Hiper - Grosmarketler Karşısında Bakkal ve Market Esnafının Durumu Hakkında Rapor

Mahalle Kültürümüzün Ayrılmaz Parçası Bakkal Gibi Haksızlık Yaptığımız Kaç Meslek var ?

Bakkal ve Market Esnafı Neden Yaşamalı ve Yaşatılmalı ?

Ödül Almış En Güzel Bakkal Öyküleri

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 

ANKARA - İndirim tuzaklarının sona erebilmesi için Perakende Yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Vatandaşı kandırmaya yönelik indirim kampanyalarının sona erdirilebilmesi için TBMM açıldığında ilk ele alınması gereken kanunlardan biri perakende yasası olmalı' dedi.

 

-'KAPANIYORUZ AÇIKLAMASINA İNANMAYIN'

Vitrinlerde halkı yanıltmaya yönelik sloganların gelenek halinde geldiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Vitrinlerde 'Kapatıyoruz', 'Taşınıyoruz', 'Yenileniyoruz' gibi mesajlarla halkı kandırmaya çalışanlar 20 yıldır aynı dükkanda hizmet veriyor. Bunlar ne taşınıyor ne kapatıyor ne de yenileniyor ama vatandaş olağanüstü bir indirim fırsatı varmış gibi alışverişe koşuyor. Bu mesajlar yasaklanmalı veya 'Kapatıyoruz' diye vitrinden mesaj verenler takip edilerek kapatmaları için yasal süre verilmeli. Bu süre sonunda dükkanını kapatmayana ceza kesilmeli' diye konuştu.  

 

'İNDİRİM DÖNEMLERİNİN DIŞINDA İNDİRİM YAPILAMAMALI'

Eskiden yazdan kışa, kıştan yaza geçilirken sezon indiriminin yapıldığını ama günümüzde yılın 12 ayının da indirim sezonu haline geldiğini belirten Palandöken, 'Kış indirimi veya yaz indirimi diye bir şey kalmadı. Bir bakıyorsunuz, yeni sezonun ürünleri vitrine çıktığı anda bile 'Yeni sezon ürünlerinde indirim' etiketleri asılıyor. Malın satış fiyatına yüzde 20 zam yapılıp etikete 'sezon ürünlerinde yüzde 20 indirim' yazılıyor. Yapılan her şey vatandaşı kandırmaya yönelik. Avrupa'da olduğu gibi indirim dönemlerinin başlangıç ve bitiş tarihleri önceden belirlenmeli ve hiçbir perakende işletmesi bu dönemlerin dışında indirim yapamamalı. Böylelikle gerçek fiyatlar neyse etiketlerde de bunlar yer alır ve hem vatandaşın kandırılmasının önüne geçilmiş hem de sektördeki haksız rekabet önlenmiş olur' ifadelerine yer verdi.

 

'50+20, 70 ETMEZ'

Vatandaşın en büyük kandırılma yönteminin de indirim oranlarında olduğunu vurgulayan Palandöken, 'Vitrinlere baktığınızda sürekli '50+20' '50+40' gibi indirim oranlarını görüyorsunuz. Aralarında '+' olan tüm indirim oranları vatandaşı kandırmaya yöneliktir. Zira iş indirime geldiğinde 50+20, 70 etmiyor. Yüzde 50 indirilmiş fiyatın üzerinden yüzde 20 indirim yapıldığında gerçek indirim oranı yüzde 60 oluyor. Aynı şekilde vitrinde ?yüzde 50+20' yazıp, yanına kasada ekstra yüzde 20 indirim dendiğinde vatandaş yüzde 90 indirim varmış gibi mağazaya koşuyor ama kasada ödeme yaparken '50+20+20'nin aslında yüzde 68'e geldiğini görüyor. Tüm bunlar vatandaşın indirim algısında yanılmasına yönelik satış stratejileridir. Aralarında '+' yazan indirim oranları yasaklanmalı, gerçek indirim oranları neyse onun yazılması sağlanmalıdır.  Bir başka sınırlama da indirime giren ürünlerin sayısında yapılmalıdır. Vitrinde 'yüzde 70'e varan indirim' yazdığı halde mağazaya girdiğinizde sadece tek bir üründe yüzde 70 indirim olduğunu görüyorsunuz. Oysa 'yüzde 70'e varan indirim' yazılan bir mağazada ürün çeşidinin en az yüzde 30'u bu oranda indirime girmiş olmalı' sözlerine yer verdi.


 

ANKARA- Kamu Kurumları ve yerel yönetimlerin artık esnaf ve sanatkarların işini yapmaması gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kamu kurumları ve mahalli idareler esnaflığı bırakmalı. Ne güzel atasözlerimiz var. Bunların hepsi yaşanmış olaylardan sonra söylenmiştir. Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de fazla ver'. Kendi işinde başarılı olamayanlar başkalarının işlerine el atıyor, oysa herkes bildiği işi yapsın' dedi.

 

 -'HER İŞİ ERBABI YAPMALI'

 

'Ekmeği ekmekçiye ver bir ekmek de fazla ver' atasözünü hatırlatan Bendevi Palandöken konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Ülke genelindeki bütün fırınlarımız şuan itibariyle kapasitelerinin çok altında dörtte bir kapasite ile çalışıyorlar. Eğer belediyelerimiz ve yerel yönetimler halka ucuz ve ücretsiz ekmek dağıtmak istiyorlarsa fırıncı esnafından alıp öyle yardım yapsınlar. Esnaf ve sanatkarımız ülke ekonomisinin can damarlarıdır. Bu fırınlar ve işyerlerinin hepsi milli servettir. Kimsenin milli serveti yok etmeye hakkı yoktur. Yerel yönetimlerde esnaf ve sanatkarı desteklemelidirler. Mahalli idareler fırıncı oldu ekmek satıyor. Kamunun görevi ekmek satmak mıdır? Kamunun görevi misafirhaneleri otel, salonları düğün evi olarak işletmek midir?' diye konuştu.

 

-'TAKSİCİLİK ÖZEL SEKTÖRÜN İŞİ'

 

Yerel yönetimlerin haksız rekabetleri karşısında esnaf ve sanatkarların sürekli direndiğini ancak son dönemde esnafın dayanma gücünün kalmadığını anlatan Bendevi Palandöken, 'Pek çok yerde açık market işletiliyor. Taksicimizin işini engelleyen adli servisler, minibüsçünün işini engelleyen sosyete pazar servisleri faaliyette. Bankalar altın alım-satımı yaparak kuyumculuk sektörüne darbe vurdular. Binlerce esnaf bu tür karar ve uygulamalardan etkilenerek dükkanlarını kapatıyor. Buna bir dur demenin zamanı geldi. Bırakın her işi erbabı yapsın' şeklinde konuştu.

 

 -'ÇİMENTOSUZ BİNA AYAKTA KALMAZ'

 

Yaklaşık 2 milyon esnaf ve sanatkarın kamunun yanlış uygulamalarından zarar gördüğünü belirten Palandöken, 'Esnafa darbe vuruluyor. Ekmek nimettir, bununla oynamayın. Yerel yönetimler asli görevini yapsın. Yerel yönetimler tarafından satılan ekmeğin maliyetini bilen yok. Fırınlarda yanan yakıt aynı, elektrik aynı ama nasıl ucuza ekmek veriliyor bilen yok. Bu işi yapan fırıncılar milyonlarca ekmeği satamadığı için çöpe atmak zorunda. Bu da esnafın zarar etmesi ve zamanla yok olmasıdır. Acele tedbir alınarak haksız rekabetin önüne geçilmeli ya da esnafa rekabet edebilecek eşit şartlar sağlanmalı. Esnaf ve sanatkarın olmadığı yerde kültür ve yaşam olmaz. Esnaf ülkenin çimentosudur. Bu çimento olmaz ise bina ayakta duramaz. Bir an önce binanın ayakta durması ve yapının bozulmaması için önlemler alınmalı ve herkes kendi işini yapmalı' dedi.


 

ANKARA- Kurban derilerinin kör bıçakla kesilmemesi gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ham deri sanayimizin ihtiyacının yüzde 20'sini kurban derileri karşılıyor. Bu yüzden vatandaşlarımız kör, kalitesiz, Çin malı bıçaklarla kurbanını kesmemeli, derileri ziyan etmemeli. Derilerin ve kurbanın ziyan olmaması için bununla birlikte sahte kasaplara değil kasap esnafımıza güvenilmeli' dedi.

-'KURBAN DERİLERİ DERİ SANAYİMİZİN YÜZDE 20'SİNİ KARŞILIYOR'

Deri sanayimizin yüzde 80'inin ithal derilerden oluştuğunu hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kurban Bayramı yaklaşırken, kurban derilerinin ekonomimize katkısını hatırlatmak gerekiyor. Her yıl Kurban Bayram'ında ortalama 900 bin büyükbaş ve 2 milyonun üzerinde küçükbaş hayvan kesilirken, deri sanayimizin ise 6,5 milyon büyükbaş hayvana ve 60 milyon küçükbaş hayvan derisine ihtiyacı oluyor. Yani kurban derileri, deri sanayimizin ihtiyacı olan ham derinin yüzde 20'sini karşılıyor. Dolayısıyla yüzde 80'i ithalattan oluşan bu sektörde kurban derilerinin önemi çok büyük. Deri işletmeleri derileri işleyerek yerli üreticilerimize, onlar da ayakkabı çanta cüzdan gibi ürünler yaparak yabancı ülkelere satıyor. Böylelikle ülkemize ihracatla birlikte döviz girdisi sağlanıyor'  ' şeklinde belirtti.

-'KURBAN DERİLERİNİ KÖR BIÇAKLA ZİYAN ETMEYELİM'

Kaliteli ve yerli bıçak kullanımının kurbanı ziyan etmeme konusunda çok önemli olduğuna dikkati çeken Palandöken, 'Kurban derilerinin ekonomimize ve deri sanayimize hiç ziyan olmadan kazandırılması gerekiyor. Bunun için de en önemli noktalardan biri keskin ve kaliteli bıçak kullanılması. Denizli'nin Yatağan Mahallesi, Trabzon'un Sürmene ilçesi gibi ülkemizin birçok noktasında bıçak ustaları ün yapmış, babadan oğula halen bu ününü ve ürün kalitesini koruyor. Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen ucuz, kalitesiz, fabrikasyon üretimler yerine yerli ve kaliteli bıçaklarımız tercih edilmeli. Bıçakta kaliteli ve ustalığı el işçiliği kadar hiçbir üretim veremiyor. Bunun yanı sıra bilinçli kesim, serin bir yer olmak kaydıyla saklama koşulları, 2 saat içinde tuzlama yapılması gibi noktalar da kurbanın ve kurban derisinin ziyan olmamasını sağlayacaktır. Ayrıca kendini kasap diye tanıtan sahte kasaplar değil, vergisini veren, işinin ehli olan kasap esnafımız tercih edilmelidir' şeklinde söyledi.


 

ANKARA- Sosyal güvenlikte norm birliği sağlanmasını ve esnafın prim gün sayısının diğer kesimlerle eşitlenmesini isteyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'SSK'lılar ile Bağ-kurluların prim gün sayıları eşitlenmeli. Norm birliğinin sağlanması için tüm kesimlere sosyal güvenlikte eşitlik sağlanmalı. Diğer önemli bir konu ise esnaf ve sanatkârlarımıza geriye dönük hizmet süresi borçlanma hakkı verilmeli' dedi.

-'ESNAFIN PRİM GÜN SAYISI 7 BİN 200'E İNDİRİLMELİ'

Esnaf ve sanatkârın prim gün sayısının SSK'lılarda olduğu gibi 7 bin 200'e indirilmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Gecesini gündüzüne katarak çalışan esnaf ve sanatkârımız, uzun prim gün sayısının altında eziliyor. Bizim yanımızda 8 günde 8 saat çalışan SSK'lı işçimizin emekliliği için 7 bin 200 prim gün sayısı yeterliyken patron konumundaki esnaf ve sanatkârımız günde 16 -18 saat çalışıp emeklilik için 9 bin günü doldurmak zorunda. Arada 1800 prim günü, yani yaklaşık 5 yıllık fark var. Tüm kesimlerin eşit haklara sahip olması ve sosyal güvenlikte norm birliğinin sağlanması için prim gün sayısı eşitlenmeli. SSK'lı çalışanların iki katı kadar mesai yapan esnafımızın yıpranma payı düşünülerek, ödemesi gereken prim gün sayısı 7 bin 200'e indirilmeli. Esnafın prim gün sayısının diğer kesimlerden fazla olması, Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırıdır' diye konuşu.

'SOSYAL GÜVENLİKTE SSK'LI VE BAĞ-KURLU AYRIMI SON BULMALI'

Prim gün sayısının yanı sıra iş kazası, hastalık, yaşlılık ve ölüm hallerinde de SSK'lı ve Bağ-kurlu ayrımlarına son verilmesi gerektiğini belirten Palandöken, 'Ayaktan tedavilerde geçici iş göremezlik ödeneği alamayan esnafa tedavi süresindeki geçimi için ?rapor ücreti' hakkı verilmeli. Ayrıca esnaf ve sanatkârın iş yerinde geçirdiği kazalar da iş kazası sayılmalı. Çünkü iş yerinin kendine ait olması, kaza yaşanmayacağı anlamına gelmez. Çalışanın hayatını kaybetmesi halinde geride kalanlara aylık bağlanması için SSK'lıların 900 gün, Bağ-kurluların ise 1800 gün prim ödemiş olması gerekiyor. İş kazası, hastalık, yaşlılık ve ölüm hallerinde SSK'lı ve Bağ-kur'lu ayrımlarına son verilerek tüm kesimler için sosyal güvenlikte eşitlik sağlanmalı' ifadelerini kullandı.


 

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, birçok üst düzey bürokrat ve Esnaf ve Sanatkâr Birlik Başkanları, Federasyon ve Oda Başkanlarının katılımı Genel Başkan Bendevi Palandöken'in ev sahipliğinde TESK Genel Merkez toplantı salonunda esnaf ve sanatkârın sorunlarına ilişkin İstişare Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.

ANKARA- Toplantının açılışında konuşan Genel Başkan Bendevi Palandöken Esnaf ve sanatkârların devlete yük olmadan kendi mahareti ve zanaatıyla ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayarak, 'Yerel seçimlerin ardından ülkemizde seçim dönemi bitti artık geçim dönemi. Bizim tek beklentimiz kepengimizin açık kalması, devlete yük olmadan kendi maharetimizle zanaatımızla ayakta kalabilmek. Takdir edersiniz ki bu bizim yaşam hakkımız. Esnaf ve sanatkârlar hiçbir zaman devletine yük olmadı, olmayacağız. Ama gerçekten haksız rekabetle karşı karşıyayız. Günümüzün modası olan perakende sektöründeki düzenlenen yasa tasarısı bile bizim ayakta kalabilmemize yeterli çare olmadı' dedi.

-'ESNAF VE SANATKÂRIMIZIN YÜREĞİNE SU SERPİTİLMELİ'

Esnaf ve sanatkârın sokağın simgesi olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kabinede de konuşulurken özellikle milletvekilleri, ?Biz esnaf ve sanatkar çocuğuz' diye konuşurlar. Esnaf bir sokağın simgesi, markası. En zengin tüccara sorsanız yine ?Esnafım' der. Ama esnafla olan mücadelede en önde yer alıyor. Bu bizi incitiyor, acıtıyor. Biz onlar için emek sarf ediyoruz, mücadele ediyoruz, onların ürününü satıyoruz onlar da bizim rakibimiz olmasın. TESK olarak sayımız her gün azalıyor. 4 milyon, 3 milyon diye telaffuz ettiğimiz kesim neredeyse bizim kadar diğer mesleki odalara gitmek suretiyle bir haksız rekabet doğruluyor. Tamam, tüzel kişiler emin ama şirketler fark edilmeli. Bir an evvel bu mesele çözülmeli en azından yüreğimize su serptirilmeli' şeklinde konuştu.

-'ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ'

Daha sonra Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini ve bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Pekcan, "Biliyorum ki hepinizin çok sıkıntıları var. Bunların da farkındayız ve elimizden geldiği kadar bunları nasıl yenebiliriz diye çalışmalar yapıyoruz. Bugün bu toplantıyı arkadaşlarımdan ben istedim. Sizlerle bir araya gelip, dertleri, sıkıntıları paylaşayım istedim. Çünkü Bakanlığa geldiğim günden itibaren bütün iş dünyasının temsilcilerini istişare kurulu yardımıyla sıkıntılarını ve önerilerini getiriyorlar. Biz de bu sıkıntılar için çözüm üretmeye çalışıyoruz. Esnaflarımızın ne cumartesi, pazarı var ne bayramı ne yıl başısı var, her zaman çalışıyorlar. Ustalıklarını konuşturuyorlar, aynı zamanda da Ahi Evran'ın 21'inci yüzyıldaki temsilcilerisiniz. Bizler de fırsat buldukça bütün iş dünyası temsilcileri ve esnaflarıyla bir araya gelmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

-'ESNAF ŞEHİRLERİN CAN DAMARI'

Şehrin kültürünü gelen turiste esnafın aktardığını söyleyen Pekcan, 'Dünya bir dijital dönüşümden geçiyor. E- ticaretten en çok esnafımız etkileniyor. Türkiye de değişiyor, ekonomi de değişiyor. Biz de esnaflarımız için neler yapabiliriz onları çalışıyoruz. Dünyada değişmeyen bir şey var. En zengin ekonomilere de baktığınız zaman; Paris'e, Londra'ya, New York'a, İstanbul'a gidin o şehri ayakta tutan, o şehrin can damarı o şehrin esnafı. O şehrin kültürünü gelen turiste de, yerli halkına da yansıtan her zaman esnaflarımız. Cumhurbaşkanımız her zaman esnafın yanında oluyor. Bu vizyonla bir benden bir senden diyerek iki kişiyi işe alan esnafımız, bir kişinin primlerine vergi desteği vermektedir. Bunun dışında genç girişimcileri desteklemek için üç vergi dönemi boyunca 75 bin liraya kadar olan kazançlarını vergiden muaf tutmuş durumdayız. Bununla beraber esnafımızın 11 bin liraya kadar olan kazançlarına vergi indirimi uyguluyoruz. İlk defa sigortalı olan esnafların ve ilk defa sigortalı olan gençlerin 1 yıllık sigorta primlerini Maliye ve Hazine Bakanlığı tarafından ödeniyor. Biz de bakanlık olarak talepleri tek tek inceliyoruz. Biz de güçlü esnaf, güçlü Türkiye vizyonundan yola çıkarak bu yolda çalışmalarımızı sürdürüyoruz' ifadelerini kullandı.


 

ANKARA- Bu yıl piyasaya yaklaşık olarak 25 milyar lira kurbanlık parasının girmesinin beklendiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Paülandöken, 'Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da dolandırıcı ve kalpazanların piyasanın hareketlendiği ve kurban satışlarının arttığı canlı hayvan pazarlarında dolandırıcılar yine iş başında. Kalabalık pazarlara giden dolandırıcılar sahte paralarla alıveriş yaparak piyasaya sahte para sürüyor. Pazarcı esnafımız ve vatandaşlarımız özellikle kurbanlık alışverişinde sahte paraya karşı çok dikkatli olmalı. Bayram arifesinde kalabalık satış noktalarında zabıta ve polis ekipleri tarafından yapılan sahte para denetimleri sıklaştırılmalı' dedi.

-'PİYASALARA 25 MİLYAR SICAK PARA GİRMESİ BEKLENİYOR'

Kurban Bayramı'na az bir zaman kala alışveriş yoğunluğu yaşanan pazar yerlerinde sahte paraya karşı uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Bu yıl Kurban Bayramı'nda piyasaya 25 milyar TL'lik bir para girmesi bekleniyor. Bir yıl boyunca köyünde, çiftliğinde büyük emekler sarf ederek hayvanını besleyip pazara getiren üreticinin emeğinin boşa gitmemesi için pazar yerlerindeki denetimler artırılmalı. Kurban satıcıları sahte paraya karşı Emniyet güçleri tarafından bilgilendirilerek bilinçlendirilmeli. Özellikle bayram arifesinde pazarların yoğunluğundan faydalanarak piyasaya sahte para sürmeye çalışan dolandırıcılara fırsat verilmemeli. Sahte paranın nasıl tespit edileceği yurt genelindeki pazarlarda hem vatandaşlara hem de satıcılara uygulamalı olarak gösterilmeli' diye konuştu.

-'ZABITALARIN PAZARDAKİ SAHTE PARA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILMALI'

Hayvan pazarlarının yanı sıra gıda ve giyim pazarlarındaki esnafın da bayram yoğunluğunda sahte para ve altına karşı dikkatli olması gerektiğini söyleyen Palandöken, 'Bayram yoğunluğunun olduğu pazarlarda sahte para ve altınlar piyasaya çok çabuk yayılıyor. Kurban satışının yanı sıra gıda ve giyim pazarlarındaki esnafımız da sahte para ve altına karşı çok dikkatli olmalı. Pazarcıların kendi usulleri ile sahte para ve altın tespiti yapması tek başına yeterli değil. Pazar yerlerindeki zabıta ve güvenlik güçleri şüpheli hareketlerde bulunanları tespit ederek denetlemeli. Öte yandan sahte para ve altının nasıl anlaşılacağı yurt genelindeki pazarlarda  uygulamalı olarak vatandaşlara anlatılmalı. Herkes sahte para ve altın konusunda bilinçlenmeli ki dolandırıcıların ekmeğine yağ sürülmesin' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Yaz aylarında artan su tüketimiyle birlikte ambalajlı sulara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Türkiye'de her yıl 1 milyon tondan fazla pet şişe üretiliyor. Bunun yanı sıra kişi başı ortalama 150 litre içme suyu tüketiliyor. Yazın sıcak havalarda ise su tüketimi normalin iki katı artış gösteriyor. Özellikle büyük şehirlerde musluk suyu yerine ambalajlı suları tüketen vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı. Çünkü ambalajlı sular güneşte kaldığı zaman ambalajdaki kimyasal maddeler eriyip suya karışıyor. Bu da sağlımızı tehdit ediyor 'dedi.

-'AMBALAJLI SULAR ÇOK İYİ MUHAFAZA EDİLMELİ'

Güneşe maruz kalan ambalajlı suların yazın çok iyi muhafaza edilmesi gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ambalajlı sular ve plastik şişeler satış noktalarına gelene kadar güneş ışınlarına maruz kalabiliyor. Satış noktasına ulaşan sular ise bazen dolaba sığmadığında dükkan önlerine ya da yola koyuluyor. Ancak bu sular uzun süre güneşte kaldığında sağlığımız için çok büyük bir risk oluşturuyor. Çünkü ambalajda bulunan kimyasal maddeler içeceğe karışabiliyor. Ülkemizde artık birçok büyük şehirde musluk suyu yerine ambalajlı içme sularının tercih edildiği göz önüne bulundurulursa herkesin bu konuda çok dikkatli olması gerek. Vatandaşlarımız dışarıdayken su alacakları zaman mutlaka cam şişeleri tercih etmeli. Evlerde ise plastik damacanalar yerine yine cam damacanalar kullanılmalı. Sonrasında da sular cam sürahi ya da şişelerde muhafaza edilmeli' diye konuştu.

-'AMBALAJLI SU ÜRETİMİ ARTTIKÇA TÜKETİMİZ BİLİNCİMİZ ARTMALI'

Ambalajlı su tüketiminin ülkemizde her geçen gün arttığına dikkati çeken Palandöken, 'Ülkemizde ambalajlı su üretimi 12 milyar litrelik hacme ulaştı. Ulusal ve yerel olmak üzere sektörde 200 marka yer alıyor. Ancak ambalajlı su üretimi arttıkça tüketim ve çevre konusunda da bilinçlenmemiz çok önemli. Eğer sağlıklı olmadığı gerekçesiyle musluk suyu yerine ambalajlı su tercih ediyorsak ambalajın içindeki kimyasal maddelerin suya karışabileceği riskini de göz önünde bulundurmalıyız. Özellikle başta zincir marketler olmak üzere tüm satış noktalarında ürün taşıma esnasında kolilerce suyun dışarıda bekletildiğini görüyoruz. Çoğu zaman dolaba sığmayan bu sular uzun süre güneşe maruz kaldığında sağlığımız için büyük bir risk teşkil ediyor. Suyun tadı değiştiği için bazı tüketiciler bunu anlayıp uyarıda bulunsa da birçok kişi ne yazık ki farkına varamıyor. Bu konuda hem üreticilerin hem satıcıların hem de tüketicilerin bilinçli olması gerek. Öte yandan ambalajlı şişelerin kullanıldıktan sonra çevreye zarar vermeden toplanması ve geri dönüştürülmesi de çevre ve insan sağlığını koruduğu gibi ekonomimize de katkı sağlayacaktır' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Irak'ın Erbil  kendinde bir lokantada Türk konsolosluk çalışanlarına yönelik düzenlenen silahlı saldırıyı nefretle kınadığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ' Türk diplomatlarına yönelik gerçekleştirilen hain saldırıyı nefretle kınıyorum. Saldırıda şehit düşenlere ve hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun.  Saldırının faillerinin süratle bulunması için Irak makamları ve yerel yetkililer kısa zamanda bu saldırıyı aydınlatıp failleri adalet önüne çıkarmalıdırlar' dedi.


 

ANKARA- Kurban bayramı yaklaşırken ülke genelindeki tüm esnaf ve sanatkârların hazırlıklarını tamamladığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Hayvan besicilerimiz kurbanlık hayvanlarını pazara sürmeye başladı. Konfeksiyoncudan terziye, bakkaldan manava, fırıncıdan pastaneciye, şarküteriden kasaba, bıcakçıdan bileyiciye tüm esnafımız son hazırlıklarını tamamlayarak vatandaşların ihtiyaç duyacağı Kurban Bayramı taleplerini karşılamak için hummalı bir şekilde çalışkaya devam ediyorlar.' dedi.

-'BAYRAM PİYASALARA HARAKETLİLİK GETİRECEK'

Kurban bayramı sebebiyle ikram edilecek ürünlerde güvenilir esnaflardan alışveriş yapılmasına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Ülke genelinde 100 bini aşkın kasap esnafımız kurbanlarımızı kesmek için son hazırlıklarını yaparak bayramı bekliyorlar. Tüm bıçak bileyicilerimiz hazırlıklarını tamamladı. Vatandaşımız kurbanını mahallesindeki ve yaşadığı semtte güvenilir kasaplara kestirerek derilerini ziyan ettirmemeli. Merdiven altı tatlı, börek ve çikolatadan uzak durulmalı ve mahalle pastanesine gidilmeli. Bayramlar esnafımızın için her zaman sevinç kaynağı olmuştur. Kurban bayramı tatili ile birlikte birçok vatandaşımız yıllık izninin birleştirerek büyükşehirlerden küçük illerimize gideceğinden bu illerimizde bir haraketlilik olacaktır. Bu haraketlilik esnafımıza da olumlu yansıyacaktır' diye konuştu.

-'İKRAMİYELER ESNAFA KATKI OLACAK'

Her yıl ortalama 900 bin büyükbaş ile 2 milyonun üzerinde küçükbaş kurbanlığın kesildiğini belirten Palandöken, 'Bu yıl emeklilere ikinci kez ikramiye verilecek ve bu bayramda da emeklilerin kurban kesimi için katkı sağlanacak olması sevindiricidir. Hiç kuşkusuz devletimiz tarafından emeklilerimize verilen bin er TL yeterli olmamakla birlikte emeklilerimizin az da olsa yüzünü güldürmektedir. Bu bayramda da kurban kesemeyen çoğu emeklimizin kurban kesmesine bakımındran büyük bir katkı olacaktır. En önemlisi emeklilere verilen bin TL bayram ikramiyesi ile esnafın da yüzü gülecek. Bu durum kurban kesiminden, konfeksiyoncusuna, pastacısından taksicisine yaklaşık 200'e yakın sektöre olumlu yansıyacaktır. Bu da piyasalarda büyük bir rahatlama ve haraketlilik meydana getirecektir. Geçen yıla göre bu yıl cirolarda yüzde 20'nin üzerinde bir artış beklentimiz var. Yani tatlı, şekerleme, kıyafet, giyim, ulaştırma, otel ve konaklama, hizmet ve kurban geliri olarak piyasalara da 25 milyar liralık bir ciro beklentimiz var' şeklinde konuştu.


 

ANKARA- Maliyetlerin her geçen gün artması nedeniyle esnafın ayakta kalmakta zorlandığını vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken elektrik ve su faturalarında esnafa esneklik isteyerek, 'Ekonomimizdeki dalgalanmalar, maliyetlerin her geçen gün artması nedeniyle esnafımız geçinmekte zorlanıyor. Satışların normalden biraz düşmesi dahi, girdisi çıktısı derken esnafımızı çok etkiliyor. Bu sebeple en azından 5 yıllık bir plan ile elektrik ve su faturalarında esnafa özel indirimler sağlanmalı. Son elektrik zamları ve doğalgaza gelmesi beklenen zamlar ise bir sonraki yıla ertelenmeli.  Çünkü bu en temel harcamaların artması esnafın maliyetinin artması demektir. Aynı zamanda enflasyona da olumsuz yönde etki etmesi engellenmiş olacaktır' dedi.

-'ESNAF ELEKTRİK VE SU FATURALARINDA AYRICALIKLI OLMALI'

Esnaf işletmelerinde elektrik ve su faturalarında ayrıcalık sağlanmasının küçük esnafın korunması adına artık bir gereklilik olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Kısa süre önce elektriğe gelen zam dışında, doğalgaza zam gündemde. Elektriğe yapılan son yüzde 15'lik zam esnafımızı bu yazın sıcak günlerinde elektrik sarfiyatının arttığı günlerde derinden sarstı. Ülke genelinde başta yerel yönetimler olmak Su fiyatlarında devlet ise elektrik ve doğalgaz fiyatlarında esnaf ve sanatkarlara esneklik getirecek kararlara imza atmalı. Çünkü devlet her zaman esnaf ve sanatkarı Anayasanın 173'üncü maddesi gereği koruyup ve kollamak zorundadır. Küçüğe sahip çıkılmaz ise büyükler olmaz. Esnaf bu ülkenin cimentosudur ve bu cimentoya sahip çıkmak herkesin asli görevidir. Çünkü esnafın korunması demek ekonominin korunması demektir. Ailesiyle birlikte 10 milyona yakın nüfusun bir nebze de olsa rahatlaması önemli' şeklinde söyledi.

-'GELEN FATURANIN YARISI TÜKETİM BEDELİ'

Faturalarda büyük oranda haksız kazanç elde edildiğini de hatırlatan Palandöken, 'Esnafa faturalarda ayrıcalık istememizin bir nedeni de fatura üzerinden elde edilen haksız kazançlar. Elektrik faturalarında enerji fonu, TRT payı, tüketim vergileri, KDV, dağıtım bedeli, yuvarlama farkı olmak üzere tüketim bedeli hariç 6 ayrı kalemden, su faturalarında atık su bedeli, şube yolu bakım bedeli yani dağıtım bedeli, KDV, çevre temizlik vergisi olmak üzere tüketim hariç 4 ayrı kalemden ek ücret yansıtılıyor. Gelen faturanın sadece yarısı tüketim bedeli. Diğer bedeller ise faturanın kalan yarısını oluşturuyor. Özel şirketlerin yaptığı çok büyük bir haksızlık. Düşük cirosu ile sigorta primi, faturası, borçları vs. ödemeye çalışan esnafın faturalardaki birçok kalemden muaf tutulmalı. Geceleri sokakları aydınlatan, gündüzleri dükkân önlerini temizleyen esnaf elektrik ve su faturasına ayrıcalığı hak ediyor' diye konuştu. 


 

ANKARA- Önümüzdeki günlerde üniversite tercihi yapacak gençlerin özgür bırakılması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Aileler üniversite tercihi yapacak olan gençleri tercih konusunda rahat bırakmalı. Gençler hayata atılmanın son adımı olan üniversiteyi puanına göre hangi şehirde hangi bölümü istiyorsa orada okumalı. Baskı kurmak, ailenin kendi istediği bölümü tercihlere yazdırmak onları yanlış yönlendirmeye sevk edebiliyor. Kendini tanıyan ve ideallerinin farkında olan her genç kendi istekleri doğrultusunda tercih yapmalı' dedi.

-'GENÇLERİN ÜZERİNDE YETERİ KADAR BASKI ZATEN VAR'

Gençlerin değişen sistemler ve rakiplerinin artmasıyla zaten zorlu bir süreç yaşadıklarını hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı)'ye bu yıl TYT (Temel Yeterlilik Testi)'ne 2 milyon 446 bin 51, AYT (Alan Yeterlilik Testi)'ne 1 milyon 985 bin 689, YDT (Yabancı Dil Testi)'ne ise 134 bin 323 aday başvurdu. 18 Temmuz'da sonuçlar açıklanacak ve tercihlerse 23-29 Temmuz arasında yapılacak. Son yıllarda birçok kez eğitim sisteminin değişmesi, başvuru sayısının ve dolayısıyla rakiplerin artması gibi birçok nedenden gençlerin bu süreci zaten zorlu bir şekilde geçiyor. Bir de tercih zamanı ailelerin baskısı, başkalarıyla kıyaslaması onların üzerinde baskı oluşturuyor ve istemedikleri bölümü okumak zorunda kalabiliyorlar' diye konuştu.

-'MESLEĞİNİ SEVMEYEN İNSANLARIN YETİŞMESİNE İZİN VERMEYELİM'

Kendi isteyerek seçtiği mesleği yapmayan insanların kendisine de mesleğine de faydasının olmayacağını belirten Palandöken, 'Yönlendirilmeye ve etkilenmeye en açık oldukları bu gençlik döneminde aileler çocukların üzerinde baskı kurmamalı. İleride mesleğini sevmeyerek yaptığı sürece ne kendine ne de yaptığı işe faydası olmaz. Ülkemizin her meslekten insana ihtiyacı var. Esnafa, sanatkara da ihtiyaç var, doktora, mühendise de ihtiyaç var. Gençlerin yeteneklerini ve kendisini iyi tanıması, ona göre bir tercihte bulunması gerekiyor. Bu sınavlar, sonuçlar ve tercihler hiçbir şeyin sonu da başlangıcı da değil. Çocuklarımızı bu konuda doğruya yönlendirirken özgür bırakıp üzerlerinde baskı kurmadan iletişim kurmalıyız' şeklinde söyledi.


 

ANKARA-  Demokrasi Zaferi'nin 3. Yıl dönümü vesilesiyle ülke genelindeki 82 birlik ve 13 mesleki federasyona genelge gönderen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, '15 Temmuz darbe girişiminin 3. yıl dönümünde tüm oda, birlik ve federasyon yöneticilerimiz düzenlenecek etkinliklere eksiksiz katılım sağlayacak. Ayrıca Konfederasyonumuza ve tüm birlik binalarına demokrasiyle ilgili önemli sözlerin yer aldığı pankartlar asılacak.  Ankara'da ise Kızılay'da demokrasi için toplanan vatandaşlara bayrak dağıtılacak' dedi.

-'TÜM BİRLİK BİNALARINA DEMOKRASİ PANKARTLARI ASILACAK'

Demokrasi Zaferi'nin 3. yıl dönümünde esnaf ve sanatkarlar camiası olarak bir dizi etkinlik gerçekleştireceklerini genelge ile duyuran Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Aziz milletimizin ve kahraman güvenlik güçlerinin hain darbe girişimi karşısında gösterdiği onurlu duruşun ve demokrasi zaferinin yıl dönümü vesilesiyle şehitlerimizi yad etmek, gazilerimize şükranlarımızı sunmak, demokrasiye olan bağımlılığımızı göstermek, birlik ve beraberlik ruhumuzu her daim diri tutmak için anma etkinlikleri düzenliyoruz. Bu etkinlikler kapsamında Ankara Kızılay meydanında demokrasi için toplanan vatandaşlara ve üyelerimize Türk bayrağı dağıtılacak. Demokrasi zaferi ve milli irade temalı hazırlanan görseller üyelerimize dağıtılıp hizmet binalarımıza asılacak' ifadelerini kullandı.

-'DEMOKRASİ ZAFERİNDE 49 ESNAF VE SANATKARIMIZ ŞEHİT OLDU'

Bu vesileyle hain darbe girişimini bir kez daha kınadıkların ifade eden Palandöken, açıklamasında şunları belirtti;

'T.C. Devletinin birliğini, milletimizin serbest iradesi ile seçilmiş Cumhuriyet Hükumetimizi ve demokratik rejimimizi açıkça tehdit eden darbe girişimini 3. yıl dönümünde bir kez daha şiddetle kınıyorum.  15 Temmuz 2016 Cuma günü, demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, temel hak ve özgürlükler gibi ülkemizin benimsediği temel değerleri yıkmak üzere hain darbe girişiminde bulunulmuş ancak bu teşebbüs milletimizin milli iradeye sahip çıkma gücü sayesinde bertaraf edilmiştir. Bu çağ dışı darbe girişimine karşı siyasal partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları, onurlu polislerimiz, askerlerimiz ve toplumun tüm kesimleri büyük bir demokrasi zaferi vererek bu sınavdan alnının akı ile çıkmıştır. Hain darbe girişiminde tanklara, helikopterlere, ağır makineli silahlara karşı vatandaşlarımız dimdik ayakta durmuş, bu cefakâr savunma esnasında ne yazık ki 62 polisimiz, 5 askerimiz ve 133 sivil vatandaşımızın yanında 49 esnaf ve sanatkarımız da şehit düşmüştür. Sarsılmaz bir iradeyle demokrasimizi sahiplenen esnaf ve sanatkarlarımız, nereden ve kimden gelirse gelsin, darbelere karşı dimdik durmaya devam edecektir. Hain darbe girişimiyle mücadele ederken şehit düşen tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, gazilerimize ise sağlıklı, uzun ömür diliyorum. Bu mukaddes topraklarda, demokrasi düşmanlarına hiçbir şekilde fırsat verilmeyecektir.'


 

ANKARA- Artık büyükşehirlerden köylere tersine göçün hızlandırılması için köye dönüş projelerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Büyükşehirlerin nüfus yoğunluğu, ekonomik nedenler, emekli olmak gibi birçok nedenle artık kentlerden köye tersine göçler yaşanıyor. Bu nedenle köye dönüş projeleri daha cazip hale getirilmeli ve var olan destekler de artırılmalı. Özellikle yaş sınırı kaldırılmalı ki emekli olan vatandaş da köyüne rahatça geri dönüp üretim yapabilsin ve ülke ekonomisine katkı sağlasın' dedi.

-'KÖYÜNE GERİ DÖNMEK İSTEYİP DE DÖNEMEYEN VATANDAŞIMIZ ÇOK'

Yaşadığı şehirlerden köyüne geri dönmek isteyen fakat birçok sebep yüzünden dönemeyen vatandaşlar olduğunu hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 'Zamanında mesleği nedeniyle, iş bulma umuduyla ve bunun gibi birçok nedenle köyünden kalkıp büyükşehirlere göç eden vatandaşlarımızın birçoğu artık köylerine geri dönmek ve babadan kalan toprağını ekip biçmek ve toprakları şenlendirip üretime katkı yapmak istiyor. Büyükşehirlerin trafik, ulaşım, nüfus yoğunluğu, işsizlik gibi birçok sorunu ya da emekli olması nedeniyle artık tersine göç yaşanmaya başlıyor. Yüksek Seçim Kurulu'nun son verileri de zaten bu yönde. İstanbul'un vekil sayısının düşürülmesi, Mersin, Kırşehir, Bayburt, Tekirdağ gibi illerin ise vekil sayısını artırma kararı da bu durumu destekliyor. Fakat yıllar önce köyü terk ettiği için dönmeyi kendine yediremeyen, döndüğünde üretim yapacak finansmanı bulamayan veya köydeki evine tadilat gerektiği için maddi anlamda zorlanan vatandaşlarımız var' diye konuştu.

-'TARIM VE HAYVANCILIKTA HAK ETTİĞİMİZ YERLERE GELMELİYİZ'

Tarım ve hayvancılıkta potansiyelimizin çok güçlü olduğunu ve bunun için de köye dönüş projelerinin artırılması gerektiğine değinen Palandöken, 'Ülkemizin tarım ve hayvancılıktaki potansiyeli ve gücü, eskiden olduğu noktalara tekrar çıkarılmalı. Tarımda kendi kendimize yettiğimiz, hayvancılıkta ithalatın en az olduğu dönemlere geri dönmeliyiz. Bunun için yapılması gerekenlerin en başında köye dönüş projelerinin sayısı artırılması ve var olan projelerdeki yaş sınırının kaldırılması geliyor. Emekli olduktan sonra köyüne dönmek, üretim yapmak, köydeki evini tadilat yaptırmak isteyenler de düşünülmeli. Bu nedenle köye dönüş projelerinde, köydeki evin tadilatı, göçme masrafları, hayvan verilmesi gibi cazip maddeler uygulanmalı. Köye dönmek için cazip şartlar sağlandığında hem büyükşehirlerdeki yoğunluk ve sorunlar azalır, hem de köylerimizdeki nüfus ve üretim artar, ekilmeyen alanlar ekilir. En önemlisi köylerimiz yine o eski canlı günlerine geri döner' şeklinde söyledi.



Türkiye  Bakkallar  ve  Bayiler  Federasyonu
Talatpaşa Bulvarı No: 136 / 10   Cebeci  ANKARA
Tel: 0312 - 3196150     Faks: 0312 - 3196158
mailto:info@tbbf.org.tr