içeride ham petrolden ürettiğimiz motorin talebi karşılamadığı için hem ham petrol hem de motorin ithal ediyoruz. Ticari araçlara özel olarak indirimli ticari akaryakıt uygulamasına geçilirse bu sayede toplu taşıma özendirileceğinden petrol ithalatımız da azalacaktır. Böylelikle dış ticaret açığımız ve cari açığımız da azalacaktır' şeklinde konuştu.


ANKARA- Gıda israfının büyük boyutlara ulaştığını ve herkesin buna karşı duyarlı olması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Gıda israfı ülkemizde ve dünyada uzun yıllardır en büyük sorunlardan birisi. 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle, gıda israfına karşı herkesin duyarlı olmasını ve bununla daha çok mücadele edilmesini diliyorum' dedi.

-'GIDAYA ULAŞABİLDİĞİMİZ ZAMANIN KIYMETİNİ BİLELİM'

İsraf yapılan kalemlerin en büyüğünün gıda olduğunu hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'İhtiyaçtan fazlası her zaman lükstür ve israftır. En çok israf yaptığımız alanlardan birisi de gıda sektörü. Bunun içinde ekmek, meyve-sebze, gibi en sık tükettiğimiz yiyecekler başı çekiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ve Tarım ve Orman Bakanlığının bu yıl ki verilerine göre her yıl üretilen 4 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonu israf oluyor ve bu 214 milyar liralık bir kayba neden oluyor. İsraf edilen gıdanın 4'te 1'i ile dünyada açlık çeken 800 milyon kişiyi doyurmak mümkün. Hızla artan nüfus ve kaynakların azalması, kısa zamanda gıda ve su konusunda önemli sorunlar yaşanacağını işaret ediyor. Halen bu sorunla yıllardır baş etmeye çalışan ülkeler var. Gıdada israfı mutlaka önlemeliyiz. Kampanyalar ve kamu spotları bu konuda farkındalık yaratacak kadar yeterli kalmıyor. Her yıl binlerce ton meyve sebze ve milyonlarca ekmeği çöpe atacak kadar zengin bir ülke değiliz' diye konuştu.

-'EKMEK İSRAFI YILDA 7,5 MİLYAR TL'LİK KAYBA NEDEN OLUYOR'

Ekmeğin mukaddes olduğunu ve israf edilmemesi gereken en önemli gıda olduğunu vurgulayan Palandöken, 'Ülkemizde her gün 5 milyonun üzerinde ekmek çöpe gidiyor ve bu israfla her yıl 7,5 milyar TL'lik ekonomik bir kayıp veriyoruz. Bizim kültürümüzde ekmek mukaddestir. Bu kadar ekmeğin çöpe atılmasının dinimizde yeri olmadığı gibi ekonomimize de ciddi zarar veriyor. Hâlbuki buğday tanesinden fırınlara ve evlerimize girene kadar ekmeğin ne kadar değerli ve önemli olduğu bilincine varmalıyız. Okullarda, evlerimizde bu bilinç küçük yaşlardan itibaren verilmeli. Kamu spotları da oluşturularak bu sonu gelmez israfa artık dur dememiz lazım. Ülkemizin kaynaklarını boşa harcamak bu ülkeye ihanettir' şeklinde söyledi.


ANKARA- Esnaf ve sanatkarın devletle rekabet edecek gücü olmadığını vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Hiçbir özel işletmenin devletle rekabet etmeye gücü yetmez. Devlet bu gücünü özel sektörün işini elinden alma yönünde kullanmamalı. Kamusal mal ve hizmetler dışında, özel sektörün ürettiği mal ve hizmetler devlet tarafından üretilmemeli. Özellikle Halk Ekmek satış noktaları aracılığıyla belediyelerin fırıncı, pastacı ve kahvehaneci esnafıyla rekabet etmesinin önüne geçilmeli' dedi.                                                                                           

-'HALK EKMEĞİN SADECE BAŞKENT'TE 9 SATIŞ NOKTASI VAR'

Zincir marketlerden sonra esnafa en büyük darbeyi Halk Ekmek'in vurduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Belediyelerin bünyesinde faaliyet gösteren Halk Ekmek firmaları ucuz ekmek satmanın yanı sıra artık simit, poğaça, kurabiye, börek gibi unlu mamulleri de üretip satıyor. Sadece Ankara'da 9 tane satış noktası olan bu firmalar çay ve kahve satışı da gerçekleştirerek bir pastane ve kahvehane gibi hizmet veriyor. Bu durum, fırıncı esnafı başta olmak üzere, pastacı ve kahvehaneci esnafını zora sokuyor. Zaten zincir marketler ve AVM'lerle başa çıkmakta zorlanan esnafımıza bir de Halk Ekmek darbe vuruyor. Oysa belediyelerin görevi esnafla rekabet etmek değildir. Kısıtlı sermayesi ile ayakta kalmaya çalışan esnafımızın devlet eliyle satış yapan belediyelerle ve diğer kurumlarla rekabet edecek gücü yok. Eğer herkes kendi işini yaparsa sorun kendiliğinden çözülmüş olur' diye konuştu.                                                                                              

 -'HİÇBİR ÖZEL İŞLETME DEVLETLE RAKEBET EDECEK GÜÇTE DEĞİL'

Devlet desteği ile ticaret yapan işletmelerin piyasada haksız rekabet ortamı yarattığını ifade eden Palandöken, 'Devlet desteği aldığı için daha uygun fiyata satılan ürünler yüzünden esnafımız iş yapamaz hale geldi. Her geçen gün artan haksız rekabet karşısında esnaf ve sanatkarımız güç kaybediyor. Oysa devletin görevi, özel sektörün üretemediği kamusal mal ve hizmetleri üretmektir. Devlet, iç ve dış güvenlik hizmetleri, elektrik, su, doğal gaz, kanalizasyon gibi hizmetler, eğitim ve sağlık hizmetleri gibi mal ve hizmetlerin dışında özel sektörün ürettiği mal ve hizmetleri üretmemeli. Esnaf ve sanatkarımız başta olmak üzere hiçbir özel işletme devlet ile rekabet edebilecek güçte değil. Devlet bu gücü özel sektörün işini elinden alma yönünde kullanmamalı. Hem esnafın ayakta kalması hem de ekonominin güçlenmesi için serbest piyasa koşullarına aykırı olan haksız rekabet unsurları bir an önce önlenmeli' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Yerli üretim logosunun mevzuatta belirtilen kurallara göre kullanılması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yerli ürünlerin etiketlerinin üzerinde bulunması zorunlu olan hususlarla ilgili genelgemizi tüm teşkilatımız ile paylaştık. Yerli üretim olan ürünlerin üzerine konulması zorunlu olan logonun da Ticaret Bakanlığımızca belirlenmiş şekil ve kullanıma uygun olarak kullanılması gerekiyor. Buna aykırı bir durum tespit edilirse, bahsi geçen yönetmeliğe aykırı olan durum valiliğe bildirilecek. Bu sebeple, ekonomimize ve yerli üretimimize katkı sağlayacak olan bu uygulamaya ve kurallarına hassasiyetle yaklaşmalıyız' dedi. 'YERLİ ÜRETİM LOGOLARINA DİKKAT'

-'ETİKET VE FİYAT LİSTELERİNDE BELİRTİLEN HUSUSLAR ZORUNLU'

Satışa sunulan malın üzerinde bulunması zorunlu olan maddeleri hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '3 Ekim itibariyle Türkiye'de üretilen ürünlerin etiketlerine yerli üretim logosunun konulmasıyla ilgili yönetmelik yürürlüğe girdi. Bunun satışlara olumlu olarak etki ettiğini, vatandaşın bilinçli olarak bu ürünleri tercih ettiğini görmekteyiz. Bu uygulama ekonomimize de büyük katkı sağlayacaktır. Burada dikkat etmemiz gereken bir husus var. Kullanılan logonun yönetmelikle belirtilen standartlarda olması gerekiyor. Etiketlerde ve fiyat listelerinde kolaylıkla görülebilir olması çok önemli. Bununla birlikte perakende olarak satışa sunulan malların etiketleri ve fiyat listelerinde malın; üretim yeri, ayırıcı özelliği, tüm vergiler dahil satış fiyatı, birim fiyatı, birim fiyatın uygulanmaya başladığı tarih ve üretim yeri Türkiye olan mallar için Bakanlıkça tespit edilen logo konulması zorunlu' diye konuştu.

-'YERLİ ÜRETİM ETİKETLERİ İYİ İNCELENMELİ'

Yerli üretim logosunun belirtilen standartlarda uygulanması gerektiğini vurgulayan Palandöken, 'Yönetmelikte belirtilen, etiketlerin ve fiyat listelerinin üzerinde bulunması zorunlu olan maddelerin yine aynı yönetmelikle belirtilen şekil, renk ve şeklinde yer alması çok önemli. Aksi takdirde, bu standartlara uymayan bir etiket tespit edildiğinde bu aykırılık ilgili Bakanlık, belediyeler ve ilgili odalar tarafından valiliğe gönderilecektir. Ekonomimize ve yerli üretime destek vermek için yapılan bu olumlu uygulamaya hassasiyetle ve titizlikle yaklaşarak belirtilen standartlara uygun etiket konulmalı. Başta et olmak üzere çok tüketilen gıdalarda yerli ürün olmamasına rağmen yerli üretim logosu bulunduranlar hakkında şikâyetler aldık. Vatandaşlarımızın böyle durumlar için 177'yi araması ya da ilgili valiliğe bildirmesi lazım. Böyle fırsatçılara kesinlikle göz açtırılmamalı ve denetimler sıklaştırılmalı' şeklinde söyledi.


ANKARA- Döviz kurlarının yükselişi ile birlikte ürünlerine jet hızıyla zam yapanların döviz düştüğü zaman aynı hızla indirime gitmediğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dövizin ateşinin yükseldiği dönemde tüm ürünlere jet hızıyla yüzde 50 zam yapanların döviz düşünce indirim yapmak için neyi beklediğini anlamış değiliz. Maliyetleri bahane ederek zam üstüne zam yapanlar şimdi indirim için neden aynı şekilde acele etmiyor? Döviz kurunun yükselişine göre zam yapanlar yine döviz kurunun düşüşüne göre indirime gitmelidir ve bu iş ranta çevirmemelidirler' dedi.                                                                         

-'DÖVİZ BAHANESİYLE ZAM YAPANLAR ŞİMDİ NEDEN İNDİRİME GİTMEDİ?'

Döviz kurunu bahane ederek zam üstüne zam yapanların Dolar ve Euro düştükten sonra indirme gitmediğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Dolar 7.21 seviyelerine çıktığında hemen etiketleri değiştirip tüm ürünlerin fiyatını yüzde 50'nin üzerinde artıranlar şimdi dolar 5.77 seviyelerine gerilediğinde indirim yapmak için aynı hızla harekete geçmİyorlar. Mağazalarındaki tüm ürünlere zam yapanlar şimdi yalnızca belli kalemdeki ürünler için yüzde 10 indirim yapıyor. Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekün Mücadele kampanyasını adeta kar kampanyasına çevirdiler. Zaten bu mücadele kampanyası başlamadan önce tüm ürünlere yüzde 50'nin üzerinde zam yapılmıştı. Şimdi yalnızca belli başlı ürünlere yüzde 10 indirim yapmak yeterli değil. Tüm ürünlerde indirime gidilmeli. Satılmayan ürünlere indirim kampanyası ile müşteri çekme tekniği uygulamak doğru değil. Kimse enflasyonla mücadele üzerinden menfaat sağlamamalı. Enflasyonla gerçekten mücadele etmek için tüm ürünlerde indirim yapılmalı' diye konuştu.


 

ANKARA- Okul kantinleri başta olmak üzere yerel yönetimlere ve kamuya ait gayrimenkullerin kira artışlarına dikkati çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bu gayrimenkullerde ticari faaliyet gösteren esnafımız, yüzde 50'lere dayanan kira artışlarıyla artık başa çıkamıyor. Bu piyasa koşullarında esnafımız sattığı maldan ne kâr ediyor ki kiralara bu kadar zam yapılıyor? Başta okul kantinleri olmak üzere, belediyeler, il özel idareleri ve vakıflara ait kantinlerin kira artışları enflasyon oranını geçmemeli' dedi.

-'ENFLASYONU ARTIRAN KİRA DÖNGÜSÜNE SON VERİLMELİ'

Kira artışlarında enflasyon oranlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Okul, hastane ve belediyelere ait gayrimenkullerin ve özellikle kantinlerin kira artış oranları neredeyse yüzde 50'lere dayandı. Enflasyonla topyekûn mücadele ettiğimiz bir dönemde kiraların bu oranlarda artırılması hiç adil bir uygulama değil. Zaten başta elektrik ve doğal gaz olmak üzere tüm girdileri artan esnafımız yüksek kira zamlarının altında eziliyor. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bir dönemde iş yeri kiraları enflasyon oranının üzerinde artırılmamalı. Çünkü kiraların yükselmesi, esnafın maliyetini artırdığı gibi satılan ürünlerin fiyatına da zam olarak yansır. Yüksek kira artışları hem esnafın hem de vatandaşın cebini olumsuz etkiler. Enflasyonu artıran bu döngüden kurtulmak için kira artışlarında enflasyon oranları baz alınmalı' diye konuştu.

-'KİRA ARTIŞLARI ÜFE'YE DEĞİL TÜFE'YE GÖRE HESAPLANIYOR'

Güncel kira artış oranlarının artık Yİ-ÜFE'ye değil TÜFE'ye göre hesaplandığının altını çizen Palandöken, 'Yapılan son düzenleme ile kira artış oranları artık Yİ-ÜFE yerine TÜFE'nin 12 aylık ortalamasına göre hesaplanacak. Yani bugün itibariyle iş yeri kirasına zam gelecek bir esnafın kira artışı Eylül ayındaki TÜFE'nin on iki aylık ortalamasının üstünde olamaz. Eylül ayı enflasyon verileri baz alındığında, güncel kira artış oranı yüzde 13,75'i geçemez. Kamu bünyesindeki kantin ve kafeteryaları kiraya veren belediye, üniversite ve il özel idareleri kira artışında bu oranı dikkate almalı. Aksi takdirde esnafımız yüzde 50 kira zammı ile ayakta duramaz ' şeklinde konuştu.


ANKARA- Çocuk işçiliği ile her zaman yoğun mücadele ettiklerini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'UNICEF ile yürüttüğümüz Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programıyla çocuk işçiliğine karşı mücadelemiz sürüyor. 10 ilde bin 500 çalışan ve yöneticiye bu konuda farkındalık eğitimi verdik ve bu 10 ilde 25 çalışanı çocuk işçiliği konusunda uzmanlaştırmak amacıyla yapılan eğitimleri de tamamladık. Temel amacımız çocuk işçiliğinin önlenmesine katkı ve çalışan çocuklar ile ailelerine destek sağlamak' dedi.

-'ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE KARŞI 10 İLDE PROGRAM YÜRÜTÜYORUZ'

Seçilen 10 ilde çocuk işçiliğine karşı program yürütüldüğünü dile getiren Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'İçinde bulunduğumuz yılı Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı ilan eden Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNİCEF) ile Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programını 10 ilde yürütüyoruz. Bu 10 ilde 500 iş yerini ziyaret ederek çocuk işçiliği hakkında işyeri sahiplerine bilgilendirme yapılmaya başlandı. Bu işbirliği ile hedefimiz işverenlerimizin çocuk işçiliği konusunda bilinçlendirilmesi, işyeri temelli mekanizmalar vasıtasıyla çocuk işçilerin izlenmesi, çocuk işçilerin ve ailelerinin sosyal koruma sistemine yönlendirilmesi. En önemlisi de çocuk işçi riski taşıyan çocukların çıraklık sistemi de dahil olmak üzere mesleki ve teknik eğitim veren programlara yönlendirilmesi' diye söyledi.

-'ÇIRAKLAR ÇOCUK İŞÇİ DEĞİL, MESLEK ÖĞRENEN ÖĞRENCİLERDİR'

Ustaların yanında meslek öğrenen çırakların çocuk işçi olmadığına dikkati çeken Palandöken, 'Çocuklarımızın mesleki eğitim alması geleceklerini karartmadan meslek öğrenmeleri için en doğru yoldur. Esnaf ve sanatkârın yanındaki çıraklar çocuk işçi değildir, onlar ustalarının yanında meslek öğrenen öğrencilerdir. Çıraklık eğitiminde pratik eğitimi usta öğreticilerinden alan çocuklarımız aynı zamanda okullarında da teorik eğitimlerini alıyorlar. Böylece çocuklarımız bir yandan eğitimlerine devam ederken, bir yandan meslek öğreniyorlar. Baba yarısı diye nitelendirdiğimiz ustalar, çırakların hem hatalarından hem de güvenliğinden sorumludur. Çocuklarının meslek öğrenmesini isteyen aileler ustalarımıza güvensin. Çocuk işçiliğini bitirmek için herkese görev düşmektedir. TÜİK'in çocuk işçiliği ile ilgili kapsamlı bir çalışma yaparak çocuk işçiliği konusunda geldiğimiz noktayı görmeliyiz. Bununla birlikte çocuk işçiliği ile mücadele için herkese görev düşüyor. Aileler, işverenler, kurumlar topyekûn bu konuda farkındalık oluşturarak mücadele etmeli' şeklinde konuştu.


ANKARA- İçinde bulunduğumuz ekonomik koşulları tasarruf oranlarını artırmak için bir fırsat olarak gördüğünü belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntının en önemli nedenlerden birisi kamu ve özel sektörün tasarruf oranlarının çok düşük olmasından kaynaklanıyor. Yeterince tasarruf oranına sahip bir ülke olsaydık maliyet enflasyonundan kaynaklanan fiyat artışları bizi bugün olduğu kadar etkilemeyebilirdi. Bu nedenle, yaşadığımız ekonomik sıkıntıyı tasarruf oranlarımızı yükseltebilmek için bir fırsat olarak görüyorum. Ülkece tasarrufa yönelmeli ve ihtiyaç fazlası olan tüm ürünlerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız' dedi.

 

-'İTHAL ÜRÜNLERE TALEBİMİZ ARTARSA YANGINA KÖRÜKLE GİDERİZ'

 

Lüks ve ithal ürünlere olan talebin azaltılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Yeterince tasarruf oranına sahip bir ülke olsaydık vatandaşlarımızın satın alma gücü ve buna bağlı olarak marjinal tüketim eğilimi çok daha yüksek olabilirdi. Özellikle döviz kurlarında bu kadar dalgalanma yaşandığı bir dönemde, lüks ve ithal ürünlere olan talebi azaltır, bu kaynağı tasarrufa dönüştürebilirsek orta vadede ekonomimizi daha iyi bir noktaya taşımanın zeminini hazırlamış olabiliriz. Bunları hayata geçirirken şu noktayı da unutmamak gerek. Tasarruf için tüketimi azaltmak, belirli sektörlerde daralmaya neden olacaktır ve bunun olumsuz etkileri ekonomiye mutlaka yansıyacaktır. Ancak yüksek kurlardan ithal ve lüks ürünlere olan talebimiz hiç azalmadan devam ederse bunun yangına körükle gitmekten bir farkı kalmaz. Dışarıya olan döviz borcumuz artarken içeride tasarruf oranlarımız azalmaya devam eder' diye konuştu.

 

-'ORTA VE UZUN VADELİ BÜYÜMEDE TASARRUFUN ETKİSİ YÜKSEK'

 

Orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyümeyi yakalamak için özellikle kamu ve özel sektörün tasarruf oranlarının artırılması gerektiğine vurgu yapan Palandöken, 'Ekonomide konjonktürel bozulmalara karşı yapılan müdahalelerin mutlaka bir yan etkisi de olur. Ama bakmamız gereken nokta, yapılan müdahale ile elde edilen sonucun ekonomiyi bu müdahalenin yan etkilerinden daha olumlu bir noktaya taşıyıp taşımadığıdır. Bu nedenle kamu ve özel sektörün tasarruf oranlarının artırılmasını orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyümeyi yakalamak için çok önemli buluyorum' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Ankara'nın başkent oluşunun 95.yıldönümü sebebiyle yazılı bir mesaj yayınlayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Tarihimizde Ankara'nın yeri başkadır. Kurtuluş Mücadelemizdeki kararlı ve azimli duruşu ile coğrafi konumu nedeniyle başkent olmayı en çok hak eden Ankara'nın başkent oluşunun 95. Yıldönümünü kutluyorum' dedi.

-'95 YIL ÖNCE BUGÜN ANKARA BAŞKENT OLDU'

Ankara'nın tarihimizde çok önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kurtuluş Savaşı'nın yönetildiği, karargâh niteliği gören Ankara tarihimizde çok önemli adımlara ev sahipliği yapmıştır. İdeal devlet merkezinin sahip olması gereken tüm özellikler Ankara'mızda mevcuttu. 95 yıl önce, 13 Ekim 1923'te TBMM'de kabul edilen tek maddelik yasa ile coğrafi ve stratejik durumu, iç ve dış güvenliğin gerekliliği ile en uygun yer olarak belirlenen Ankara devletimizin merkezi olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk için de Ankara'nın yeri başka, Ankara için de Mustafa Kemal Atatürk'ün yeri başkadır. Ankara'nın ortasında yükselen Anıtkabir, bu karşılıklı sevginin insanlık tarihi var oldukça, yaşamaya devam edeceğini gösteren bir kanıt niteliğindedir. Ankara'nın başkent olması ülkemizin işgalden tamamen kurtulmasından sonra cumhuriyetimizin ilanı için çok önemli bir adım oluşturmuştur. Ülkemizde 95 yıldır başkentlik yapan Ankara'nın başkent oluşunu gururla ve yürekten kutluyorum. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, tüm şehit  ve gazilerimizi saygı ve şükranla yad ediyorum' şeklinde mesajını bitirdi.


ANKARA  - TESK ve UNİCEF işbirliğinde yürütülen Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programı'nın tanıtım toplantısı Grand Ankara Otel'de yapıldı. Toplantıya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Nona Zıcherman ve çok sayıda temsilci katıldı. 

Çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında TESK - UNICEF işbirliği tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'UNICEF ile yürüttüğümüz Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programıyla çocuk işçiliğine karşı mücadelemiz sürüyor. 10 ilde bin 500 çalışan ve yöneticiye bu konuda farkındalık eğitimi verdik ve bu 10 ilde 25 çalışanı çocuk işçiliği konusunda uzmanlaştırmak amacıyla yapılan eğitimleri de tamamladık. Temel amacımız çocuk işçiliğinin önlenmesine katkı ve çalışan çocuklar ile ailelerine destek sağlamak' dedi.

-'SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNÜ MASA BAŞINDA DEĞİL SAHADA ARADIK'

Çocukların topluma faydalı bireyler olabilmeleri için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirten Bendevi Palandöken, 'Proje sayesinde çocukların okul yerine tarlada ya da sokakta olmasının önüne geçerek onların topluma faydalı bireyler olmaları için önemli katkıda bulunuyoruz. Ülkemizin çeşitli illerinden değerli birlik başkanlarımızla birlikte bu projenin sürdürülmesini sağlıyoruz. Proje kapsamında sayıları neredeyse bin 500'ü bulan gönüllülerle birlikte sahaya indik. Bu projeyi masa başında değil sahada yürüterek o çocukların hangi problemlerle karşılaştığı noktasına çözümler aradık. Onların da her çocuk gibi okuma hakkı olduğu için eğitime katılmalarında imkan sağladık. Toplumun en önemli sorunlarından olan çocuk işçiliği ile mücadele eden bu çalışmanın yalnızca ülkemizde değil uluslararası alanda da ses getireceğine yürekten inanıyorum. Bu çalışma için pilot bölge olarak Ankara, Adana, Hatay, İzmir, Manisa, Malatya, Mersin, Gaziantep, Burdur ve Şanlıurfa illerindeki birlik başkanları ile koordineli bir şekilde hareket ettik. Buralardaki eğitim merkezleri ile usta öğreticiler nezaretinde bu çocuklarımıza ulaştık.  Onları eğitimiyle ilgili sınıfların hazırlanması ve gelecekleri ile ilgili özgüvenli adımlar atabilmeleri için çaba sarf ettik. Bu arada partnerlerimiz  En önemlisi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da bu işe el attı. Bu konudaki destekleri ile birlikte ufkumuzu geliştirdi' diye konuştu.

UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Nona Zıcherman ise toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: 'Türkiye, çocuk işçiliği konusunda 1990'lı yıllardan beri önemli ilerleme kaydetti. Çocuk işçi sayısı 3 milyondan 1 milyona geriledi. Türkiyeli ve mülteci çocuklar için çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda özel sektör, kamu ve STK aktörlerinin bir araya gelmesi çok önemlidir.'

SELÇUK, 'ÇOCUK İŞÇİ ORANI YÜZDE 5'İN ALTINA DÜŞTÜ'

 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, "Çocuk işçiliği ile mücadelemiz ve bu konuda gösterdiğimiz hassasiyet, istatistiklerimize de yansıdı. Bu anlamda, ülkemizde 1990'lı yıllarda yüzde 15'i aşan çocuk işçi oranı bugünlerde yüzde 5'in altına düşmüş durumda.Ülkemizde de ciddi bir boyutta olan çocuk işçiliği, evlatlarımızın eğitim hayatının aksamasına ya da tamamen eğitimin dışında kalmalarına neden oluyor. İlerleyen dönemlerde ise topluma daha yararlı birey olmak için gereksinim duyulan mesleki donanımdan yoksun kalıyorlar. Yeri okul olan, yeri çocuk parkı olan çocuklarımız ne bedenlerine ne de ruhlarına uygun olmayacak işlerin yükü altında eziliyor, en temel haklarından mahrum bırakılıyorlar.Bu konuda verilen tüm mücadelelere, hukuki uygulamalara rağmen dünyada 5-17 yaşlarında 150 milyonu aşkın çocuk işçi bulunuyor. Çocuklar sadece çalıştırılarak değil sokaklarda dilendirilerek de temel haklardan mahrum edilmesinin hiçbir geleneğe, inanca ve insanlık vicdanına sığmıyor. Bakanlık olarak geçen yıl 12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde başlattığımız çalışma neticesinde bugün tam 130 mobil ekiple hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 10 bin 873 çocuğa müdahale ettik. Yapılan hukuki işlemler sonucunda 510 çocuğun ailesi hakkında adli işlem başlattık. 3 bin 954 çocuk hakkında ise eğitim, rehberlik ve danışmanlık tedbirleri aldık. Söz konusu çocuklarla ilgili yapılan mesleki çalışmalar sonucunda 224 çocuk bakım kuruluşlarımıza alındı. 2 bin 829 çocuğumuzun ailesine SED hizmeti ya da sosyal yardımlaşma vakıfları aracılığı ile destek sağlandı' dedi.


 
 



Türkiye  Bakkallar  ve  Bayiler  Federasyonu
Talatpaşa Bulvarı No: 136 / 10   Cebeci  ANKARA
Tel: 0312 - 3196150     Faks: 0312 - 3196158
info@tbbf.org.tr